Mide nedir, Mide ne demek

Mide; bir anatomi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası
  • Karın, karın bölgesi.
  • Yemek yeme isteği.

Biyoloji'deki anlamı:

Omurgalı hayvanlarda sindirim kanalının yemek borusundan sonra gelen torba biçimindeki şişkin kısmı.

Omurgasız hayvanların sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: karın]

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Omurgalılarda sindirim kanalının yemek borusuyla bağırsaklar arasında kalan torba biçimindeki şişkin kısmı, gaster.

Zooloji alanındaki anlamı:

Omurgalı hayvanlarda, sindirim kanalının yemek borusundan sonra gelen torba biçiminde şişkin kısmı; omurgasız hayvanların sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi.

İngilizce'de Mide ne demek? Mide ingilizcesi nedir?:

stomach, gaster

Fransızca'da Mide ne demek?:

estomac

Mide hakkında bilgiler

Mide; kaslardan oluşan, genişleyebilen bir sindirim sistemi organıdır. Yemek borusu ile ince bağırsak arasında bulunur. Omurgalılar, derisidikenliler, haşaratlar ve yumuşakçalarda bulunur. Sindirimin ikinci fazında (çiğnemeyi takiben) görev yapar. Yiyeceklerin geçici olarak büyük miktarda depolandığı organdır. Rahatlıkla 1.5 litre sıvıyı içinde tutabildiği gibi, maksimum 4 litre sıvı tutma kapasitesi vardır.

 

Mide ile ilgili Cümleler

  • Tom'un midesi guruldadı.
  • Mide ağrın mı var?
  • Mide ağrısı için bir şeyiniz var mı?
  • Bu mide bulandırıcı.
  • Ali arabada on dakikadan daha fazla duramaz, yoksa midesi bulanır.
  • Mide ağrısından muzdaribim.
  • Mide ilacı koymuştum buraya.
  • Bu kadar çok yersen mide fesadı geçireceksin.
  • Tom'a mide kanseri tanısı kondu.
  • Ali midesi bulanmadan on dakikadan çok arabada duramaz.
  • Mide ağrıları geçti.
  • Mide iç organlardan birisidir.
  • Onun bir mide ağrısı vardı.
  • Mide ağrım için bir doktor tarafından muayene edilmek istiyorum.

Mide anlamı, tanımı:

Omurgalılar : Memelileri, kuşları, amfibyumları, sürüngenleri, yuvarlak ağızlıları ve balıkları içine alan hayvanlar âlemi (Vertebrata).

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem. Düzen. Dizge. Model, tip. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni.

 

Yemek : Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Başkasının parasını harcamak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Kandırmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Isırmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Birine alacağını vermemek, ödememek.

Boru : Borazan. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.

Mide bulandırmak : Kuşkulandırmak. kusacak bir duruma getirmek.

Midesi almamak : Çirkin bir şey karşısında huzursuz olmak, rahatı kaçmak. hastalık, tiksinme vb. sebeplerle bir şeyi yiyememek.

Midesi bulanmak : İğrenmek, tiksinmek. kusacak gibi olmak. huzursuz olmak, rahatı kaçıp tedirgin olmak, hoşlanmamak. kuşkulanmak, işkillenmek.

Midesi ekşimek : Yeni yenilmiş yiyeceklerden ötürü midede rahatsızlık duymak.

Midesi ezilmek : Açlık duymak.

Mideye indirmek : Yemek içmek. haksız yere, kanunsuz olarak para kazanmak.

Mideye oturmak : Yenilen şey sindirilmeyip mideye rahatsızlık vermek.

Mideyi bastırmak : Hafif şeyler yiyerek açlığını gidermek.

Mide ağzı : Yemek borusunun mideye açılan alt ucu.

Mide fesadı : Çok ve çeşitli yemenin yol açtığı mide bozukluğu.

Mide kapısı : Midenin onikiparmak bağırsağına açılan alt ucu.

Mide spazmı : Mide duvarındaki düz kasların çeşitli sebeplerle kasılı kalması durumu.

