Long run cost curve türkçesi Long run cost curve nedir
- Uzun dönemde firmanın toplam çıktısı ile maliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren ve firmanın geleceğe ilişkin kararlarında kullandığı ve her bir kısa dönem maliyet eğrisini alttan zarf gibi saran planlama eğrisi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Uzun dönem maliyet eğrisi.
Long run cost curve ingilizcede ne demek, Long run cost curve nerede nasıl kullanılır?
Long : Can atmak. Uzun. Susamak. Özlemini çekmek. Hasret kalmak. Hasret olmak. Hasretini çekmek. Gözlemek. Arzu etmek. İstemek.
Run : Gidip gelmek (arasında). Geçmek. Geçiş. Taşımak. Kaçakçılığını yapmak. Aday olmak. Koşturmak. Yürürlükte olmak. Uzanmak. Çarpmak.
Cost : Paha. Maliyet hesaplamak. Fiyatı (belirli bir miktar) olmak. Maliyet. Cıf. Yapmak. Fiyat. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Bir malın üretilebilmesi için gerekli olan girdilere yapılan ödemelerin toplamı. Değer.
Curve : Eğmek. Kıvrılmak. Kıvırmak. Kavis. Bükülmek. Kavisleştirmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Eğilmek. Bükmek. Eğmeç.
Short run cost curve : Kısa dönem maliyet eğrisi. Kısa dönemde firmanın toplam çıktısı ile maliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren eğri.
Long run effects : Uzun dönem etkiler.
Long run firms supply curve : Firma ölçeğinin de değiştiği uzun dönemde firmanın uzun dönem marjinal maliyet eğrisinin uzun dönem ortalama maliyet eğrisinin üstünde kalan kısmı, diğer bir deyişle üretimin fiyatlara duyarlı olduğu pozitif eğimli firma sunum eğrisi. Uzun dönem firma sunum eğrisi.
Long run market supply curve : Uzun dönem firma sunum eğrilerinin yatay toplamı. Uzun dönem sunum eğrisi.
Long run : Uzun vade. Firmanın üretim sürecinde kullandığı tüm girdilerin miktarını, dolayısıyla üretim ölçeğini değiştirebileceği kadar uzun bir zaman aralığı. krş. çok kısa dönem, kısa dönem. Uzun dönem. Uzun vadeli.
İngilizce Long run cost curve Türkçe anlamı, Long run cost curve eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Long run cost curve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Long run cost curve synonyms : a change in supply, a type mutual funds, ability to pay approach, a group shares, a change in individual demand, a shift in individual demand.

Bu kısımda Long run cost curve kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Long run cost curve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Long run cost curve anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Long run cost curve ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.