Makromolekül nedir, Makromolekül ne demek
Makromolekül; kimya, Biyoloji, Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- İçinde genellikle pek çok kere tekrarlanan atom gruplarından meydana gelmiş bir veya birçok yapısal motif bulunan molekül

Biyoloji'deki anlamı:
Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin Dalton'dan büyük organik moleküller.
Kimya'da terim anlamı:
Karmaşık moleküllerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekül.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Çok sayıda monomer birimlerin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle meydana gelen protein, nükleik asit, polisakkarit gibi biyopolimerler.
Teknik terim anlamı:
Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül.
Makromolekül anlamı, tanımı
Makro : Büyük, geniş, mikro karşıtı
Molekül ağırlığı : Molekülü oluşturan tüm atomların ağırlıkları toplamını gösteren bağıl sayı. (Molekül kütlesi ya da molekül tartısı da denir.). Bir moleküldeki atomların ağırlıklarının toplamı.
Polisakkaritler : Şekerlerden daha karmaşık yapıdaki karbonhidratlar olup, 10 dan fazla basit şeker (monosakkarit kalıntısı)içeren C6H10O5)x gibi poliheksozlar veya (C5H8O4)x gibi polipentozları da içeren bağıl mol kütleleri yüksek karbonhidratlar. (Nişasta, dekstrin, glikojen ve inülin gibi polisakkaritler hidroliz olduğunda monosakkaritler oluşur.).
Nükleik asit : Bütün canlı hücrelerde özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan kompleks asit gruplarından her biri.
Polisakkarit : Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, glikan ve benzerleri gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Çok sayıda monosakkarit molekülünün birleşmesinden oluşan kompleks yapıdaki organik bileşik. Genellikle on monosakkarit ünitesinden daha fazla monosakkaritin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış, nişasta, glikojen, selüloz, inulin gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı.
Tekrarlanma : Tekrarlanma işi, yinelenme, tekerrür.
Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.
Polimeri : Polimerlik.
Karmaşık : İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike.
Sentetik : Bileşimli.
Polimer : Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).
Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).
Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.
Yapısal : Yapı ile, yapılış ile, kuruluş ile ilgili, strüktürel, konstrüktif.
Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.
Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.
Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.
Monomer : Birim yapı; özellikle organik molekülleri oluşturan birini yapıların her biri. Amino asitlerin proteinlerin monomerleri olduğu gibi. Kendisi ile veya farklı moleküllerle polimer oluşturma eğiliminde olan kimyasal madde. Organik molekülleri oluşturan birim yapıların her biri. Daha küçük birimlere ayrılamayan bir ünite, yapı taşları, protomer. Polimerleri oluşturan alt üniteler veya yapılar.
Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.
Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.
Diğer dillerde Makromolekül anlamı nedir?
İngilizce'de Makromolekül ne demek ? : macromolecule, giantmoleculer

Bu kısımda Makromolekül nedir? Makromolekül ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Makromolekül tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Makromolekül hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.