Merak nedir, Merak ne demek

Merak; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Merak" ile ilgili cümle

  • "Öteden beri güzel giyinmeye, güzel konuşmaya merakım vardır." - R. N. Güntekin
  • "Meslek dışında biricik merakı, kendi tabiriyle hobisi fotoğrafçılıktı." - H. Taner
  • "Biraz sonra yine bazı sesler işittim / Merak ile merdivenin başına gittim" - E. B. Koryürek

Yerel Türkçe anlamı:

Ahır

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu; gerilim sağlayıcı öğe.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Oyunun seyircide uyandırdığı soru duygusu; gerilimi sağlar.

İngilizce'de Merak ne demek? Merak ingilizcesi nedir?:

curiosity

Almanca'da Merak ne demek?:

neugiede

Fransızca'da Merak ne demek?:

tristimanie

Merak hakkında bilgiler

Merak insanlarda ve hayvanlarda gözlenen araştırma ve öğrenmeye yönelik bir davranış biçimidir. Ayrıca merak bu davranışa yol açan duygunun adıdır. Merak insanlık tarihinde bilim ve teknolojinin gelişmesine yol açan en önemli niteliktir.

Merak insanlarda bebeklik yaşından yaşlılığa kadar her yaşta gözlenen bir davranıştır. Ayrıca memeli hayvanlar, balıklar, sürüngenler ve böcekler dahil bütün hayvanlarda kolayca gözlenebilir.

 

İnsanlık tarihindeki bütün önemli icatlar ve keşifler merak duygusunun sonucudur. Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfetmesi, Thomas Alva Edison'un ampül ve fonoğrafı icat etmesi hep merak duygusundan kaynaklanmıştır.

Merak ile ilgili Cümleler

  • Merak ediyorum - o neden geç kaldı?
  • Merak ediyorum, onu bu kadar kızdıran neydi peki?
  • Merak ediyorum: O neden geç kaldı?
  • Merak ediyordum.
  • Merak bir kediyi öldürdü.
  • Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını merak ediyorum.
  • Ali artık neden benimle konuşmayacak merak ediyorum.
  • Ali bizimle birlikte Boston'a gitmeyi neden istemiyordu merak ediyorum.
  • Merak ediyorum, ilk defa hangi ülke Tatoeba'ya sansür uygulayacak.
  • Burak Tuğba'nın ne yapmaya çalıştığını merak ediyordu.
  • Jale'nin onu ne kadar sevdiğimi bilip bilmediğini merak ediyorum.
  • Gizem merak yaratır ve merak, insanın anlama isteğinin temelidir.
  • Merak ediyordum, bu akşam benimle bir filme gitmek ister misin?
  • Evi boyamayı bitirmenin kaç saat süreceğini merak ediyorum.

Merak kısaca anlamı, tanımı:

Merak etmek : Anlamak veya öğrenmek istemek. kaygılanmak.

Merak getirmek : Kara sevdaya tutulmak.

Merak olmak : Anlamak veya öğrenmek isteği olmak.

Merak sarmak : Bir şeyi edinme, yapma veya onunla uğraşma isteğine kapılmak, bir şeye eğilim duymak.

 

Meraka düşmek : Meraklanmak. kaygılanmak.

Meraka sokmak : Meraklandırmak.

Merakına dokunmak : İlgisini çekmek.

Merakını mucip olmak : Merakına dokunmak.

Merakını uyandırmak : Merak etmesine sebep olmak, meraklandırmak.

Merakta bırakmak : Kaygı içinde bırakmak.

Merakta kalmak : Kaygı içinde olmak.

Merakından çatlamak : Çok kaygılanmak. bir şeyi öğrenmek isteğini aşırı ölçüde duymak.

Meraktan çatlamak : Merakından çatlamak.

Meraktan ölmek : Çok kaygılanmak.

Kırkmerak : Çok meraklı, her şeyi anlamak isteyen.

Mera : Otlak.

Meraklandırma : Meraklandırmak işi.

Meraklandırmak : Meraklanmasına yol açmak, kaygılandırmak, tasalandırmak.

Meraklanış : Meraklanma işi.

Meraklanma : Meraklanmak işi.

Meraklanmak : Bir şeyin sebebini anlamak için çaba harcamak. Kaygılanmak, üzülmek, tasalanmak.

Meraklı : Kaygılı. Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, araştırıcı, mütecessis. Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan. Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse).

Meraklılık : Meraklı olma durumu.

Meraksız : Kaygısız, aldırışsız. Anlama, öğrenme isteğini duymayan.

Meraksızlık : Meraksız olma durumu.

Anlamak : Doğru ve yerinde bulmak. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak.

Öğrenmek : Haber almak. Bellemek. Bilgi edinmek. Yetenek, beceri kazanmak.

İstek : İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep.

Edinme : Edinmek işi, kazanma, iktisap.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.

Uğraşma : Uğraşmak işi.

Düşkünlük : Rezillik, insana yakışmayan hayat biçimi. Paraca sıkıntıda olma, gözden düşme. Düşkün olma durumu, iptila. Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Heves : Gelip geçici istek. İstek, eğilim, arzu, şevk.

Kaygı : Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa. Genellikle kötü bir şey olacakmış düşüncesiyle ortaya çıkan ve sebebi bilinmeyen gerginlik duygusu.

Tasa : Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu. Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam.

Merakça :

Meraksızca : Meraksız bir biçimde.

Diğer dillerde Merak anlamı nedir?

İngilizce'de Merak ne demek? : [Merak] n. curiosity, whim, anxiety, concern, worry, wonderment, interest, hobby, avocation, bug, care, crotchet, disquiet, disquietude, fad, fancy, sensation

Fransızca'da Merak : curiosité [la], dada [le], intérêt [le]

Almanca'da Merak : n. Neugier, Neugierde, Spannung, Vorwitz

Rusça'da Merak : n. любопытство (N), любознательность (F), увлечение (N), влечение (N), вкус (M), беспокойство (N), хандра (F)