Mürekkep nedir, Mürekkep ne demek

Mürekkep; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Mürekkep" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Millî kültür bir doktrin değil, yüzlerce eserden mürekkep bir kütüphane ve müzedir." - M. Kaplan
  • "Delikanlının elinden yere kocaman bir mürekkep şişesi düşüp patladı." - R. N. Güntekin

Mürekkep hakkında bilgiler

Mürekkep çeşitli renklendirici ya da boyalar kullanılarak üretilmiş akışkan bir maddedir. Fırça ya da kalem yardımıyla bir yüzeyi boyamak ya da yazı yazmak için kullanılır. Genellikle demir, sülfat ve az miktarda asit karışımından oluşan açık mavi veya siyah bir çözelti olan mürekkep, bu haliyle soluk göründüğünden içine toz halinde anilin esaslı boya katılmaktadır.

Mürekkeplerin ilk örnekleri günümüzden 4.500 yıl öncesinde Çin'de icat edildiği sanılan siyah renkli yazı mürekkepleridir. Bu mürekkepler için çeşitli maddeler ile birlikte yakılmasıyla elde edilirdi. İlk mürekkep fabrikasını 1818 yılında Fransız matbaacısı Pierre Lorilleux kurdu.

Mürekkep ile ilgili Cümleler

  • Kırmızı mürekkeple yazma.
  • Mürekkep kullanmak zorunda mıyım?
  • Ali masanın üzerine mürekkep döktü.
  • Siz balık pazarında mürekkepbalığı satın alabilirsiniz.
  • Of, dolma kalemimde hiç mürekkep kalmamış.
  • Mürekkep hala ıslak.
  • Şişede mürekkep yerine bir tür garip bir sıvı vardı.
  • Mürekkeple yazmak zorunda mıyım?
  • Bu en iyi mürekkep.
  • Mürekkeple mi yazmak zorundayım?
  • Mürekkeple yazmayın.
  • Bazı mürekkep balıklarının kabukları vardır.
 

Mürekkep tanımı, anlamı:

Yazmak : Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek. Kaydetmek. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak. Gelinin yüzünü süslemek. Açmak. Yazı ile bildirmek, haber vermek. İnsanın geleceğini belirlemek. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur. Yazar olarak görev yapmak. Yaymak, sermek. Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak. Bir göreve almak.

Renk : Nitelik. Çeşitlilik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.

Madde : Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz.

 

Mürekkep olmak : -den oluşmak.

Mürekkep yalamak : Çok okumuş, yazmış olmak.

Mürekkebi kurumadan bozmak : Kararı, sözleşmeyi, anlaşmayı yazılmasından çok kısa süre sonra bozmak.

Mürekkep balığı : Kafadan bacaklılardan, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, eti yenen, kendini korumak için siyah renkli bir sıvı salarak suyu bulandıran bir yumuşakça, sübye (Sepia officinalis).

Çini mürekkebi : Simsiyah, ince ve solmaz bir is mürekkebi.

Kopya mürekkebi : Yazısı, üzerine konulan kâğıda ancak ıslatıldığında çıkan mürekkep.

Mürekkepçi : Mürekkep yapan veya satan kimse.

Mürekkepleme : Mürekkeplemek işi.

Mürekkeplemek : Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.

Mürekkeplenme : Mürekkeplenmek işi.

Mürekkeplenmek : Mürekkep sürülmek, dökülmek veya damlatılmak.

Mürekkepli : İçine mürekkep konularak kullanılan. Mürekkep sürülmüş, dökülmüş veya damlatılmış olan.

Desen : Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Desen yapma sanatı. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim.

Çizmek : Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek. Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak. Çizgi çekmek. Resmini yapmak, resmetmek. Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak. Çizgi biçiminde yaralamak.

Basmak : Bası işi yapmak, tabetmek. Baskın yapmak. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Sıkıştırarak yerleştirmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Bir kimse bir yaşa girmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Örtmek, bürümek, kaplamak. Küçük çocuklar ayakta durabilmek.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Boya : Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya. Yazmak için kullanılan mürekkep. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş.

Mürekkep balıkları : [Bakınız: kafadan ayaklılar] Yumuşakçalar (Mollusca) şubesinden, ağızları etrafında üzerinde vantuzlar bulunan 8 veya 10 koldan oluşmuş bir çelenk bulunan, kabukları körelmiş veya hiç bulunmayan, çoğu mürekkep bezine sahip olan türleri içeren bir alt sınıf.

Mürekkep kesesi : Mürekkep balığı gibi kafadan ayaklı yumuşakçalarda savunmaya yarayan kara bir madde salgılayan kese. (biyoloji) Mürekkep balığı gibi kafadan ayaklı yumuşakçalarda savunmaya yarayan siyah bir madde salgılayan kese. Kafadan-ayaklılarda savunmaya yarayan kara bir madde salan bir kese.

Mürekkep lekesi ölçeri : Üzerinde türlü renklerdeki mürekkep lekelerinin bulunduğu bir dizi karttan oluşan, kişiliğin yapısını ve uyumunu değerlendirmeye yarayan ölçer.

Mürekkep yalamış : öğrenim görmüş, kültürlü. İlgili cümle: "“Şöyle az buçuk mürekkep yalamış bir insanı böylesine üç nutuk çılgına döndürür.”" S. F. Abasıyanık.

Mürekkep yumağı : (Resim) Oymabaskı resimde, maden plaklarının yüzeyindeki kazınmış yerlere mürekkep yedirmek için kullanılan bez yumak. a. bk. oymabaskı.

Mürekkepbalığı : (zooloji)

Mürekkepçilik : Mürekkepçinin yaptığı iş.

Mürekkepsiz : Mürekkebi olmayan.

Diğer dillerde Mürekkep anlamı nedir?

İngilizce'de Mürekkep ne demek? : n. ink

Fransızca'da Mürekkep : encre [la]

Almanca'da Mürekkep : n. Tinte

Rusça'da Mürekkep : n. чернила (PL)

adj. комбинированный, составной