Miosis türkçesi Miosis nedir
- Miyoz.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Göz bebeği daralması.
- Miyozis.
- Gözbebeği büzülmesi.
- Göz bebeği büzülümü.
Miosis ingilizcede ne demek, Miosis nerede nasıl kullanılır?
Schistosomiosis haematobia : Şistosomozis hematobiya. Üriner şistosomozis.
Schistosomiosis intercalatum : Orta afrikada schistosoma intercalatumun neden olduğu karın ağrısı, kanlı ve mukuslu olabilen ishal, rektal valf kapağının mukozasında hiperplazi, rektal duvarlarda yangı ve polip oluşumuyla belirgin endemik sindirim sistemi hastalığı. Şistosomozis interkalatum.
Schistosomiosis japonica : Şistosomozis japonika. Uzak doğuda endemik olarak görülen bağırsak, dalak ve karaciğeri etkileyen, schistosoma japonicumun neden olduğu, erken dönemlerinde serum hastalığına benzeyen, kronik dönemde ise karaciğer, akciğer, merkezi sinir sistemindeki yumurtaların etrafında fibröz doku oluşumu gibi ciddi lezyonların oluştuğu paraziter hastalık.
Semiosis : İşaretler içeren aktivite. Birşeyler bir organizmaya işaret olacak şekilde hareket ettiklerinde sembolik veya ruhsal süreç (psikoloji terimi). Gösterme süreci.
Tropomiosin : Tropomiyozin. Kalsiyum iyonlarının yokluğunda aktin ve miyozin ipliklerinin etkileşimini ve kasılmayı engelleyen, çizgili kasın ince ipliklerinde bulunan, üzerinde yedi aktin ve üç troponin bağlama yeri bulunan, her biri yaklaşık 35000 molekül ağırlığında iki paralel alfa heliks yapısındaki polipeptidin oluşturduğu halkalanmış halka şeklindeki bir protein.
Chemiosmotic coupling : Ozmotik yoğunluğa bağlı olarak hidrojen iyonlarının mitokondri zarını geçerek atp sentezlenmesini sağlaması. Kemiozmotik bağlanma.
Abstemiousness : Feragat. Azla yetinme. Ölçülü olma. Aşırıya kaçmama. Perhizkarlık. Kendini tutma (özellikle yeme içme konusunda). Riyazet. Özellikle yeme içme konusunda kendini tutma. Çok yiyip içmekten sakınma.
Abstemious : Çok yemek ve içmekten sakınan. Özellikle yeme içme konusunda kendini tutan. Kanaatkar. Aşırı yiyip içmekten sakınan. Tensel zevklerle az ilgilenen. Yeme içmede azla yetinen. Kendini tutan (özellikle yeme içme konusunda). Perhizkar. Perhiz yapan. Aşırıya kaçmayan.
Miotic drug : Gözün pupillasındaki sempatik etkiyi kaldırarak göz pupillasının daralmasına neden olan ilaç. Miyozis yapan ilaç.
Abstemiously : Özellikle yeme içme konusunda kendini tutarak. Kendini tutarak (özellikle yeme içme konusunda). Bir dereceye kadar. Ilımlı olarak. Aşırıya kaçmadan. Perhiz yaparak. Tutumlu bir şekilde.
İngilizce Miosis Türkçe anlamı, Miosis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Miosis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Abaksiyal. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).
A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.
Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.
A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.
Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.
Unconditioned reflex : Şartsız refleks. Bir uyartıya cevap olarak irade dışı meydana getirilen refleks.
A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.
A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
Telophase : Hücre bölünmesinde karyokinezin son safhası olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hale geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filamentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplazma bölünmesinin olacağı safha. Hücre bölünmesinde karyokinezin son evresi olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hale geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filamentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplazma bölünmesinin olacağı evre. Telofaz.
Karyokinesis : Hücre çekirdeğinin bölünmesi. (biyoloji) karyokinez. Mitoz. Karyokinez. Hücre çekirdeği bölünmesi sırasında meydana gelen değişiklikler. Çekirdek bölünmesi. Mitoz bölünmede çekirdekte ortaya çıkan değişikliklerin tümü.
Miosis synonyms : cellular division, inborn reflex, reflex response, reduction division, pupillary reflex, innate reflex, instinctive reflex, light reflex, meiosis, a clay, abdomen, reflex action, nondisjunction, prophase, segregation, abdominal fat necrosis, anaphase, abdominal pain, abdominal distention, a c syndrom, myosis, metaphase, cell division, abdominal ovariectomy, abamectin, reflex, cytokinesis, physiological reaction, a amplitude mod.

Bu kısımda Miosis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Miosis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Miosis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Miosis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.