Melanoz nedir, Melanoz ne demek
Teknik terim anlamı:
Deri veya dokularda kahverengimsi siyah görünüm vermek üzere aşırı melanin toplanması.
Melanoz kısaca anlamı, tanımı
Melanozis : Melanin pigmentinin çeşitli organ ve dokularda anormal olarak birikmesi. Melanin pigmentinin metabolizma bozukluğuyla belirgin hastalık.
Melanozis makuloza : Deride, doğuştan var olan, 1-5 santimetre çapında, sınırlı siyah benekler.
Melanozom : Melanosit.
Kahverengimsi : Rengi kahverengiyi andıran, kahverengiye benzeyen.
Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.
Toplanma : Toplanmak işi.
Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.
Melanin : Endojen pigmentlerinden olan, melanosit adı verilen dentritik hücreler tarafından yapılan, hücreler içinde veya arasında kahverengi veya siyah küçük granüller hâlinde bulunan madde. Vücutta deri, kıl ve göze renk veren hücre içi veya hücreler arasında bulunan, kahverengimsi-siyah tanecikli, melanosit adı verilen dentritik hücreler tarafından üretilen, iç kaynaklı bir pigment. Kara ya da koyu kahverengi olan ve hayvanlarda bulunan bir pigment. Tirozinaz enzimi ile tirozinden meydana gelen, hayvanın derisine renk veren, bitkilerde de bulunan, siyah, kahverengi pigmentler.
Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
Verme : Vermek işi.
Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.
Görün : Mezar, mezarlık.
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
Siyah : Kara, ak, beyaz karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.
Aşırı : Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Diğer dillerde Melanoz anlamı nedir?
İngilizce'de Melanoz ne demek ? : melanosis


Bu kısımda Melanoz nedir? Melanoz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Melanoz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Melanoz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.