Marginal cost türkçesi Marginal cost nedir

  • Marjinal maliyet.
  • Son birim maliyeti.
  • Üretilen son birimin getirdiği maliyet.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Nihai maliyet.
  • Üretimde ortaya çıkan bir birimlik değişmenin toplam maliyette yol açtığı değişim, diğer bir deyişle herhangi bir üretim düzeyinde toplam maliyetteki değişmenin üretimdeki değişime oranı.
  • Sınırsal maliyet.

Marginal cost ingilizcede ne demek, Marginal cost nerede nasıl kullanılır?

Marginal : Marjinal. Enaz. Kenarda yazılı. Sıra dışı. Sınırsal. Uç. Az. Düşük. Değeri düşük. Kenara ait.

Cost : Yapmak. Eder. Bir malın üretiminde, yapımında kullanılan doğal özdek ve işçilik ile makine, aşınma payı, genel giderler için yapılacak ödemelerin tümü. Etmek. Değerinde olmak. Masraf. Değer. Paha. Mal olmak. Fiyatı (belirli bir miktar) olmak.

Marginal cost of capital : Sermayenin marjinal maliyeti.

Marginal cost pricing : Marjinal maliyet fiyatlandırması. Marjinal maliyete dayalı fiyatlandırma. Aksak rekabet piyasasında firmanın, fiyatını marjinal maliyetine eşitleyecek biçimde belirlemesine dayanan fiyatlandırma yöntemi.

Marginal area : İki ayrı ekin bölgesine bitişik olan ve her ikisinden de kesinlikle etkilenen bölgelere budunbilimde verilen ad. bk. geçiş bölgesi. Uzak bölge. Marjinal alan. Kıyı bölge.

 

Marginal balance : Verim ile değişken giderler arasındaki fark. Marjinal bakiye. Sınırsal denge. Satıştan kalan bakiye. Masrafların düşülmesi sonrası ortaya çıkan bakiye.

İngilizce Marginal cost Türkçe anlamı, Marginal cost eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marginal cost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Marginal cost synonyms : abnormal budget, a change in supply, a shift in individual demand, a shift in demand, a change in individual demand, differential costing, abolition of forced labour convention.