Manorialism türkçesi Manorialism nedir

  • Tımar sistemi.
  • Üzerinde yaşayanlarla birlikte toprakların derebeyine ait olduğu, elde edilen ürünün bir kısmının kendisine verildiği, buna karşılık onun da toprağı üzerinde yaşayan insanların güvenliğini sağladığı ortaçağdaki toprak düzeni. krş. derebeyi.
  • Derebeylik sistemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Derebeylik.

Manorialism ingilizcede ne demek, Manorialism nerede nasıl kullanılır?

Manorial system : Derebeylik. Derebeylik sistemi. Üzerinde yaşayanlarla birlikte toprakların derebeyine ait olduğu, elde edilen ürünün bir kısmının kendisine verildiği, buna karşılık onun da toprağı üzerinde yaşayan insanların güvenliğini sağladığı ortaçağdaki toprak düzeni. krş. derebeyi. Tımar sistemi. Feodalite.

Manorial : Malikane'ye ait.

İngilizce Manorialism Türkçe anlamı, Manorialism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Manorialism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

Manorial system : Feodalite.

Feudality : Derebeyliğe dayanan siyasi, iktisadi ve sosyal sistem. krş. derebeylik stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçların üzerindeki mülkiyetin derebeyine ait olduğu feodal mülkiyetle, köylü ve zanaatçının üretim aletlerindeki bireysel mülkiyetinin birarada bulunduğu ve köle üzerindeki mülkiyetin sınırlı olduğu toplum. Tımar. Zeamet. Feodalite. Feodal sistem.

Philistinism : Cahillik ve zevksizlik. Eğitimsizlik. Etik değerlere aldırmaksızın zenginlik ve varlık tutkusu. Materyalizm. Kültürsüzlük veya sanata ve öğrenmeye karşı duyarsızlık.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

Feudalism : Servaj rejimi. Toprak köleliğine dayalı toprak beyliği düzeni. Feodallik. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Özellikle batı avrupa'da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan orta çağ siyasal düzeni. Feodalite. Feodalizm.

Fiefdoms : Tımar veya tımar sahipliği. Baskın bir grup veya insan tarafından kontrol edilen her türlü kuruluş veya mal mülk. Bir feodal lordun mülkü veya arazisi. Arazinin sahibine hizmet eden köleler tarafından çalışılan ekili alan. Tımar.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Vassalage : Derebeylik jüyesi. Vasallık. Feodal sistemde toprak sahiplerinin yurtluk karşılığında, silahlı adamlarıyla askeri gücünü kendilerinden daha büyük ve daha güçlü toprak sahiplerinin hizmetine verdiği, zamanla babadan oğula geçerek bir tür tımara dönüşen düzen. Tımar. Vasallar. Zeamet. Kulluk.

Manorialism synonyms : philosophical doctrine, philosophical theory, serfhood, a shift in supply, a change in demand, a change in individual demand, abnormal budget receipts, a pass through certificate, a group shares, a change in supply, abnormal budget, seigneurialism, serfdom system, dialectical materialism, ability rent, ability to pay approach, ability to pay principle, a shift in individual demand, physicalism, feudal system, fiefdom, desire, seigniory.