Maden nedir, Maden ne demek

Maden; bir jeoloji terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
  • Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş ya da parası elinden kolaylıkla alınan kimse.
  • Bu mineralden yapılmış.
  • Uyuşturucu, esrar, eroin.
  • Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak.
  • Metal.
  • Maden ocağı veya maden işletmesi.
  • Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.

"Maden" ile ilgili cümleler

  • "Bu kütüphane bir madendir, değerini bilin."
  • "İstersen sana biraz maden vereyim de çek!" - O. C. Kaygılı
  • "Maden ibrikler büyük bir sanatla yapılırdı." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Dağların ufak taşlı yamaçları. (Böyle yerlerde yetiştirilen tütün bitkisi bol ürün verir.)

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

metal(kimya)

Fransızca'da Maden ne demek?:

métal

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Giresun ili, Dereli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bayburt şehrinde, Maden nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop şehri, Ayancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Trabzon şehrinde, Derecik bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu kenti, Azdavay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Ceylânpınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Maden hakkında bilgiler

Maden cevheri ya da kısaca maden, yer kabuğunda iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan minerallere verilen ad. Her mineral cevher değeri taşımaz. Bir mineralin cevher değeri taşıması için piyasa şartları gibi bir takım ekonomik etkenlerce belirlenen Tenör değerlerine sahip olması gerekir. Maden sözcüğü aynı zamanda "maden ocağı" anlamında da kullanılır.

Maden sözcüğü Arapça kökenlidir ve "toprağın içinde sarılı olmak" kökünden gelir. Cevher sözcüğü de yine Arapça kökenlidir ve "öz, kıymetli taş" anlamlarına gelir.

Madenlerin ekonomiye kazandırılması süreci, jeoloji mühendislerinden, maden mühendisleri ve metalurji ve malzeme mühendislerine kadar çeşitli mühendislik dallarında çalışan mühendisleri içine alan uzun bir süreçtir. Birçok maden çeşidi vardır. Bunlardan yüzeye yakın olanlar açık işletme, derindekiler ise kapalı işletme teşekkülleri ile çıkartılır. Elmas madeni bu gruba örnek olarak verilebilir.

Bozulmuş veya tahrip edilmiş maden alanlarının (ocaklarının) peyzaj mimarlığı mesleği faaliyet alanları içerisinde arazi biçimlendirme mühendisliği(Grading-engineering) ve bitkisel tasarımlar ile yeniden onarımı ile ülkeye kazandırılması görsel ve doğal kirliliğin azaltılması, vahşi yaşamın korunması ve rekreasyonel faaliyet alanları için daha sağlıklı mekanlar yaratılmasında önemli rol oynar.

 

Maden ile ilgili Cümleler

  • Ben doğal maden suyu içmeyi severim.
  • Maden suyu satıyor musunuz?
  • O iş bir altın madeniydi.
  • Maden suyunu severim.
  • Maden suyunu sevmem.
  • Ali yatağın altında çok sayıda madeni para buldu.
  • Doğal maden suyu kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum ve ayrıca nitrat içerir.
  • Doğal maden suyu içmeyi severim.
  • Genellikle maden suyu çeşme suyundan pahalıdır.
  • Maden sahipleri görüşmeyi reddetti.
  • Maden suyunu buz küpleriyle içer misin?
  • Maden ibrikler büyük bir sanatla yapılırdı.
  • Maden suyu seçerken, kalsiyum ve magnezyum oranı yüksek, sodyum oranı ise düşük olanı tercih etmeliyiz.
  • Bir maden kasabasında büyüdüm.

Maden kısaca anlamı, tanımı:

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Yapmacık olmayan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Katıksız, saf.

Etken : Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı. Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir.

Ekonomik : Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. Kolay kullanılabilen.

Değer : Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.

Mineral : Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. İçinde inorganik maddeler bulunan.

İşletme : İşletmek işi. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. İş yeri.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.

Maden bilimi : Mineral bilimi.

Maden cevheri : İçindeki maden oranı işletilmeye elverişli miktarda olan filiz, maden filizi.

Maden damarı : Maden cevherinin yoğun olarak bulunduğu bölüm.

Maden devri : Tarihten önceki zamanların ayrıldığı üç çağdan sonuncusu olan ve madenlerin kullanılmaya başladığı zaman dilimi.

