Mecaz nedir, Mecaz ne demek

Mecaz; bir edebiyat terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
  • Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor

Edebi terim anlamı:

(Söz sanatı terimi) Gerçek analmından ayrılmış bir kelimenin anlamı hakkında kullanılır. (MECAZ ANLAM, Mecazi mâna, Sens figuré).

Osmanlıca Mecaz ne demek? Mecaz Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mecazi

Mecaz hakkında bilgiler

Mecaz ya da metafor, ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamının dışında kullanılan kavram. Ad değişimi olarak da bilinir. Mecâz sanatı, anlatımı daha etkili kılmak ve söze canlılık kazandırmak amacıyla yapılır. Söze güzellik, güçlülük, canlılık, zarafet, derinlik veya genişlik verir.

Yukarıdaki mısralarda Kandilli semtinin uykularda yüzmesi ve mehtabın sularda sürüklenmesi; sözcüklerin asıl anlamının dışında güzelleştirme, zarifleştirme ve güçlendirme gibi amaçlarla mecaz olarak kullanılmasına örnektir.

"Mecaz" sözcüğü Türkçeye en geç 1300'lü yıllarda, Arapça "macāz" sözcüğünden geçmiştir. Bu sözcük Arapçadaki cwz (geçit, köprü) kökünden gelir. Türkçeye Fransızcadan geçen, Antik Yunancada "taşıma, transfer etme" anlamlarına gelen "metafor" sözcüğü de sıklıkla mecaz ile eşanlamlı olarak kullanılır.

 

Aristoteles tarafından "mecaz" anlamında kullanılan metafor sözcüğü, Antik Çağ'ın sonlarına doğru ise anlam daralmasına uğrayarak Türkçedeki "istiare, eğretileme" kavramları karşılığında kullanılmaya başlanmıştır.

Mecaz ile ilgili Cümleler

  • Bu abartmasız ve mecazi olarak harikulade.
  • Yüzsüzün mecaz anlamı; utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız demektir.
  • Bir mecaz kullanamaz mıyız burada?
  • Mecazi olarak mı konuşuyorsun?
  • "Kaşık düşmanı nasıl?" mecazi argo içeren bir cümle örneğidir.
  • Berbat safra kesesi ameliyatından sonra, hasta hem mecazi olarak hem de kelimenin tam anlamıyla, safra ile doluydu.
  • "Simya" kelimesi günümüz Japonya'sında, inandıkları hiçbir ahlâk değeri olmayan siyasetçilerin veya din madrabazlarının gayr-ı ahlâki yollardan para kazanmalarını ifade etmek sadedinde münhasıran mecazi manasıyla kullanılır.

Mecaz anlamı, tanımı:

Benzetme : Bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işi, benzeti, teşbih. Benzetmek işi.

Gerçek : Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Doğruluk. Yapay olmayan. Yalan olmayan. Gerçeklik. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Temel, başlıca, asıl.

Kavram : Karın zarı, periton. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

 

Metafor : Mecaz.

Mecazımürsel : Benzetme ilgisi bulunmaksızın, neden sonuç gibi türlü ilişkilerle bir sözcüğün başka bir sözcük yerinde kullanılması sanatı, ad aktarması.

Mecazen : Mecaz yoluyla, mecaz olarak.

Mecazi : Mecazla ilgili, mecaz niteliğinde olan.

Mecazlı : Gerçek anlamından saptırılarak benzetmeli olarak kullanılmış (söz).

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Kabul : Bir yere alınma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Akseptans. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma.

Gelecek : Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel. Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati.

Biçim : Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Değişim : Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon. Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Rüzgârın yön değiştirmesi. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım.

Sanat : Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Zanaat.

Mecazlar : (Söz sanatı terimi) Kelime yanaçlarının bir kolu ki öz anlamları dışında kullanılan kelime veya deyimlerden ibarettir. (bk. Addeyişi, Değişleme, Dolaylı adlama, İğretileme, Kapsamlama, Kaydırma, Orunalma, öteleme)

Diğer dillerde Mecaz anlamı nedir?

İngilizce'de Mecaz ne demek? : n. metaphor, figurative expression, simile, trope

Fransızca'da Mecaz : figure [la], trope [le]

Almanca'da Mecaz : n. Allegorie, Metapher

Rusça'da Mecaz : n. идиома (F), иносказание (N)