Masal nedir, Masal ne demek

Masal; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür
  • Boşuna söylenmiş söz.

"Masal" ile ilgili cümleler

  • "Masal olsun roman olsun, ikisi de anlatı sanatıdır." - N. Cumalı
  • "Müttefikler karşı hücuma geçtikten sonra, milleti aynı masalla uyutmak olanaksızlaştı." - H. Taner

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Olağanüstü kişiler ve olaylarla geliştirilen öykü.

Edebi terim anlamı:

Temsillerle, eşyayı canlılaştırma, hayvanları dile getirme gibi yollarla çekici bir şekil verilmiş kısa hikâye (MASAL YAZARI, MASALYAZAR, Fabuliste).

Sosyoloji'deki anlamı:

Kuşaktan kuşağa sözlü olarak iletilen dinsel ya da doğaüstü nitelikli öykü. 2-Dinsel uygulayımların, toplumsal ya da doğal olayların yapıntısal biçimde açıklanması.

Bilimsel terim anlamı:

İnsanoğlunun evren, dünya, yaşam, doğa, toplum ve kendisiyle ilgili tarihsel oluşum, düşün, istek ve izlenimlerinin az ya da çok değişikliğe uğrayarak ağızdan ağıza geçme yoluyla çağımıza ulaşan geleneksel anlatı örnekleri, bk. öykülü masal, küme masal, sevi masalı, yiğitlik masalı, kurtarım masalı.

 

Genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, olağanüstü kişilerin başından geçen olağandışı olayları anlatan öykü türü. Kötülükle iyiliğin çarpıştığı olaylara bir tekerleme ile başlanır; sonunda iyilik üstün gelir. Konular peri, Keloğlan, hain vezir, padişah, şehzadeler, fakir kız ya da delikanlı gibi kahramanlar çevresinde döner.

İngilizce'de Masal ne demek? Masal ingilizcesi nedir?:

tale, myth

Fransızca'da Masal ne demek?:

fable

Osmanlıca Masal ne demek? Masal Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mesel

Masal hakkında bilgiler

Masal, sözlü halk hikâyesi. Olağanüstü öğe, kahraman, olaylara yer verilen yaşanmamış öykülerdir.

Masallarda yer ve zamana bağlılık yoktur. Masal terimi öncelikle, Külkedisi, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Keloğlan gibi ulusal ve uluslararası sözlü geleneğin ürünleri olan halk öykülerini kapsar. Ama sözlü gelenekle ilişkisi olmayan edebî yönü ağır basan bazı eserler de bu türün içinde yer alır.

Masallar, genellikle "masal anaları" tarafından kendisini dinlemeye hazır topluluklara anlatılır. Daha sonra derlemeciler tarafından yazıya aktarılır.

Hayvan masalları genellikle kısa masallardır. La Fontaine masalları bu türün en güzel örnekleridir. Şeyhi’nin Harnâme adlı eseri de Divan edebiyatındaki hayvan masalları türüne örnek gösterilebilir.

 

Masal ile ilgili Cümleler

  • Jale bir masal prensesi.
  • Ali ve Mary restoranın arkasındaki masalardan birinde.
  • Ali bir fabl ve bir masal arasındaki farkı bilmiyor.
  • Masaları yan yana koy.
  • Maria Tom'u yatağa yerleştirdi ve ona masal okudu.
  • Onlar eski eşlerin masalları.
  • Kızıma bir uyku masalı anlattım.
  • Arkaya yakın masalardan birinde oturalım.

Masal tanımı, anlamı:

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Halk : Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Yaratma. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.

Sözlü : Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Olağanüstü : Harikulade. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Masal gibi : Olmayacak biçimde.

Masal okumak : İnandırıcı olmayan, oyalayıcı sözlerle kandırmaya çalışmak.

Masal alemi : Doğaüstü, gerçek dışı ancak masallarda rastlanabilecek yerler.

Kocakarı masalı : Avutucu ve eğlendirici nitelikli masal.

Kurt masalı : Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler.

Peri masalı : Kahramanlarını perilerin oluşturduğu bir masal türü.

Masal aleminde yaşamak : Gerçek olmayan, gerçekleşmesi güç olan şeyler düşünerek yaşamak. masallardaki gibi olağanüstü güzel anlar yaşamak.

Masalcı : Yalan uyduran, hayalî şeyler anlatan kimse. Masal anlatan, yazan veya okuyan kimse.

Masalcılık : Masalcı olma durumu.

Masalımsı : Masalsı.

Masallaştırmak : Masal durumuna getirmek.

Hayal : Görüntü. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. İmge. Belli belirsiz görülen şey, gölge. Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Cadı : Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın. Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak.

Peri : Çok güzel, alımlı, becerikli kadın. Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık.

Varlık : Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Önemli, yararlı, değerli şey. Var olan her şey. Ömür, hayat. Var olma durumu, mevcudiyet.

Kahraman : Bir olayda önemli yeri olan kimse. Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi.

Boşuna : Boş, yararsız, gereksiz, beyhude, nafile. Boş yere, yararsız yere, sebepsiz yere, gereksiz, boşu boşuna, beyhude, beyhude yere, nafile, tevekkeli.

Söz : Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil.

Masal filmi : Konusu bir masalı işleyen, masal havası taşıyan film çeşidi.

Masal okumak : inandırıcı olmayan, oyalayıcı sözlerle kandırmaya çalışmak.

Masal saati : Halk kitaplıklarının çocuk kitapları bölümünde ya da çocuk kitaplıklarında küçük okuyuculara masal anlatmak için ayrılan belirli saat. (Genel olarak yarım saati geçmez.)

Masala : Mesele

Masalcık : Toplumsal ve imgesel örgelerden oluşan, sanatsal biçime yönelik küçük masal türü. bk. toplumsal örge, imgesel örge.

Masalın anlatısı : Masaldan çıkarılan ders düşünülmeksizin masalın söz kısmı.

Masalın dersi : Bir masaldan çıkarılan ibret dersi.

Masallaştırma : Masallaştırmak işi.

Masalsı : Masalı andıran, masala benzeyen, masal gibi, masalımsı. İlgili cümle: "“Gelgelelim, hayatın bu masalsı bölümü çok kısa sürüyor.”" A. Ağaoğlu.

Diğer dillerde Masal anlamı nedir?

İngilizce'de Masal ne demek? : n. story, tale, fairy tale, fable, fiction, romance, yarn

Fransızca'da Masal : conte [la], fable [la], histoire [la], légende [la]

Almanca'da Masal : n. Märchen, Mythe

adj. fantastisch

Rusça'da Masal : n. сказка (F), басня (F), байка (F), легенда (F), небылица (F), побасенка (F), домысел (M)

adj. сказочный, фантастический