Metal nedir, Metal ne demek

Metal; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Metal" ile ilgili cümleler

  • "Çıkardıkları metal kutuları, gazeteleri ve cam şişeleri ayrı ayrı çuvallara doldurup götürüyorlar." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Şaşkın

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. Bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur.

Kimya'daki anlamı:

Periyodik çizelgenin sol ve orta tarafında yer alan, dövülebilen, çekilebilen tel ve levha haline getirilebilen, metalik parlaklık gösteren, ısı ve elektrik iletkenliği iyi olan oksitleri bazik özellik gösteren elementler.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: maden]

Bilimsel terim anlamı:

Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (Genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.)

En geniş anlamıyle, arı metalden alaşımlara dek, metal özellikleri gösteren özdek.

 

Genellikle, değişik ölçülerde dövülgenlik, süneklik, yüksek dayanç, ısı ve elektrik iletkenliği özelliği taşıyan artı elektrikli element

İngilizce'de Metal ne demek? Metal ingilizcesi nedir?:

metal

Metal hakkında bilgiler

Metal (Latince: metallum, Yunanca: μέταλλον metallon). Yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, şekillendirmeye yatkın, katyon oluşturma eğilimi yüksek, oksijenle birleşerek çoğunlukla bazik oksitler veren elementler.

Metaller, kendi aralarında soy metaller (altın, gümüş, platin gibi) ve soy olmayan metaller (demir, çinko, alüminyum gibi) şeklinde sınıflandırılabilir. Yarı metaller, iyi metal özelliği göstermez. Bu elementler hem metal, hem de ametal özelliği gösterir. Silisyum, bor, antimon, arsenik gibi elementler yarı metaldir.

Doğada ametaller daha çok bulunsa da periyodik tablodaki elementlerin çoğu metaldir.

Metal ile ilgili Cümleler

  • Kobalt bir geçiş metalidir.
  • Metal, kağıt ve tahta tabaklar satarız.
  • Tom'un heavy metali sevdiğini sana düşündüren ne?
  • Ah canım çelik halat mı koptu, kafana düşeydi ya metaller.
  • Kalsiyum bir alkali metal değildir.
  • Alüminyum bir metaldir.
  • Metal soğuyunca büzülür.
  • Metal bir masam var.
  • Metallerin doğal kaynaklardan elde edilerek kullanım amacına uygun olarak hazırlanmasına metalürji denir.
  • Bir ayna metaldan ya da camdan yapılabilir.
  • Korpiklaani benim en sevdiğim folk metal gruplarından biridir.
  • Metal bir tablom var.
  • Metaller elektriği iletirler.
 

Metal tanımı, anlamı:

Elektrik : Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.

İletken : Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey). Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı.

Parlak : Göze çarpacak kadar başarılı. Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Yüzü güzel (oğlan).

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Bazik : Baz niteliği gösteren. Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan (tuz).

Oksit : Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde.

Antimon : Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb).

Metal bilimi : Genellikle elementleri, özellikle metalleri saf olarak elde eden ve bunların işleme tekniğini belirleyen kimya endüstrisi kolu, metalürji.

Metal yatak : Yapımında metal kullanılan yatak.

Metal yorulması : Metallerin molekül yapısında yük, direnç ve titreşim nedeniyle bozukluk oluşması.

Alkali metaller : Oksitlenmelerini sodyum, lityum, potasyum, rubidyum, sezyum elementlerinin sağladığı metaller.

Metal bilimsel : Metal bilimi ile ilgili, metalürjik.

Metalik : Metal gibi parlak olan. Madenden yapılmış, madenî. Madensel, madenle ilgili.

Metalik boya : Bakır, alüminyum, bronz vb. metalik tozların eklenmesiyle parlak görünüş veren özel boya türü.

Metalik renk : Parlak renk.

Metalografi : Maden, alaşım ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini ve billurlaşma özelliklerini mikroskopla inceleyerek çözümünü yapan bilim kolu.

Metaloit : Metalsi.

Metalsi : Metallerin fiziksel özelliklerini, metal olmayan ögelerin ise kimyasal özelliklerini taşıyan element, madensi, metaloit.

Metalürji : Metal bilimi.

Metalürjik : Metal bilimsel.

Oksijenli : Birleşiminde oksijen bulunan. Oksijenli su ile sarartılmış (saç).

Birleşim : Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi. Birleşme işi.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey.

Dizgi : Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.

Makine : Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.

Satır : Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir bıçak türü. Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan ve alt alta sıralanmış her bir dizi.

Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Metal alkil : Organik alkil radikalinin metal atom veya atomlarıyla oluşturduğu organo metalik bileşikler ailesinin bir grubu.

Metal amino asit şelatları : Eriyebilir metal tuzlarındaki metal iyonlarıyla amino asitlerin reaksiyonu biçiminde ortaya çıkan, ticari olarak kalsiyum amino asit, kobalt amino asit, bakır amino asit, demir amino asit, magnezyum amino asit, mangan amino asit veya çinko amino asit şelatları bulunan maddeler.

Metal anlatmak : Örnek alınacak nitelikte öğretici öykü ya da masal anlatmak

Metal bağı : Metali oluşturan öğeciklerden çözülen değerlik eksiciklerinin, kalan artı yüklü yineli örgü içinde devinmeleriyle tüm yapıda sağlanan ortak bağ.

Metal basınçölçer : (fizik)

Metal boru : Metal özdeklerden yapılmış boru.

Metal boya : Boya sıvısı içinde, ince öğütülmüş metal tozlarını, renk verici olarak bulunduran boya.

Metal bozunumu : Metallerin biçimlerini değiştiren bozunum olayı.

Metal buharlı lamba : Işığın büyük bölümünün metal buharlarının ışımasıyla üretildiği, boşalmalı lamba.

Metal bulaşkan : Metal özdeklerden oluşan bulaşkan.

Diğer dillerde Metal anlamı nedir?

İngilizce'de Metal ne demek? : n. any of several solid mineral elements (such as gold, silver, copper, etc.) that are malleable under heat or pressure and can conduct heat and electricity; element yielding positively charged ions in watery solutions of its salts

v. cover with metal; (British usage) pave a road with broken stone

n. metal, any of several solid mineral elements (such as gold, silver, copper, etc.)

Fransızca'da Metal : métal [le]

Almanca'da Metal : n. Metall

Rusça'da Metal : n. металл (M)