Maşakka nedir, Maşakka ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Patates, soğan, patlıcan ve etten yapılan bir çeşit yemek, türlü.

Maşakka kısaca anlamı, tanımı

Maşa : Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç. Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç. Saçları kıvırmak, düzeltmek için elektrik veya ateşle ısıtılan maşa biçiminde alet. Başkasının isteklerine, amaçlarına alet olan kimse. Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça. Sebze ve tütün fidesi. Perdeyi tutan mandal. Çifteker çatısının ön ve arkasında, çatal biçiminde, tekerlerin takıldığı parça. Isıtılmış kapları emniyetle tutmaya yarayan, metal veya tahtadan yapılmış malzeme. Deri tutturmağa yarayan kıstırgaç. (Yalvaç Isparta). Saat çarklarının hızını ayarlatan çatal kol. (Bursa). Tezgahlarda alt ok'la üst ok'u gergin tutmağa yarayan düzenin alt çengeline takılan araç. (Tokmacık Yalvaç Isparta)

Maşak : Çuval.

Patlıcan : Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena). Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.

Patates : Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

 

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Patat : Peltek konuşan, kekeme, dilsiz. Tezgâhta gücüleri oynatmaya yarayan tahta araç. Çok eskimiş giysi, kumaş parçası. Kumaş parçalarından yapılmış tutacak. Yünden, pamuk ipliğinden örülmüş terlik, patik. Fırın silmek için kullanılan, sopanın ucuna bağlanmış paçavra. Tandıra ekmek yapıştırmak için kullanılan araç. Eski kumaş parçası, paçavra.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

 

Pata : Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Maşa kolu anlamı nedir?

Fransızca'da Maşa kolu nedir ? : fourreau de fourche