Make a bet türkçesi Make a bet nedir

Make a bet ile ilgili cümleler

English: Golden reins do not make a better horse.
Turkish: Altın dizginler daha iyi bir at yapmazlar.

Make a bet ingilizcede ne demek, Make a bet nerede nasıl kullanılır?

Make : Erişmek. Meydana getirmek. Zorlamak. Çeşit. Kazanç. Eylemek. Kapatmak (devreyi). Verim. Düzeltmek. Marka.

A : Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Pek iyi. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir.

Bet : Para sürmek. İddia. Bahse girmek. Bahis. Bahis olarak yatırılan para. Bahse tutuşmak. Üzerine oynamak. Bahis yapmak. İddiaya girmek. Bahis tutuşmak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Mutabık kalmak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak. Anlaşmak. Bir işi bağlamak.

Make a blunder : Baltayı taşa vurmak. Nane yemek. Falso yapmak. Pot kırmak. Gaf yapmak.

Make a bolt for it : Tüymek. Kaçmak.

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a big stink : Kıyameti koparmak. Olay çıkarmak.

Make a bolt : Tüymek. Kirişi kırmak. Kaçmak.

İngilizce Make a bet Türkçe anlamı, Make a bet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a bet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Place a bet : Bahse girmek.

Bet on : Para sürmek. Üzerine bahis oynamak. Bahse girme. Güvenmek. Bel bağlamak. Para koymak. İnanmak.

Take on : Moda olmak. İşe almak. Almak (taşıt kargoyu veya yolcuyu). Üstlenmek. Boy ölçüşmek. (biriyle) boy ölçüşmek. Heyecanlanmak. Almak (işe). Benzemek.

Taking on : Üstlenmek. Almak (işe). Üstüne almak. Benzemek. Üzerine almak. Boy ölçüşmek. Kapışmak. Almak (taşıt kargoyu veya yolcuyu). Görev vermek.

Wagered : İddia. Riske atmak. Bahse girme. Bahis. Bahse girmek. Kumar. Bahis tutuşma.

Wager : İddia. Bahis tutuşma. Bahse girmek. Bahis. Para yatırmak. Para koymak. Kumar. Bahse girme. Riske atmak.

Bet : Bahse girmek. Üzerine oynamak. Para sürmek. İddia. Bahis. Bahse tutuşmak. Bahis olarak yatırılan para. İddiaya girmek.

Put up : Misafir etmek. Düzenlemek. Havaya kaldırmak. Gecelemek. İstif etmek. Reçelini yapmak. Yiyeceği korumak. Çıkarmak. Yığmak. Kalmak.

Make a book : Bahis oynatmak. Bahis yapmak.