Matter of dispute türkçesi Matter of dispute nedir

  • Uyuşmazlık konusu.
  • İhtilaf mevzuu.
  • İhtilaf konusu.

Matter of dispute ingilizcede ne demek, Matter of dispute nerede nasıl kullanılır?

Matter : Vesile. Cerahat. Dert. Yazılı belge. Önemi olmak. Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cisim. Aksilik. Bilinçten bağımsız olarak var olan ve bilinçte yansıyan nesnel gerçekliği anlatan bir felsefe kavramı. Önemli olmak.

Of : In. Yüzünden. Den. Nin. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. -den. -li. -dan. Hakkında.

Dispute : Karşı çıkmak. Kavga. Kabul etmemek. Anlaşmazlık. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. İhtilaf. Çekişmek. Karşıt yaklaşım ya da görüşlerden kaynaklanan uzun süreli anlaşmazlık. Reddetmek. İtiraz etmek.

Matter of : Bir konunun. Neden. Sorunu. Bir sorunun.

Matter of conscience : Vicdan meselesi.

Matter of time : Zaman meselesi. Zamanla alakalı. Zaman mefhumu.

Matter of fact : Gerçekçi. Bir muamma. İspatı gereken konu. Maddi konu. Olgu. Soğukkanlı. Üzerinde tartışma yaratan mesele. Maddi. Vaka. Duygusuz.

Matter of opinion : Tartışma konusu.

Matter of taste : Zevk meselesi.

Matter of importance : Umur.

İngilizce Matter of dispute Türkçe anlamı, Matter of dispute eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Matter of dispute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bone of contention : Çıban başı. İhtilaflı konu. Tartışma nedeni. Tartışmalı nokta. Anlaşmazlık sebebi.

Object at issue : Tartışma konusu. İhtilaflı mesele. İddia olunan şey. Anlaşmazlık konusu. Münazaa konusu. Davalı konu.

Subject matter : Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Mesele. Mevzu. Dava konusu. Mevzuu. Konu. Ana fikir.

Moot : Tartışmalı. İdare meclisi. Tartışmak. Ortaya atmak (bir meseleyi). Münakaşalı. İleri sürmek. Kuşkulu. Öne sürmek (bir fikri). Tartışma.

Moots : Öne sürmek (bir fikri). Münazara. Yasal yetkiye sahip idare meclisi. Ortaya atmak (bir meseleyi). Tartışma. Münakaşalı. Tartışmak. Tartışılabilir. Tartışmalı.

Mooted : Yasal yetkiye sahip idare meclisi. Tartışılabilir. Münazara. Tartışma. Münakaşalı. Öne sürmek (bir fikri). Tartışmak. Ortaya atmak (bir meseleyi). Tartışmalı.