Mark an era türkçesi Mark an era nedir

  • Çığır açmak.

Mark an era ingilizcede ne demek, Mark an era nerede nasıl kullanılır?

Mark : Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. İşaret koymak. Marka. Alman parası. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. İstenen düzey ya da nitelik. Bir işletmenin yaptığı malları ya da ürettiği ürünleri, başkalarının mallarından ayırmak amacıyla malın ya da sarmalacın üzerine konulan özel im. Malların üzerine marka koymak ya da vurmak. Belirtmek. Göstermek.

An : Bir (ünlülerden önce). Bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. (herhangi) bir. Anabatik rüzgar.

Era : Çağ. Gökbilim olaylarına ve kanunlarına dayanarak yapılan zaman hesabı. Dönem. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Tarih. Asır. Devir. Tarih hesabı. Çığır. Tarih başlangıcı.

Mark an epoch : Yeni bir devir açmak.

Mark and number : Marka ve sayı. Uluslararası tecimde, malı tanımada ve adlandırmada kullanılmak üzere, malların ya da kaplarının üstüne konulan marka ve sayı.

 

The end of an era : Bir çağın sonu. Bir devrin sonu.

Mark antony : Julius sezar'ın suikastçılarının üstesinden gelen romalı politikacı ve general ve julius sezar'ın arkadaşı. İkinci üçlü yönetimin bir üyesi. (mö. 83-30, latince'de marcus antonius).

I would like an eraser : Silgi rica ediyorum.

İngilizce Mark an era Türkçe anlamı, Mark an era eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mark an era ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Begin : Başlamak. Önayak olmak. Meydana gelmek. Başlatmak. Girişmek. Vücut bulmak. Adım atmak. Doğmak. Koyulmak.

Leave the beaten path : Herkesin gittiği yoldan gitmemek.

Break ground : Temel atmak. Törenle temel atmak. Bir işe başlamak. Toprağı kazmak. Bir işe el atmak.

Begin singing : Önayak olmak. Start vermek. Başlatmak. Koyulmak. Vücut bulmak. Adım atmak. Start almak. Başlamak. Atılmak.

Blaze a trail : İz sürmek. Öncülük etmek. Bir ilke imza atmak. (yol olmayan bir yerde) yol yapmak. Ağaçların gövdelerinde çentikler açarak yeni bir yolun geçiş yerini işaretlemek. Yol açmak. Yol yapmak (yol olmayan bir yerde). Baş çekmek. Başı çekmek.

Break new ground : Yeni bir şey yapmak. Bir şey icat etmek. Yeni bir şey bulmak. Bir ilki başarmak. İlki gerçekleştirmek. Keşfetmek. Yeni yollar bulmak. Yeni bir adım atmak. Yenilik getirmek.

Mark an era synonyms : pioneering, pioneers, pioneer, pioneered, break fresh ground.