Lengthy türkçesi Lengthy nedir

Lengthy ile ilgili cümleler

English: After a lengthy trial, the woman was sentenced to 5 years in prison for involuntary manslaughter.
Turkish: Uzun bir duruşmadan sonra, kadın kasıtsız adam öldürmekten beş yıl hapse mahkûm edildi.

English: It was his lengthy narrative that bored me to death.
Turkish: Bu onun bitmek tükenmek bilmeyen beni çok bunaltan hikayesidir.

English: We have had lengthy discussions with Tom.
Turkish: Tom'la uzun tartışmalarımız vardı.

English: Burak resolved to write a lengthy article to expose Tugba's illegal deals.
Turkish: Burak Tuğba'nın yasa dışı işlerini ortaya çıkarmak için uzun bir makale yazmaya karar verdi.

Lengthy ingilizcede ne demek, Lengthy nerede nasıl kullanılır?

Length measuring : Uzunluk ölçümü.

Length of a curve : Eğri uzunluğu.

Length of a vector : Yöney uzunluğu.

Length of asecret : Gizin uzunluğu.

Length of lag : Gecikmenin uzunluğu.

Length of tangent : Teğet uzunluğu.

Arc length function of a curve : Eğrinin yay uzunluğu işlevi.

Length unit : Uzunluk birimi. İplik veya halatın bir kilogramının kaç metre olduğunu ifade eden, m/kg olarak gösterilen ölçü birimi.

Length wise : Boylu boyunca. Uzunluğuna.

Length of shot : Bir çekimin görüntülükteki süresinden oluşan uzunluk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekim uzunluğu.

 

İngilizce Lengthy Türkçe anlamı, Lengthy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lengthy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Protracted : Uzun süreli. Sürüncemeli. Uzun süren. Müzmin. Ölçekli çizilmiş. İletki ile çizilmiş. Uzatmalı. Küçük ölçekle planı çizilmiş.

Comprehensives : Kapsamlı. Kuşatıcı. Etraflı. Kavrayışlı. Genel. Çok amaçlı. Anlama yeteneği olan. Tam veya her şey dahil. Anlayışlı.

Long : Özlemini çekmek. Arzu etmek. Hasretini çekmek. Özlemek. Can atmak. Gözlemek. İstemek. Hasret olmak. Hasret kalmak. Susamak.

Diffusive : Uzun uzadıya. Yayıngan. Gereksiz uzatarak. Alışılmış. Yaygın.

Longs : Can atmak. Hasret olmak. Susamak. İstemek. Hasret kalmak. Özlemek. Paçalı don. Hasretini çekmek. Özlemini çekmek.

Lengthiest : En ayrıntılı. En uzun.

Circumstantial : İkinci derecede önemi olan. Koşullara bağlı. Endirekt. Duruma bağlı. Tesadüfi. Durumla ilgili. İkinci derecede.

Maxis : İri. Maksi. Uzun etek. Büyük.

Macro : Makro. İril. İri. Büyük. Genel.

Elaborate : Üzerinde durmak. Detaylı. İncelikli. Ayrıntılandırmak. Ayrıntılara inmek. Dikkatle hazırlanmış. Özenle hazırlanmış. Detaylandırmak. Ayrıntıyla donatmak.

Lengthy synonyms : global, prolonged, exhaustive, detailed, interminable, far, overlong, maxi, extended, at length, elongated, lengthier, circumstantials, itemized, drawn out, longest, blow by blow, longer, elaborated, comprehensive, faraway, very long, prolix, too long.

Lengthy zıt anlamlı kelimeler, Lengthy kelime anlamı

 

Short : Kısa. Noksanlık. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa metrajlı film. Kasa açığı. Az. Kısa devre yaptırmak. Eksiklik. Kısa devre.

Lengthy ingilizce tanımı, definition of Lengthy

Lengthy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not brief. Prolix. Having length. Rather long or too long. Said chiefly of discourses, writings, and the like.