Makyajcı nedir, Makyajcı ne demek

  • Makyaj yaparak geçimini sağlayan kimse, düzgüncü

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Makyajı gerçekleştiren kimse.

İngilizce'de Makyajcı ne demek? Makyajcı ingilizcesi nedir?:

makeup man, (abd) make-up artist

Makyajcı hakkında bilgiler

Makyajcı,ışıklamaya uygun farlar,kremler ve postişler kullanarak,tiyatro ve sinema oyuncularına,rollerinin gerektirdiği yüz biçimini ve ifadesini verir.

Gerek sinemada,gerek tiyatroda,usta oyuncular,kendi makyajlarını kendileri yapar ve bu iş için çok vakit harcarlar.Onların her biri aynı zamanda bir makyaj ustasıdır denilebilir.Ama,mesleklerinin başlangıcında,bu oyunculara,oynadıkları role uygun bir yüz biçimi ve ifadesi kazandırmak için,mutlaka bir profesyonel makyajcı yardım etmiştir.Sinemada makyaj ekibi harikalar yaratır.Makyaj tekniğide modern makyaj malzemesiyle(görünmeyen fondötenler,sentetik saçtan postişler ve perukalar,plastik sahte burunlar ve yüz biçimini bozmadan değiştiren hafif masklar v.d.)birlikte gelişmektedir.Makyaj,televizyon stüdyolarında da uygulanan bir işlemdir.Televizyon makyajısı,spikerlerinden özel bir konuğa kadar,ekranda görüneek herkese,daha etkili bir yüz ifadesi kazandırmak için yardımcı olur.

Makyajcı kısaca anlamı, tanımı:

Makyaj : İyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında yapılmış olan boyama ve değişimler. Yüzü güzelleştirmek için boyama, yüz boyama, yüz bakımı.

 

Makyajcılık : Makyajcının görevi, düzgüncülük.

Geçim : Anlaşma, uyum. Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Düzgüncü : Gelinin düzgününü süren ve onu süsleyen kadın. Düzgün yapan veya satan kimse.

Uygun : Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Post : Makam. Tüylü hayvan derisi. Tarikatlarda şeyhlik makamı. Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz.

Sinema : Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi.

Oyuncu : Düzenci, hileci. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Oyunu seven. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Herhangi bir oyunda oynayan kimse.