Maligning türkçesi Maligning nedir

  • Zararlı.
  • Habis (ur veya hastalık).
  • Çamur atmak.
  • Habis.
  • Dil uzatmak.
  • Kötü.
  • İftira etmek.
  • Hakkında kötü sözler söylemek.
  • Kötülemek.
  • Günahına girmek.

Maligning ingilizcede ne demek, Maligning nerede nasıl kullanılır?

Maligning question : Bir bölümünde verdiği yargıyla öteki bölümüne (yanıt arayan bölüme) yanlılık bulaştıran soru. Bulaştırıcı soru.

Malignities : Kin. Kötülük. Kötü niyet. Şer. Kökleşmiş kötülük. Habislik. Suiniyet. Derin nefret.

Malignity : Kin. Kötülükçülük. Kötülük. Kökleşmiş kötülük. Habislik. Derin nefret. Suiniyet. Kötü niyet. Şer.

Malign lymphangioendothelioma : Lenfangiyosarkom. Kötücül lenfanjiyoendotelyom.

Malign lymphoma : Lenfom. Kötücül lenfom. Habis lenfoma.

Malign tumour : Kötücül tümör. Kanser.

Malignant adenoma : Adenokarsinom.

Malign : Hakkında kötü sözler söylemek. Kötü. Çamur atmak. Zararlı. Habis (ur veya hastalık). Habis. İftira etmek. Kötülemek. Dil uzatmak. Kötücül.

Malignant : Malignan. Kötü huylu tümör. Anaplazi, invazyon ve metastaz özelliklerine sahip olan, tedaviye direnç gösteren, habis, malign, kötü huylu. Kötü huylu. Malign. Uğursuz. Habis. Kötücül. Kötü yürekli. Etraflarında kapsülleri bulunmayan, bulunduğu yerden başka yerlere yayılma ve işgal etme özelliği gösteren, kontrolsüz olarak bölünen, tedavisi son derece güç olan tümörler.

 

Malignancies : Habislik. Habis tümör.

İngilizce Maligning Türkçe anlamı, Maligning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maligning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blacker : Kasvetli. Koyu. Uğursuz. Kara. Pis. Zenci. Kızgın. Karalayıcı. Morarmış.

Depredatory : Yıkıcı. Harap edici. Yok edici.

Awfuller : Çok kötü. Korkunç. Rezil. Rezalet. Berbat. Meret. Müthiş. Sunturlu.

Assailed : Hücum etmek. Saldırmak.

Attacks : Eleştirmek. Tecavüz etmek. Çatmak. Tutulmak. Saldırmak. Yakalanmak. Koyulmak. Hamle yapmak. Girişmek.

Bespatters : Kirletmek. Çamurlamak. Lekelemek. Leke sürmek. Çamur sıçratmak.

Malignancy : Habislik. Kötülük. Habis tümör. Malignite. Malignansi. Kötücül tümöre dönüşme eğilimi, kanserleşme derecesi. Habaset.

Positioning : Konum. Konumlama. Pozisyon alma. Konumlandırma. Ayarlama. Yerleştirme. Yerini belirlemek. Yerleştirmek. Konumlanma. Koymak.

Black hearted : Fena. Kötü huylu. Ahlaksız. Kötücül. Kötü kalpli.

Defaming : Hakaret etmek. Batırma. Namusuna leke sürmek.

Maligning synonyms : assails, aspersed, blackest, besmirches, evil, sinful, bespatter, orienting, backbitten, wronging, be defamatory of somebody, aspersing, malignant, decried, viler, bad mouth, awful, backbite, calumniates, deleterious, baneful, back bite, calumniated, attacked, decrying, decries, harmful, vilest, fatal, hazardous, calumniating, beastly, bespattered.

 

Maligning zıt anlamlı kelimeler, Maligning kelime anlamı

Benignity : Sevecenlik. Şefkat. Benignite. İyi kalplilik. Merhamet.

Benign : Bereketli (toprak). Halim selim. Mülayim. İyi huylu. Yararlı. İyi kalpli. İyi tabiatlı, kötücül olmayan, özellikle çıkarılışını takiben tekrarlanmayan tümörler için kullanılır, benign, selim, iyi huylu. Yumuşak (hava). İyicil.

Good : Hayır. Menfaat. Sağlam. Güzel. Sağlamlaştırmak. İyilik. Dolu dolu. Uslu. Çıkar. Sağlığa yararlı.

Maligning antonyms : benignancy, goodness, disorienting.