Mide fesadına uğramak : Çok ve çeşitli yiyecekler yemekten midesi bozulmak.

Mideci : Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen (kimse).

Midesiz : Hiçbir şeyden tiksinmeyen, en iğrenilecek şeyler karşısında bile tiksinti duymayan. Uygunsuz tutum ve davranışlar içerisinde olan kadınları kabullenen erkek. Yenmeyecek şeyleri yiyen.

Midevi : Mideye uygun olan, mideye iyi gelen. Mide ile ilgili olan.

Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer : "kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Kalbin yolu mideden geçer : "bir kimsenin sevgisi kazanılmak istendiğinde ona güzel yiyecekler ikram edilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır : Önemsiz, küçük gibi görünen bir şeyin kötü ve olumsuz bir izlenim yarattığını anlatan bir söz.

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Getiri : Kazanç. Yarar. Faiz.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Geniş : Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Karın : Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Döl yatağı. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. İç, gönül, akıl, kafa. Mide.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Mide alkalozisi : Uzun süreli kusmayla kaybedilen aşırı derecede mide sıvısı nedeniyle sekilenen alkali fazlalığı

Mide bağırsak kanaması : Mide-bağırsak kanalının herhangi bir yerinden kaynaklanan kanama, gastrointestinal hemoraji.

Mide bağırsak kıl kurtları : İnsanlarda ve evcil hayvanlarda sindirim sisteminde parazitlenen Cooperia, Dictyocaulus, Hyostrongylus, Mecistocirrus, Nematodirus, Nippostrongylus, Ostertagia, Marshallagia, Haemonchus, Teladorsagia ve Trichostrongylus gibi birçok cinsi içeren nematod ailesi, Trichostrongylidae.

Mide bezleri : Midedeki sindirim enzimlerini salgılayan, basit ya da birleşik tüp şeklinde olan, mide duvarının kaidesinde bulunan, pepsin, renin, hidroklorik asit ve mukus salgılayan bezler. Gastrik bezler. (biyoloji) Mide suyunu salgılayan bezler.

Mide büyük büklümü : Midenin ön ve arka yüzlerini birbirinden ayıran ve ventrosinister olarak bulunan dış bükey kenar, kurvatura mayor.

Mide çöküntüsü : Karaciğerin viseral yüzünde midenin yaslanması sonucu oluşan çöküntü, impresyo gasrtika.

Mide divertikülümü : Genç domuzlarda yemek borusunun hemen üstünde yutağın arka duvarında yer alan, anatomik, küçük kese.

Mide evresi : Tek mideli hayvanlarda besin maddelerinin mideye gelmesiyle mide mukozasının mekanik olarak uyarılmasıyla gastrin, hidroklorik asit, pepsinojen ve mukus sekresyonu salgılanan evre.

Mide genişlemesi ve dönmesi : Önce içerik ve gaz ile genişlemiş olan midenin, yemek borusu ile birleştiği noktada saat yönünde dönmesi sonucu oluşan burulma veya bükülme, gastrik dilatasyon, mide volvulusu, gastrik volvulus. Dalak da mideyle karaciğer veya diafragma arasında sıkışır ve V-biçiminde bükülür. Özellikle iri cüsseli ve geniş göğüs yapısına sahip köpek ırklarında görülür.

Mide habronemozisi ve draşhiozisi : Mideye yerleşen Habronema ve Draschia türlerinin tek tırnaklılarda oluşturduğu hastalık tablosu. Habronema türlerinin erişkinleri mide de hafif kataral bir gastritise neden olurken, Draschia türlerinin erişkinleri mide de içinde kazeöz bir kitle ve parazitler bulunan fibröz nodül oluşumuna neden olurlar.

Diğer dillerde Mide anlamı nedir?

İngilizce'de Mide ne demek? : [Kings of Mide] v. measure; gauge; span; meter

n. Mi

adj. gastric

Fransızca'da Mide : estomac [le]

Almanca'da Mide : n. Magen

Rusça'da Mide : n. желудок (M), вкус (M)

adj. желудочный