Maliye nedir, Maliye ne demek

Maliye; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü.
  • Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş
  • Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.

"Maliye" ile ilgili cümle

  • "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır." - Anayasa
  • "Maliyede çalışıyor."

Maliye hakkında bilgiler

Maliye ya da Kamu Maliyesi (dünyadaki ismiyle Kamu Ekonomisi), devletin mali faaliyetlerini inceleyen ve bu faaliyetlerin neden ve sonuçlarını araştıran bilim dalıdır. Kamu maliyesi, devletin gelirlerinin ve harcamalarının ekonomik faaliyetler üzerindeki etkilerini incelemektedir.

Maliye, kavramsal olarak finansla aynı anlamda olmasına rağmen, amaç ve uygulama yönünden kazandığı anlam itibariyle farklı kullanılmaktadır. Maliye; İngilizce'de "public finance", Fransızca'da ise "finance publique" olarak kullanılmaktadır. Maliye kelimesi ise dilimize Tanzimattan önceki yıllarda girmiştir. Kelimenin kökü ise "mal" teriminden kaynaklanmaktadır. 1837 yılında kurulan Umur-ı Maliye Nezareti(Maliye Bakanlığı) ile "maliye" kelimesi Türkçe'ye yerleşmiş ve yaygınlaşmıştır.

Maliye'nin bir bilim olarak ortaya çıkışı, insanlık tarihi açısından yeni sayılır. 17. ve 18. yy'da Avrupa'daki gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan "maliye", özellikle 1929 ekonomik buhranı ile önemi artarak ekonomi ve hukuku da içinde barındıran bir disiplin halini aldı. Klasik liberal politikalardaki piyasalara devlet müdahalesinin olmaması anlayışı -özellikle 1929 yılında yaşanan ekonomik buhranla birlikte- ekonomik sorunların maliye politikaları ile çözülmesi gerekliliği fikri nedeniyle etkinliğini yitirdi. Bu gelişmeler maliye biliminin önemini arttırdı.

 

Maliye'ye yönelik en ayrıntılı tanımlama Henry Carter Adams'a aittir. Bu tanıma göre, kamu maliyesinin mali mevzuat ve mali yönetim ilkeleri ile kamu gelir kaynaklarını ilgilendirdiğini, kamu harcamalarını, bütçeyi, mali kuruluşları, devlet mallarını, vergilemeyi ve devlet borçlanmasını kapsadığını ortaya koymaktadır.

Maliye ile ilgili Cümleler

  • Maliyet beş bin yene vardı.
  • İşletme maliyetlerini kısmamız gerekir.
  • Maliyeti asgariye indirmeliyiz.
  • Yaşama maliyetleri hızla arttı.
  • Maliyeti düşürmeye çalışıyorlar.
  • Maliye Bakanının bütçe sunuş konuşması, kendi partisindekilerin "Bravo!" sesleriyle düzenli olarak bölündü.
  • Maliyet neydi?
  • Gerçek maliyet nedir?
  • Bunların maliyeti nedir?
  • Maliye Bakanlığında bir işi var.
  • Bütçeyi gözden geçirdim ve maliyetleri düşürmeye karar verdim.
  • Bu, maliyetleri azaltırdı.
  • Onlar sık sık Tokyo'da yaşamanın maliyeti hakkında şikayetçi olurlar.
  • Maliyeti 5 liraymış.

Maliye kısaca anlamı, tanımı:

Kamu : Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü. Hep, bütün. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

 

İncelemek : Bir işi veya bir şeyi ele alıp özelliklerini, ayrıntılarını inceden inceye, özenli bir biçimde anlamaya, öğrenmeye çalışmak, tetkik etmek.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.

Devlet : Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları.

Kuruluş : Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Kasılma.

Maliyeci : Maliye işlerinde uzman olan veya devletin maliye kuruluşlarında çalışan kimse.

