Lined türkçesi Lined nedir

Lined ile ilgili cümleler

English: The children are lined up for the bus.
Turkish: Çocuklar otobüs için sıraya girdiler.

English: The coat is lined with fur.
Turkish: Bu ceket kürkle astarlanmıştır.

English: At new moon, the Moon is lined up between the Earth and the Sun. We see the side of the Moon that is not being lit by the Sun. In other words, we see no Moon at all, because the brightness of the Sun outshines the dim Moon!
Turkish: Yeni ayda, ay dünya ve güneş arasında dizilmiştir.Biz ayın güneş tarafından aydınlatılmayan tarafını görürüz. Başka bir deyişle güneşin parlaklığı loş ayı parlattığı için biz ayı hiç görmeyiz

English: The streets are lined with old shops.
Turkish: Caddeler eski mağazalarla kaplı.

English: All the kids lined up to have their faces painted.
Turkish: Bütün çocuklar yüzlerini boyatmak için sıraya girdiler.

Lined ingilizcede ne demek, Lined nerede nasıl kullanılır?

Have a well lined purse : Zengin olmak. Bol paraya sahip olmak. Çok paraya sahip olmak.

Be lined : Sıra olmak. Kaplanmak.

Fleece lined : İçi muflonlu.

Fur lined : İçi kürk kaplı.

Lead lined : Kurşun gömlekli.

Baselined : Temel.

 

Be disinclined : Canı istememek.

Be inclined : Hevesi olmak. Eğilimli olmak. Meyilli olmak. Meyletmek.

Declined : Çekmek (dilbilgisi terimi). Azalmak. Çevirmek. Zayıflamak. Eğimi olmak. Kabul etmemek. Çekilmek. Batmak. Düşmek. Eğmek.

Badly disciplined : Disiplinsiz.

İngilizce Lined Türkçe anlamı, Lined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canceled : Yürürlükten kalkan. İptal edilen. İptal olmuş. İptal edildi. İptal edilmiş. Battal.

Fattish : Şişmanca. Topluca.

Drawn : Bitkin. Berabere biten. Çekilmiş. Çizik. Süzgün. Berabere. Tükenmiş. Yorgun.

Wreathed : Burma. Taçlandırdı. Çelenkle süslendirdi. Burulmuş. Taçla dekore etti. Çevreledi.

Scratched : Kaşınmak. Karalamak. Çekilmek. Çizmek. Acele ile yazmak. Kaşımak. Cızırdamak. Tırmalamak. Tırnaklamak.

Rough : Rüzgarlı. Kabaca. Hoyrat. Yontulmamış. İşlenmemiş. Fırtınalı. Güç. İnişli yokuşlu. Haksız. Dik (saç).

Furrowy : Oluklu. Sapa izleriyle dolu. Katlı.

Gratin : Kapalı. Örtülü. Kaplanmış (fransızca). Kabuk bağlamış. Kabuklu.

Ribboned : Kurdeleli. Geniş çizgili. Şeritli. Bantlı.

Overlaid : Yüklemek. Üstünü kaplamak. Bindirmek. Üzerine sürmek. Fazla yüklemek.

Lined synonyms : unsmooth, backed, plated, chubbiest, delineated, film shooting, cancelled, clad, brindle, goodliest, veneered, plotted, mantled, crinklier, gratins, blanketed, liney, creasy, crinkliest, liny, buckled, ancillary road, linier, brindled, boldfaces, clads, ruled, fasciated, bordered, liniest, embosomed, coated, fattest.

Lined zıt anlamlı kelimeler, Lined kelime anlamı

Smooth : Sistirelemek. Tatlı. Kolay. Akıcı. Düzgün. Düzlemek. Düz. Kolaylaştırmak. Huzur veren.

Lined antonyms : unbordered.