Make türkçesi Make nedir

  • Hesap etmek.
  • Düzeltmek.
  • Verim.
  • Yapmak.
  • Yaratmak.
  • Yapı.
  • Zorlamak.
  • Yapılış şekli.
  • Biçim.
  • Marka.
  • Olmak.
  • Hazırlamak.
  • Kazanç.
  • -e neden olmak.
  • Düdüklemek.
  • Çeşit.
  • Meydana getirmek.
  • Kapatmak (devreyi).
  • Eylemek.
  • Erişmek.

Make ile ilgili cümleler

English: "What make is your car?" "It is a Ford."
Turkish: "Araban hangi markadır?" "O bir Forddur."

English: "Are you hungry?" "I can make you a sandwich if you want."
Turkish: "Aç mısın?" "İstersen sana bir sandviç yapabilirim."

English: "You make more money than I do." "That's because you don't have a job, Tom!"
Turkish: "Benden daha fazla para kazanıyorsun." " Bu bir işin olmadığından, Tom!"

English: "I've found a way to make him really jealous." "Oh, do tell!"
Turkish: "Onu gerçekten kıskandıracak bir şey buldum." "Ya, anlat!"

English: "Can you give this to Tom, it's very important." "I'll make sure he gets it."
Turkish: "Bunu Tom'a verir misin? bu çok önemli." "onun onu aldığına emin olmalıyım."

Make ingilizcede ne demek, Make nerede nasıl kullanılır?

Make tracks : Sıvışmak. Acele gitmek.

Make good : Yerine getirmek. Tazmin etmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Anlaşmak. Mutabık kalmak. Anlaşmaya varmak. Anlaşmak (pazarlık). Bir işi bağlamak.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a blunder : Gaf yapmak. Baltayı taşa vurmak. Pot kırmak. Nane yemek. Falso yapmak.

 

Make a bet : Bahis oynamak. İddiaya tutuşmak. Bahis tutuşmak.

Make a big haul : Parayı bulmak. Parayı götürmek. Vurgun yapmak. Haksız kazanç sağlamak. Malı götürmek. Parayı indirmek.

Make a bolt for : Tüymek. Kaçmak. Fırlamak. Tabanları yağlamak. Fırlayıp bir yere doğru koşmak.

Make a bolt for it : Tüymek. Kaçmak.

İngilizce Make Türkçe anlamı, Make eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Became : Kesilmek. Güzel durmak. Haline gelmek. Leşmek. Yaraşmak. Laşmak. Uymak yakışmak.

Brand name : Firmanın markasını oluşturan kelimeler. Rakamlar. Marka adı. Harfler. Belli bir marka veya üretilen bir eşyanın bilindiği isim. Bir ürüne ait özel ad. Marka ismi.

Bettering : Geliştirmek. Düzelme. Geçmek. Daha iyi yapmak. İyileştirmek.

Mark : Yapım imleri. Damgalamak. Alman parası. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Markalamak. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. Malların üzerine marka koymak ya da vurmak. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Belirti. Çizik.

Outturn : Mahsul. Üretim. Üretilen miktar.

Imprint : Çap etmek. Baskı ve yayınevi özelliklerini basmak. İz. Sokmak (zihnine). Basmak (damga veya mühür). Damgalamak. İşlemek. Basmak. Nakşetmek. Etkilemek.

Attained : Varmak. Kazanılmış. Kazanmak. Elde etmek. Gelmek. Erişilmiş. Ulaşılmış. Ulaşmak.

 

Conformations : Uydurma. Uygunluk. Uyuşum. Şekil. Uyarlama. Tatbik. Uyma. Adaptasyon.

Brand : Yaftalanmak. Markalamak. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. Damga vurmak. Damgalamak. Bir mal, hizmet ya da kurumu tanıtmaya ve benzerlerinden ayırmaya yarayan tescil edilmiş özel ad, kısaltma veya işaret. Derin etki bırakmak. Lekelemek. Damga. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Cause : Sebep. Doğurmak. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Sebep olmak. Sebeb. Sebebiyet vermek. Dava. Meydan vermek. Hedef.

Make synonyms : calculate, feats, alter, becoming, better, be present, efficiency, concocted, asset, conceive, carry, creates, bring into being, carry on, bldg, architectures, denominations, achieved, booty, be urgent with somebody, artefact, creating, calibrates, amount to, builds, ensigns, genre, begotten, attain, beget, bludgeon, bullies, coerce.

Make zıt anlamlı kelimeler, Make kelime anlamı

Disassemble : Kaldırmak. Ayırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Parçalara ayırmak. Sökmek. Demonte etmek. Paraçalara ayırmak. Parçalarına ayırmak.

Dissuade : Aklını çelmek. Fikrini çelmek. Vazgeçirtmek. Caydırmak. Cesaret kırmak. Çelmek. Kandırmak. Vazgeçirmek.

Make ingilizce tanımı, definition of Make

Make kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Form. To have to do. Structure, texture, constitution of parts. To manage. To fashion. Often, a husband or a wife. A companion. To produce. Construction. To create. To interfere. To frame. To form. Often in the phrase to meddle or make. To be active. To act in a certain manner. To bring into being. Shape. To cause to exist. A mate.