Meraklı nedir, Meraklı ne demek

Meraklı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, araştırıcı, mütecessis
  • Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan.
  • Kaygılı.
  • Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse).

"Meraklı" ile ilgili cümleler

  • "O meraklı bir kadındır, patırtı çekemez."
  • "Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı." - Y. K. Beyatlı
  • "Başımı kaldırınca Mustafa'nın meraklı gözleriyle karşılaşıyorum." - A. Ümit

Meraklı hakkında bilgiler

[Bakınız: merak]

Meraklı ile ilgili Cümleler

  • Meraklı bile değil misin?
  • Bir şey hakkında meraklıyım.
  • Ali çok meraklı.
  • Meraklı olabileceğini düşündüm.
  • Küçük çocuklar çok meraklıdır.
  • Meraklı değilim.
  • O meraklı meraklı ona baktı.
  • Ne kadar çok çalışırsan o kadar meraklı olursun.
  • Meraklı değil misin?
  • Meraklı bir bekleyiş içindeler.
  • Ali kesinlikle meraklı.
  • Onun yakın zamanda yayımlanan öykü koleksiyonu Esperanto'da post modern eserlerin meraklılarını heyecanlandırıyor.
  • Meraklı mısın?
  • Meraklı değil misiniz?

Meraklı tanımı, anlamı:

Merak : Düşkünlük, heves. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Kaygı, tasa.

Mera : Otlak.

Meraklılık : Meraklı olma durumu.

 

Anlamak : Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Doğru ve yerinde bulmak. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Sorup öğrenmek. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yarar sağlamak. Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.

Bilmek : Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. İnanmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. Tanımak, hatırlamak. Sorumlu tutmak. İşine gelmek, uygun bulmak. Saymak. Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Araştırıcı : Araştırmacı. Meraklı.

Mütecessis : Gizliyi arayan, gizliyi gözetleyen. Meraklı.

Düşkün : Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş. Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş.

Sürek : Hızlı süren, hızlı giden. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Süren, devam eden zaman.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

 

Kaygılı : Kaygısı olan, üzüntülü.

Diğer dillerde Meraklı anlamı nedir?

İngilizce'de Meraklı ne demek? : adj. curious, nosey, nosy, inquiring, interested, addicted, keen, keen on, hipped, hipped on, inquisitive, inquisitorial, prying, quizzical, snoopy, splenetic

n. curious person, quidnunc, snoop; amateur; fancier, addict, aficionado, enthusiastic follower, buff, devotee, freak; splenetic

Fransızca'da Meraklı : curieux/euse, fouineur/euse, inquisiteur/trice

Almanca'da Meraklı : n. Amateur

adj. indiskret, neugierig, wissbegierig

Rusça'da Meraklı : n. любитель (M)

adj. любопытный, любознательный, тревожный