Metre nedir, Metre ne demek

Metre; bir matematik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Metre" ile ilgili cümle

  • "İskenderun körfezine sekiz yüz metre yukarıdan bakıyordum." - R. H. Karay

Kimya'daki anlamı:

m ile gösterilen, SI sisteminde uzunluk birimi.

Bilimsel terim anlamı:

Kutuplardan ekvatora kadar olan uzaklığın on milyonda biri.

Uzunluk ölçüsü, 100 santimetre.

İngilizce'de Metre ne demek? Metre ingilizcesi nedir?:

meter

Fransızca'da Metre ne demek?:

mètre

Metre hakkında bilgiler

Metre bir uzunluk birimidir. Genellikle kısaltması olan m harfi ile gösterilir.

1 metre, ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede aldığı yol olarak tanımlanmıştır.

1 metre aşağıdaki büyüklüklere eşittir.

Metre ile ilgili Cümleler

  • Kasaba deniz seviyesinden 1500 metre yüksekte yer alıyor.
  • Metreyi oku.
  • Yeşil uzaylı, insansıdır ve 3.7 metre boyundadır.
  • Kule 321 metre yüksekliğindedir.
  • Birinin bir karısı olduğunda, hiçbir şey aynı zamanda bir metres sahibi olmayı engellemez.
  • On iki saniyeden kısa sürede yüz metre koşabilir.
  • Burak metresiyle evlenmek için karısı Tuğba'yı öldürdü.
  • Metreye bak.
  • El bombası askerlerden beş metre uzakta patladı.
 

Metre anlamı, kısaca tanımı:

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği.

Birim : Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir kümenin her elemanı. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Metrekare : Kenarı 1 metre olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçüsü birimi.

Metreküp : Kenarı 1 metre olan bir küpün hacmine eşit hacim ölçüsü birimi.

Metre sistemi : Metre, metrekare, metreküp gibi kökü metreye dayanan ölçü sistemi, metrik sistem.

 

Akselerometre : İvmeölçer.

Alkalimetre : Alkaliölçer.

Alkolmetre : Alkolölçer.

Altimetre : Yükseklikölçer.

Ampermetre : Akımölçer.

Anemometre : Yelölçer.

Areometre : Sıvıölçer.

Asidimetre : Asitölçer.

Azotometre : Azotölçer.

Barometre : Basınçölçer.

Bolometre : Işınımölçer.

Çelik metre : Üzerinde ölçü birimleri işaretlenmiş, küçük bir kutuya girebilen, ince çelik metalden yapılmış ölçme aracı.

Dansimetre : Yoğunlukölçer.

Debimetre : Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.

Dekametre : 10 metre uzunluğunda bir ölçü birimi.

Densimetre : Bitkilerin dış kısımları ile toprak üzerinde kapladıkları alanı çeşitli büyüklüklerdeki halkalar yardımı ile ölçen bir alet.

Desimetre : Bir metrenin onda biri uzunluğunda bir ölçü birimi.

Dilatometre : Genleşmeölçer.

Dinamometre : Kuvvetölçer.

Elektrodinamometre : Elektrik akımının şiddetini ölçen cihaz.

Elektrometre : Elektrikte kullanılan türlü ölçü cihazları.

Fotometre : Lşıkölçer.

Füzyometre : Erime ısısını ölçmeye yarayan cihaz.

Galvanometre : Mıknatıslı iğnede oluşan sapmaları gözlemek yoluyla elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan cihaz.

Gazometre : Gazölçer. Gazların toplanması, belirli basınç altında dağıtılması için kullanılan depo.

Grafometre : Planların yapımında, arazi üzerindeki açıları ölçmekte kullanılan araç.

Gramsantimetre : Bir gram ağırlığında bir cismin 1 santimetre yer değiştirmesini sağlayan enerji birimi, kilogrammetrenin yüz binde biri.

Grizumetre : Grizuölçer.

Hektometre : Yüz metrelik uzunluk ölçü birimi (hm).

Hidrometre : Suölçer.

Higrometre : Nemölçer.

İnterferometre : Girişimölçer.

Kalorimetre : Isıölçer.

Kilogrammetre : Bir kilogram ağırlığındaki bir gücün, uygulandığı maddi bir noktayı güç doğrultusunda bir metre yer değiştirmesiyle yapılmış olan işe eşit iş birimi.

Kilometre : 1.000 metrelik uzunluk ölçü birimi (km).

Klinometre : Eğimölçer.

Kolorimetre : Renkölçer.

Kronometre : Süreölçer.

Lüksmetre : Aydınlıkölçer.

Manometre : Basıölçer.

Manyetometre : Manyetik momentleri ve manyetik alanların momentlerini ölçmeye, karşılaştırmaya yarayan alet.

Mikrometre : Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan alet. Mikron. Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop vb. optik aletlerle incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan alet.

Milimetre : Bir metrenin binde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, milim.

Minimetre : Silindir biçimindeki nesnelerin iç çaplarını denetlemekte kullanılan ölçü aleti.