Maden filizi : Maden cevheri.

Maden gazı : Madende oluşan gaz.

Madenkırmız : Antimon birleşimlerinden kırmızı renkte bir madde, kırmız madeni.

Maden kirası : Maden işletilsin veya işletilmesin devlete verilen para.

Maden kömürü : Taş kömürü.

Maden kuyusu : Maden ocağı.

Maden mavisi : Kül rengine çalan parlak mavi. Bu renkte olan.

Maden ocağı : Kazılarak maden cevheri çıkarılan yer.

Maden sodası : Maden suyu içine sıkıştırılmış gaz doldurulduktan sonra elde edilen şişe suyu.

Maden suyu : İçinde erimiş mineraller bulunan ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kaynak suyu.

Maden yatağı : Maden filizi katmanlarının bulunduğu alan.

Maden yünü : Yalıtkan olarak kullanılan bir madde, madenî yün.

Çıplak maden : Tamamen saf durumda, içinde hiçbir yabancı madde bulunmayan maden.

Ergimiş maden : Sıvı duruma gelmiş maden.

Kırmız madeni : Madenkırmız.

Madenci : Maden ocaklarında çalışan işçi. Maden işleten kimse.

Madencilik : Yer altındaki madenlerin araştırılması, çıkarılması ve işletilmesiyle ilgili teknik ve yöntemlerin bütünü. Madencinin yaptığı iş.

Madeni para : Altın, gümüş, bakır, bronz, alüminyum vb. maddelerin alaşımından yapılmış olan para, demir para.

Madeni yağ : Madensel ürünlerden elde edilen yağ.

Madensel : Madenle ilgili veya madene özgü olan, madenî, metalik. Madenden yapılmış.

Madensi : Madene benzeyen, madeni andıran, maden gibi, madenimsi. Metalsi.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Kaynak : Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Bir şeyin çıktığı yer, menşe. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi.

Uyuşturucu : Hareketten, gereği gibi düşünmekten alıkoyan. Uyuşturma özelliği olan, uyuşturan (madde), narkotik.

Esrar : Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde. Gizler, sırlar.

Eroin : Morfinden kimyasal yolla elde edilen uyuşturucu bir madde.

Kola : Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolalama.

Cevher : Bir şeyin özü, maya, gevher. Töz. İyi yetenek. Değerli süs taşı, mücevher.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Maden : Bu mineralden yapılmış. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Metal. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Maden ocağı veya maden işletmesi. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Bağlı : Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Sınırlanmış, sınırlı. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.

Maden baş : Ciritin koni, biçiminde madensel ucu.

Maden bilimsel : Maden bilimi ile ilgili.

Maden çağı : Tarih öncesi zamanların ayrıldığı üç çağdan sonuncusu olan ve madenlerin kullanılmağa başlandığı zaman kesimine verilen ad.

Maden çıkarma : Madeni yeraltından yeryüzüne çıkarma eylemi; maden işleyiminin başlıca evresi.

Maden görüntülük : Madensel taneciklerle sıvanmış sinema görüntülüğü.

Maden işleyimi : Yeraltı kaynaklarını işleyerek kendine özgü uygulayımla tüketime hazır duruma getirmeyi amaçlayan ağır işleyim kolu.

Maden kapaklar : Diskin ağırlık düzenlemesini yapmak için kullanılan maden plaka.

Maden kesen damarı : Katmanlı bir yapının içine, zor kullanarak girmiş sıvı durumdaki magmasal maden damarı.

Maden mobilya : Demir, çelik, alüminyum vb. madenlerden yapılan mobilya.

Maden para : Değeri, devletin resmî damgası ile garanti edilmiş maden para.

Diğer dillerde Maden anlamı nedir?

İngilizce'de Maden ne demek? : [Maden] n. maggot, larva, early wingless stage of an insect (Entomology)

n. maggot, grub, gentle

n. metal, mineral, mine, diggings, ore, quarry

Fransızca'da Maden : métal [le]

Almanca'da Maden : n. Metall, Mineral

Rusça'da Maden : n. металл (M), руда (F), минерал (M), рудник (M), копь (F), месторождение (N), залежь (F), промысел (M)

adj. металлический, рудный, минеральный, горный