Lying türkçesi Lying nedir

Lying ile ilgili cümleler

English: A car lying on its side blocked the passage.
Turkish: Yan yatan bir araç geçişi engelledi.

English: A cat is lying in the sun.
Turkish: Bir kedi güneşte yatıyor.

English: A book is lying on the desk.
Turkish: Sıranın üzerinde bir kitap duruyor.

English: A cat is lying on the sofa.
Turkish: Kanapede bir kedi yatıyor.

English: "Why are you lying to me?" "I'm not lying."
Turkish: "Neden bana yalan söylüyorsun?" "Ben yalan söylemiyorum."

Lying ingilizcede ne demek, Lying nerede nasıl kullanılır?

Lying hospital : Hastaneye yatma.

Lying in : Loğusalık.

Lying in period : Erken puerperal dönem.

Lying tale : Yalan ve abartmalar üzerine kurulmuş masal türü. bk. yanıltmacalı masalcık. Yanıltmacalı masal.

Back lying knees bend : Dizler bükülü sırtüstü yatış pozisyonu. Dizler bükülü sırtüstü yatış durumu. Bükük yatış.

Short tale of lying : Tarihsel olmayan olayları tarihsel bir görüntü içinde açıklayan, yapı ve kapsam yönünden birbirine karşıt oluşumlar gösteren düzmece masalcık türü. bk. masalcık. krş. yanıltmacalı masal. Yanıltmacalı masalcık.

Tale of lying : Yalan ve abartmalar üzerine kurulmuş masal türü. bk. yanıltmacalı masalcık. Yanıltmacalı masal.

 

Strectched lying position : Gergin yatış. Vücudun , başın yanlarından uzanmış birbirine koşut kollarla sırt üstü yatmış bulunduğu durum; tepeden tırnağa gergin yatış durumu.

Pathological lying : Patolojik yalancılık.

Take it lying down : Aşağıdan almak.

İngilizce Lying Türkçe anlamı, Lying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Misrepresentation : Yalan beyan.

Lays : Hal. Türkü. Sevişme. Şarkı. Şarkı sözü. Durum. Konum. Mevki.

Decubital : Dekübital. Yatak yarası ile ilgili. Dekübitus ülseri ile ilgili.

Recumbencies : Sırt üstü yatma. Dinlenme.

Lair : Sığınak. Yuva. Haydut yatağı. Ağıl. Vahşi hayvan ini. Gizli barınak. Yatak. İn. Rüküş.

Quarters : Kışla. Konak. Ordugah. Konut. Çeyrek. Karargah. İkametgah. Yaşama alanı. Mesken.

Deceit : Dalavere. Düzenbazlık. Aldatma. Namussuzluk. Hile. Dolandırıcılık. Hilekarlık. Üçkağıt. Yamuk. Kazık.

Recumbent : Yaslanan. Yaslanmış. Arkasına yaslanmış. Dinlenen. Uzanıp yatmış. Yan yatan. Boylu boyunca uzanmış. Uzanmış. Sırt üstü yatmış.

Falsity : Yalan. Yanlışlık. Hata. Foya. Sahtelik. Yanlış olma.

Lying synonyms : mendacity, spreading out, deceitfulness, bankings, lounge, banking, elongations, fabrication, falseness, inclinations, bed, deceits, declinations, couchant, recumbency, accommodations, dishonesties, inclination, paltering, falsities, accumbent, elongation, falsehoods, sleeping accommodation, lounges, lyings, declination, lay, lolling, protractile, lounging, accommodation, low.

 

Lying zıt anlamlı kelimeler, Lying kelime anlamı

High : Kabarmak. Necip. Zirve. Büyük vites. Rekor. Uçma. Yüksek yer. Pikap. Direnmek.

Upland : Yüksek arazi. Yayla. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Yüksek yer. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Yüksek. Dağlık bölgede bulunan. Bir ülkenin iç kesimlerinde bulunan. Dağlık bölge.

Lying ingilizce tanımı, definition of Lying

Lying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Lie, to be supported horizontally. Of Lie, to tell a falsehood.