Lurch türkçesi Lurch nedir

  • Birdenbire sallanma.
  • Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında).
  • [#yalpa Yalpalamak].
  • Yalpa vurmak.
  • Yalpalayarak yürümek.
  • Silkinmek.
  • Sallana sallana yürümek.
  • Sendelemek.
  • Yalpalama.
  • Yalpa.
  • Sallanmak.
  • Zor durum.

Lurch ile ilgili cümleler

English: He left me in the lurch.
Turkish: O beni yüzüstü bıraktı.

English: Mike left his brother in the lurch.
Turkish: Mike kardeşini yüzüstü bıraktı.

Lurch ingilizcede ne demek, Lurch nerede nasıl kullanılır?

Leave in the lurch : Zor durumda bırakmak. Zor durumda terketmek. Yalnız bırakmak. Yarı yolda bırakmak. Yardımsız bırakmak. Yüz üstü bırakmak. Terk etmek. Yaya bırakmak. Yüzüstü bırakmak.

Leave somebody in the lurch : Yüzüstü bırakmak.

Leave someone in the lurch : Zor durumda bırakmak. Birini yüzüstü bırakmak. Güç zamanda bırakmak. Birini yarı yolda bırakmak.

Lurched : Sendelemek. Sallanmak. Zor durum. Silkinmek. Yalpalamak. Yalpalayarak yürümek. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Yalpa vurmak. Sallana sallana yürümek. Birdenbire sallanma.

Lurcher : Hırsız. Açgözlü. Pusucu. Pusu kuran kimse. Dolandırıcı. Obur. Pusu kuran. Pusuda bekleyen.

Lurchers : Pusuda bekleyen. Obur. Dolandırıcı. Pusu kuran. Açgözlü.

Lurid : Dehşet verici. Kızıl. Heyecan uyandıran. Parlak. Korkunç. Uçuk renkli. Renkli. Donuk. Yangın kızıllığı gibi. Fazlasıyla parlak (renk).

 

Lurches : Silkinmek. Sendelemek. Yalpalamak. Yalpalayarak yürümek. Birdenbire sallanma. Sallanmak. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Sallana sallana yürümek. Zor durum. Yalpa vurmak.

Luridness : Dehşetlilik. Korkunçluk. Korkutuculuk.

Lurching : Sallanan. Sallanma. Silkinmek. Sallanmak. Sendelemek.

İngilizce Lurch Türkçe anlamı, Lurch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lurch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gimbal : Yalpa çemberi. Dengeleme halkası. Kardana bindirmek. Kardan. Çapraz mafsallı yatak.

Shift : Kaçamak cevap vermek. Değiştirmek. Değiştirme. Kombinezon. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. (araçtaki yük) bir tarafa kaymak. Kadın iç gömleği. Ötelemek. Yer değiştirme. Değişme.

Dallies : Zaman öldürmek. İşi ağırdan almak. Oynaşmak. Haylazlık etmek. Oyalanmak. Eğlenmek. Vakit öldürmek.

Bob : Reverans yapmak. İnip çıkmak. Yarış kızağı. Aşağı yukarı sallanmak. Çekül. Aşağı yukarı hareket ettirmek. Kesik kuyruk (at). Kısa saç modeli. Kısa kesmek (saç).

Fling out : Yüzüne söylemek. Fırlatıp atmak. Ani hareket etmek. Atmak. Uzatıvermek (kollar). Yüzüne karşı söylemek. Fırlatmak. Binicisini atmak.

Careens : Yan yatmak gemi. Yalpa yapmak. Karinalamak. Yan yatmak (gemi). Bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek veya ilerlemek (motorlu araç). Karina etmek. Bir yana yatmak (hızla giderken). Yan yatırmak (gemi).

Halts : Bocalamak. Topallamak. Tereddüt etmek. Kesmek. Tereddüd etmek. Durmak. Durdurmak. Tökezlemek. Duraksamak.

Swag : Çiçekli asma dekor. Promosyon ürünleri. Kaparoz. Çalıntı (oto teyp vb). Para. Promosyon olarak verilen ürünler. Borç karşılığı cezaevi mutfak görevlileri tarafından hazırlanan sandviç. Çalıntı mal. Yağma.

 

Rolling : Sallantı. Dalgalı (deniz). Gürleme. Yuvarlama. Gürül gürül akma. Ezme. Haddeden geçirme. Yem parçacıklarının biçimi ve/veya irilikleri, gerektiğinde kıvama getirilmek veya tavlanmak suretiyle, merdaneler arasından geçirilerek düz, yassı partiküller durumuna getirilmesi. Yuvarlanan.

Dilly dally : Oyalanma. Oyalanmak. Vakit öldürmek. İşi ağırdan almak.

Lurch synonyms : a fine kettle of fish, amble, ambles, shake off, dawdle, yawed, careen, dangles, dawdles, impasses, move, falters, shimmied, falter, pitching, dawdled, lurches, dawdle along, halt, careened, lurched, dolorousness, grievousness, shimmies, faltered, difficult situation, yawing, gimbaling, blundered, rollings, precession, dodder, precessions.

Lurch zıt anlamlı kelimeler, Lurch kelime anlamı

Ride : Geçmek (yol). Arabaya binmek (sürmeden). Bindirmek. Üst üste binmek. Süzülmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Binmek (at veya bisiklet). Sürüklenmek. Gezinti. Yüzmek.

Stand still : Hareket etmemek. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak.

Lurch ingilizce tanımı, definition of Lurch

Lurch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An old game played with dice and counters. Hence, a swaying or staggering movement to one side, as that by a drunken man. Fig.: A sudden and capricious inclination of the mind. To devour. Hence, to swallow up. A sudden roll of a ship to one side, as in heavy weather. To leave in the lurch. To withdraw to one side, or to a private place. A variety of the game of tables. To lurk. To swallow or eat greedily. To roll or sway suddenly to one side, as a ship or a drunken man. To cheat.