Mevlevihane nedir, Mevlevihane ne demek

Mevlevihane; kökeni arapça, farsça dillerine dayanır.

  • Mevlevi tekkesi

Mevlevihane hakkında bilgiler

Mevlevihane, Mevlevi tarikatına mahsus tekkelere verilen addır.

XIII. asırda Mevlânâ Celâleddin Rûmi'nin oğlu Sultan Veled tarafından kurulan, fikirlerinden etkilenen Mevlevî tarikatına mensup mevlevîlerin zikir ve devran âyinleri yaptıkları tekkedir. Mevlevihanelerin en büyüğü, tarikatın merkezi olan Konya'daki mevlevihane idi.

Mevlevihaneler genellikle külliye biçiminde planlanmış olup, merkezinde semahane, çevresinde türbe, mezarlık, Meydan-ı Şerif ve mescid yer almaktadır.

Osmanlı saltanatının tarihe karıştığı sıralardaki hududu içinde Konya'dan sonra İstanbul, Manisa ve Gelibolu'dakiler gelirdi. İstanbul'da birçok mevlevihane vardı. Bunlar Galata, Yenikapı gibi bulundukları mevkilerin isimleriyle anılırdı. Mevlevihaneler diğer tarikatlara ait tekkelerden az çok farklı idi.

Mevlevihane kısaca anlamı, tanımı:

Mevlevi : Mevlevilik tarikatına bağlı kimse.

Tekke : Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh. Hapishane. Esrar içilen üstü kapalı yer. İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.

Tarikat : Aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri.

 

Asır : Çağ. Yüzyıl.

Mevla : Tanrı. Efendi, sahip, malik.

Celal : Büyüklük, ululuk. Öfke, kızgınlık.

Rumi : Anadolu Selçuklularının üsluplaştırdıkları filiz, yaprak ve hayvan motiflerinden oluşmuş dolaşık süsleme. Bizans İmparatorluğu'na ve bu imparatorluğun egemenliği altındaki kimselere ilişkin. Anadolu ile ilgili, Anadolu'ya bağlı, Anadolu'da yaşayan.

Sultan : Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah. Bektaşi azizi. Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan. Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz.

Taraf : Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.