Meadow türkçesi Meadow nedir

Meadow ile ilgili cümleler

English: This meadow abounds in frogs.
Turkish: Bu çayır kurbağa doludur.

English: Cows are eating grass in the meadow.
Turkish: İnekler çayırda ot yiyorlar.

English: People with no sense of humor are like meadows with no flowers.
Turkish: Espriden anlamayan insan, çiçeksiz çayır gibidir.

English: "Celestial Wives of the Meadow Mari" is a very good movie.
Turkish: "Celestial Wives of the Meadow Mari" çok iyi bir film.

English: Your sentences were like a green meadow in winter.
Turkish: Cümleleriniz çölde bir vaha gibiydi.

Meadow ingilizcede ne demek, Meadow nerede nasıl kullanılır?

Meadow clover : Çayır tirfili.

Meadow grass : Çimen. Çayır otu.

Meadow mouse : Tarla faresi. Çayır (tarla) faresi.

Meadow pipit : Çayır incir kuşu. Çayır incirkuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kuyruksallayangiller (motacillidae) familyasından, avrupa ve kuzey asya'da çayır ve bataklıklarda yaşayan, türkiye'de orta anadolu'nun kuzey tarafları ile orta karadeniz bölgesinde göç esnasında görülen, diğer bölgelerde ise kışlayan, 15 cm kadar uzunlukta, böcek ve böcek larvaları ile beslenen göçmen bir tür.

 

Meadow rue : Çayırsedefi. Çayır sedefi.

Meadowlands : Minnesota eyaletinde şehir.

Salt meadow : Tuzlak.

Meadowland : Çayırlık.

Meadowlarks : Çayırkuşu. Tarlakuşu.

Hill meadow : Tepe otlağı.

İngilizce Meadow Türkçe anlamı, Meadow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meadow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plain : Açıklık. Düz. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Düzlük. Yalın bir dille. Süssüz. Sadelik. Sade. Vuzuh.

Meadow grass : Çayır otu.

Sod : Oğlancı. Homoseksüel. Çimle kaplamak. Çim. Çim parçası (bir alandan toprağıyla birlikte alınan). Ahbap. Kahretsin. Baş belası. Çimen parçası.

Campagne : Roma'yı (italya) çevreleyen alçak düz topraklar. Düz arazi.

Herbages : Ot. Ot topluluğu. Başkasının otlağında hayvan otlatma hakkı.

Flatland : Eşit yer seviyesi. Yayla. Düz arazi. Engebesiz arazi.

Pasture : Otarmak. Otlamak. Çayırda otlatmak. Gütmek. Otlatmak. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yetiştiricilerin hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri, hayvanlarını otlattıkları alan. Yaylak. Salmalık.

 

Plainest : Sade. Düz. Dürüst. Düzlük. Vuzuh. Sadelik. Yalın. Gösterişsiz. Desensiz. Açık.

Herbage : Ot. Ot topluluğu. Başkasının toprağında otlatma hakkı. Başkasının otlağında hayvan otlatma hakkı.

Sward : Çim.

Meadow synonyms : order thymelaeales, family melastomaceae, genus medinilla, medinilla, rhexia, family melastomataceae, melastomataceae, myrtales, genus rhexia, melastomaceae, rosid dicot family, genus melastoma, order myrtales, thymelaeales, grazing, grassland, backs, pastureland, meadowland, potherb, bents, greensward, lawns, coombe, meads, greens, fielded, grass, grassier, swards, fening, mead, graze.

Meadow ingilizce tanımı, definition of Meadow

Meadow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a meadow. Any field on which grass is grown for hay. Produced, growing, or living in, a meadow. Of the nature of a meadow. A tract of low or level land producing grass which is mown for hay.