Maliyecilik : Maliyecinin görevi. Bir devletin mali işleri.

Maliyet : Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.

Maliyet fiyatı : Bir malın çeşitli üretim ve dağıtım dönemlerinde, o döneme kadar yapılmış olan harcamaların bütünü, doğal fiyat, normal fiyat.

Maliyetli : Maliyeti olan, değerli.

Maliyetsiz : Maliyeti olmayan, değersiz.

Maliyetsizlik : Maliyetsiz olma durumu.

Değişken maliyet : Belirli bir dönem içindeki toplam ham madde, vasıtasız işçilik, enerji tüketimi, fabrika malzemesi, amortisman ve komisyon ögelerinin değişiminden oluşan maliyet.

Değişmez maliyet : Toplam faiz, komisyon, kira ve emlak vergisi, amortisman, genel imalat, yönetim ve satış masrafları vb. ögelerin belirli bir dönem içindeki değişmeyen maliyeti.

Yürütülme : Yürütülmek işi.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Bez dokuma tezgâhı. Alet edevat takımı. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Dolap, hile. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

Ekonomi : Tutum. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat.

Faaliyet : Canlılık, hareket. İşler durumda olma, etkinlik. Çalışma.

İnce : İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Hafif, gücü az. Ayrıntılı. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Maliye bakanlığı : Devlete ilişkin genel giderleri karşılamak amacıyla gelir kaynakları bulmak ve bunları toplayarak giderleri karşılamak, vergi koymak, para işleri ve bunlara dayanak olabilecek işlemlerin tümünü düzenleyerek uygulamakla görevli Bakanlık.

Maliye istatistikleri : İktisadi çözümleme yapmak amacıyla devlet bütçesindeki nakit alındıların ve ödemelerin kaydedildiği, IMF ve üyeleri tarafından yaygın olarak kullanılan uluslararası kabul görmüş bir sistem.

Maliye politikası : Hükümetin tam istihdam, iktisadi büyüme, fiyat istikrarı, gelir dağılımının düzeltilmesi ve yoksulluğun azaltılması gibi iktisadi ve sosyal hedeflere ulaşabilmek amacıyla gelir, harcama ve borçlanmayla ilgili aldığı kararlar bütünü. krş. daraltıcı maliye politikası, genişletici maliye politikası

Maliyesi : Taşınır ve durağan malı bulunan kişiler.

Maliyet çözümlemesi : Üretim sürecindeki maliyet unsurlarının kısımlara ayrılması ve incelenmesi. bk. fayda maliyet çözümlemesi

Maliyet eğrileri : Bir firmanın ürettiği çıktı miktarı ile maliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren eğriler.

Maliyet enazlaştırması : Bir firmanın belirli bir üretim miktarını olası en düşük maliyetle üretebilmek amacıyla girdi miktarını ayarlaması.

Maliyet enflasyonu : Girdi fiyatlarındaki artış yüzünden fiyatlar genel düzeyinin yükselmesi.

Maliyet gelir oranı : Toplam giderlerin toplam gelirlere bölünmesiyle hesaplanan, bir birimlik gelire karşılık gelen maliyeti gösteren oran.

Maliyet muhasebesi : Bir işletmede üretilen mal ve hizmetlerin maliyetlerinin denetlenmesi, izlenmesi ve tahminiyle uğraşan muhasebenin bir alt dalı. Üretim kalemleri maliyetlerinin kaydının tutulması. Bir iş veya etkinliğin yerine getirilmesinde karşılaşılan maliyet kalemlerinin kaydedilmesini ve birleştirilmesini sağlayan muhasebe yöntemi.

Diğer dillerde Maliye anlamı nedir?

İngilizce'de Maliye ne demek? : n. finance, revenue office, internal revenue office, revenue board, revenue, exchequer

Fransızca'da Maliye : trésorerie [la]

Almanca'da Maliye : n. Fiskus

Rusça'da Maliye : n. финансы (PL)