Loaf türkçesi Loaf nedir

  • Kaytarmak.
  • Haylazlık etmek.
  • Somun.
  • Ekmek somunu.
  • Boş gezmek.
  • Avarelik etmek.
  • Aylak aylak dolaşmak.
  • Boş gezinmek.
  • Aylaklık etmek.
  • Aylakça vakit geçirmek.
  • Başıboş dolaşmak.

Loaf ile ilgili cümleler

English: Half a loaf is better than none.
Turkish: Yarım somun ekmek hiç yoktan iyidir.

English: I bought a loaf of bread for breakfast.
Turkish: Kahvaltı için bir somun ekmek aldım.

English: I just remembered that I was supposed to buy a loaf of bread.
Turkish: Sadece bir somun ekmek almam gerektiğini hatırladım.

English: Please slice a loaf of bread for me.
Turkish: Lütfen benim için bir dilim ekmek kes.

English: Mother bought a loaf of bread.
Turkish: Anne bir somun ekmek aldı.

Loaf ingilizcede ne demek, Loaf nerede nasıl kullanılır?

Loaf sugar : Kelle şekeri. Kesmeşeker.

French loaf : Francala.

Meat loaf : Rulo köfte.

Sandwich loaf : Tost ekmeği.

Sugar loaf : Kelle şeker. Şeker kellesi. Şeker çuvalı. Kelle şekeri. Şeker tepesi.

Loafers : Mokasen. Aylak. Boş gezen. Mokasen ayakkabı. İşsiz. Haylaz kimse. Makosen ayakkabı. Kaldırım mühendisi. Boş gezenin boş kalfası. Serseri.

Loafing : Aylaklık etme. Boş gezme. Zaman harcama.

Loach : Çopra balığı. Çoprabalığı. Çuprabalığı.

Loafer : Kaldırım mühendisi. Serseri. Makosen ayakkabı. İşsiz. Haylaz kimse. Aylaklık eden kimse. Boş gezen. Boş gezenin boş kalfası. Mokasen. Aylak.

 

Sugarloaf : Kesmeşeker.

İngilizce Loaf Türkçe anlamı, Loaf eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loaf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Goldbricks : İşten kaçan kimse (askeri argo). Kaytarıcı. Tembel kimse. Tembel. İşini üstünkörü yapmak. Değerli görünen ancak çok az değeri olan bir şey. Altından yapılmış gibi görünecek şekilde yapılan fakat değersiz olan tuğla. İşten kaçmak. Değerli görünen sahte bir şey.

Evade : Yan çizmek. Kaçınmak. Kurtulmak. Yan çizmek (bir işte). Cevap vermekten kaçmak. -den kaçmak. Yakayı kurtarmak. (bir işte) yan çizmek. Sakınmak.

Bum about : Amaçsız dolaşmak.

Dodge : Kaçamak yapmak. Yana kaçmak. Sıyrılmak. Atlatmak. Hileyle atlatmak. Fırlamak. Hızla yana çekilmek. Bir yana kaçmak. Geçiştirmek.

Gad about : Orada burada dolaşmak. Orada burada sürtmek. Eğlence peşinde koşmak. Fink atmak. Sürtmek. Serserilik yapmak.

Lounge : Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Salon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şezlong. Oyun gösterisine ara verildiğinde, seyircilerin dinlenmeleri için ayrılan yer. Tembelce uzanmak. Kanepe. Uzanma. Yayılmak.

Loitered : Sallanmak. Gezmek. Oyalanmak. Aylakça dolaşmak. Sürtmek. Yolda oyalanmak. Dolaşmak.

Fiddles : Keman çalmak. Üçkağıt. Üzerinde oynama yapmak. Oyalanmak. Dalavere yapmak. Keman. Katakulli. Ayrıntılarla ilgilenmek. Dolandırmak.

Dallied : Zaman öldürmek. Vakit öldürmek. Sallanmak. İşi ağırdan almak. Eğlenmek. Oynaşmak. Oyalanmak.

 

Dodge the column : Görevden kaçmak. Yan çizmek. İpe un sermek.

Loaf synonyms : frig around, loll around, loaf of bread, waste one's time, arse about, staff of life, fiddle around, fiddle about, evaded, bum, idles, divagate, meatloaf, breadstuff, cap nut, dodges, fiddle, bumming, drones, loiter, bums, laze, evades, idless, frig, loafed, divagates, dally, fool around, lounges, footle, be unemployed, piss around.

Loaf zıt anlamlı kelimeler, Loaf kelime anlamı

Work : Meşgul olmak. Etkili olmak. Mayalanmak. Oynamak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Emek. İşletmek. İş yapmak. Emek sarfetmek. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.

Loaf ingilizce tanımı, definition of Loaf

Loaf kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : With away. Especially, a large regularly shaped or molded mass, as of bread, sugar, or cake. As, to loaf time away. To lounge or loiter about. To spend in idleness. To spend time in idleness. Any thick lump, mass, or cake.