Live in luxury türkçesi Live in luxury nedir
- Lüks içinde yaşamak.
- Rahat yaşamak.
- İyi hayat sürmek.
- Saltanat sürmek.
- Para kaygısı olmadan yaşamak.
- Kont gibi yaşamak.
Live in luxury ile ilgili cümleler
English: They used to live in luxury.
Turkish: Lüks içinde yaşarlardı.
English: She used to live in luxury.
Turkish: O lüks içinde yaşardı.
Live in luxury ingilizcede ne demek, Live in luxury nerede nasıl kullanılır?
Live : Geçinmek. Yaşamak (hayat). Beslenmek. Geçirmek. Oturmak. Yaşamak. Naklen. Sürmek (yaşam veya ömür). İkamet etmek. Akım açık.
In : Tutulan. Halinde. Olarak. Dahili. İktidardaki. Çok moda olan. De. İçeri. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen.
Luxury : Zevk. Konfor. Şatafat. Lüks şey. Lüks.
Live in : Birlikte yaşamak (evli olmadan). Yatılı çalışmak. Yatılı. İşyerinde oturan. İşyerinde oturmayı gerektiren (iş). Dost hayatı yaşamak.
Live in sin : Dost hayatı yaşamak. Nikahsız olarak beraber yaşamak. Nikahsız birlikte yaşamak.
I live in san juan : Ben san juan'da yaşıyorum. Evim san juan'da. Ben san juan'da oturuyorum.
Lapped in luxury : Lüks içinde. Lükse gömülmüş.
İngilizce Live in luxury Türkçe anlamı, Live in luxury eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Live in luxury ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Luxuriate : Lüks yaşamak. İyi yetişmek. Bol yetişmek. İyi gelişmek. Bolluk içinde yaşamak.
Reigned : Hüküm sürmek. Hükümdarlık dönemi. Padişahlık. Zaman. Saltanat devri. Egemen olmak. Asır. Sultanlık. Saltanat.
Rule : Cetvel. Hükmetmek. İlke. Tüzük. Düzeyinde olmak. Yönetmek. Kural. Çizgi çekmek. Egemenlik. Çizmek.
Lead the life of riley : Bir eli yağda bir eli balda olmak.
Reign : Saltanat devri. Padişahlık. Asır. Zaman. Olmak. Saltanat. Hükümdarlık. Hükümdarlık dönemi. Sultanlık.
Wield a scepter : Yönetmek. Hüküm sürmek.
Reigning : Saltanat süren. Egemen olmak. Egemen olan. Hüküm sürmek.
Luxuriates : Bol yetişmek. İyi yetişmek. Bolluk içinde yaşamak. İyi gelişmek. Lüks yaşamak.
Live high on the hog : Para içinde yüzmek. Şatafatlı bir hayat sürmek. Çok rahat bir yaşam sürmek. Bir eli yağda bir eli balda olmak. Har vurup harman savurmak. Çok zengin olmak.
Live in luxury synonyms : wield the scepter, reigns, luxuriated, luxuriating.

Bu kısımda Live in luxury kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Live in luxury ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Live in luxury anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Live in luxury ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.