Odyometre : Kimyasal tepkimelerde gazların hacim değişmelerini ölçmeye yarayan araç.

Oleometre : Yağların yoğunluğunu ölçmeye yarayan sıvıölçer.

Ozonometre : Ozonölçer.

Ödyometre : Kimyasal tepkimelerde gazların hacim değişmelerini ölçmeye yarayan araç.

Parametre : Değişken.

Parkmetre : Paralı park yerlerinde aracın kaldığı süreyi belirleyen saat, park sayacı, park saati, parkometre.

Pedometre : Adımsayar.

Piknometre : Özgül ağırlığı ölçmeye yarayan alet.

Pirometre : Çok yüksek sıcaklıkları ölçmeye yarayan alet.

Plüviyometre : Yağışölçer.

Polarimetre : Polarölçer.

Radyometre : Işınölçer.

Sakarimetre : Bir sıvıda çözelti durumunda bulunan şeker miktarını belirlemeye yarayan alet.

Sakkarometre : Sakkarozölçer.

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Sülfürimetre : Bir maddedeki kükürt oranını tespit etmek için kullanılan alet.

Şerit metre : Bezden yapılmış, sarılmaya uygun metre.

Takeometre : Düzenlenmiş arazinin yüz ölçümünü bulup planını yapmaya yarayan alet.

Takimetre : Hareket durumundaki bir cismin hızını ölçmeye yarayan alet.

Takometre : Kameraya takılan ve çekim sırasında geçen kare sayısını ölçen aygıt. Hızölçer.

Taksimetre : Taksilerde ödenecek ücreti gösteren sayaç.

Tansiyometre : Gerilimölçer.

Telefonometre : Telefon konuşmalarının süresini ve sayısını gösteren sayaç.

Telemetre : Fotoğraf makinelerinde, çekimi yapılacak nesneye olan uzaklığı belirterek bunun ayarını yapan düzen. İki nokta arasındaki uzaklığı ölçmeye yarayan gereç. Uzaklık gösteren değerlerin aktarılmasına yarayan araç.

Termometre : Sıcaklıkölçer.

Voltametre : Bir elektrotta, açığa çıkan madde miktarına göre devreden geçen elektrik miktarını ölçmeye yarayan alet.

Voltmetre : Bir elektrik devresindeki gizil güç farkını volt cinsinden ölçmeye yarayan alet.

Metrelik : Uzunluğu herhangi bir metre olan.

Metres : Evli bir erkekle nikâhsız yaşayan kadın, kapama, kapatma, zamazingo.

Metres tutmak : Metresle yaşamak.

Metreslik : Metres olma durumu.

Metreslik etmek : Bir erkekle metres olarak yaşamak.

Meridyen : Boylam.

Çember : Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Yazma, yemeni, başörtüsü. Aşılması, çözümü güç durum.

Kırk : Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 40 ve XL rakamlarının adı.

Milyon : Bu sayının adı. Bin kere bin, 1.000.000.

Kabul : Akseptans. Bir yere alınma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.

Temel : Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler.

Ölçü : Değer, itibar. Ölçüt. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Belirlenmiş boyut. Ölçme sonucu bulunan rakam.

Kısaltma : Kısaltılmış ad veya söz. Kısaltmak işi, taksir.

Metre dizgesi : Uzunluk birimi olarak metre, kütle birimi olarak kilogram ve zaman birimi olarak saniyeyi alan ve tüm doğabilim birimlerini bunlardan türeten ondalık birimler dizgesi.

Metre kare : 8 Bir yüzey değerini ölçmek İçin, o yüzey , birim olmak üzere seçilmiş bir yüzey ile oranlanır. Yüzey birimi, genel olarak, “metre kare” dir. Metre kare, her kenarı bir metre olan karedir. Şekil 49 (matematik)

Metre kübün katları : (matematik)

Metre sayacı : Çeşitli sinema aygıtlarında, uzunluğu metre olarak sapatayan sayaç.

Metre yöntemi : Uzunluk, alan, oylum ölçümünde kullanılan ve onarlı temele dayanan yöntem.

Metrektazi : Gebelik dışı herhangi bir nedenle döl yatağının büyüyüp genişlemesi.

Metrelerce : Mesafe olarak uzun olan.

Metreyle uzunluk : Bir filmin, kuşağın metreyle ölçülen uzunluğu. Ayakla uzunluk'un karşıtı.

Diğer dillerde Metre anlamı nedir?

İngilizce'de Metre ne demek? : n. (British spelling for meter) basic unit of length in the metric system, one hundred centimeters, 39.37 inches; definite measurement; poetic measure; rhythm (in music); instrument that automatically measures quantities of substances (gas, water, or electricity)

n. meter, basic unit of length in the metric system, one hundred centimeters

v. measure, gauge, evaluate

Fransızca'da Metre : mètre [le]

Almanca'da Metre : n. Meter

abbr. m

Rusça'da Metre : n. метр (M)