Maltız nedir, Maltız ne demek

Maltız; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan, içinde ızgarası bulunan, ayaklı ve taşınır ocak.
  • Maltalı

"Maltız" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bahçenin bir köşesinde akşam için maltıza kömür yerleştiren aşçı, ellerini önündeki önlüğe silerek kapıda göründü." - N. Cumalı

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[mandız] İskeleti teneke ya da bakırdan yapılmış olan üç ayaklı, iki kulplu, içyüzü toprakla sıvalı ve içinde ızgara bulunan yemek pişirme mangalı. (-Bursa; İnönü -Eskişehir) [mandız] : (Akbaş *Güdül -Ankara)

Maltız tanımı, anlamı:

Maltız keçisi : Ana yurdu Malta adası olan, çok süt veren, kısa tüylü, küçük bir cins keçi.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Yemek : Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Kandırmak. Başkasının parasını harcamak. Isırmak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek.

 

Pişirmek : Olgunlaştırmak. Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek veya içilebilecek bir duruma getirmek. Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek. Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak. Çalışarak öğrenmek.

Izgara : Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Bu araç üstünde pişmiş. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara.

Ayaklı : Bir destekle yere dayanan. Ayağı olan. Ayakla işletilen.

Taşınır : Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul. Taşınabilen (eşya).

Ocak : Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Şömine. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Yılın birinci ayı, kânunusani. Ev, aile, soy. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer.

 

Maltalı : Malta adası halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Maltız.

Diğer dillerde Maltız anlamı nedir?

İngilizce'de Maltız ne demek? : adj. Maltese

n. brazier

Fransızca'da Maltız : brasero [le]

Rusça'da Maltız : n. мальтиец (M)