Mobil nedir, Mobil ne demek

Mobil; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Mobil kısaca anlamı, tanımı:

Mobil telefon : Araç telefonu. Cep telefonu.

Mobilize : Hareketli.

Mobilize etmek : Harekete geçirmek.

Mobilya : Oturulan, yemek yenilen, çalışılan, yatılan yerlerin döşenmesine yarayan taşınabilir eşyaya verilen genel ad, möble.

Mobilyacı : Mobilya yapan veya satan kimse. Mobilya satılan dükkân.

Mobilyacılık : Mobilya yapma veya satma işi.

Mobilyalı : Mobilyası olan, döşenmiş, möbleli.

Mobilyasız : Mobilyası olmayan, döşenmemiş, möblesiz.

Ağaç mobilya : Oturma, yemek yeme, çalışma, yatma vb. işlerin yapılmasında kolaylık ve rahatlık sağlayan, parçalarının büyük çoğunluğu masif, lifli, yongalı ve tabakalı ağaç malzemeden yapılan, taşınabilir veya sabit olarak kullanılan eşya.

Antika mobilya : Eski dönemlerde imal edilmiş olup ana hatlarında herhangi bir değişiklik yapılmayan ve belli bir ekole göre adlandırılan mobilya.

Grup mobilya : Benzer yapı ve görünüşteki elemanların kendi aralarında üst üste veya yan yana konulmasıyla elde edilen bir sistem mobilya.

İskelet mobilya : Oturma grubuna giren koltuk, kanepe, sandalye, kolçaklı sandalye, sallanan koltuk vb. mobilyanın masif ağaç malzemeden yapılmış olan esas taşıyıcı kısımları.

 

Kaplamalı mobilya : Yüzeyleri ağaç, plastik vb. levhalarla kaplanmış mobilya.

Modern mobilya : Antika, taklit, stil mobilyaların dışında kalan ve genellikle düz hatlardan meydana gelen mobilya.

Oturma mobilyası : Boyutları ve şekli insan vücudunun ölçülerine uygun olan ve rahat oturmayı sağlayan, oturma yüzeyi elastik veya elastik olmayan malzemeden yapılmış olan mobilya.

Stil mobilya : Antika mobilyanın özelliklerini kısmen yansıtan ve teknolojik gelişmelerden yararlanılarak üretilen mobilya.

Taklit mobilya : Antika mobilyanın özelliklerini aynen uygulayarak sonradan yapılmış olan mobilya.

Yatak mobilya : Boyutları ve şekli insan vücudunun ölçülerine uygun olan ve rahat yatmayı sağlayan, yatma yüzeyi elastik malzemeden yapılmış mobilya.

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

Taşınabilir : Taşınır.

Parça : Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri. Nesne. Pasaj. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime.

 

Hava : Esinti. Müzik parçalarında tür. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Gökyüzü. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Tarz, üslup. Çevreyi kuşatan boşluk. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Keyif, âlem. Çekicilik.

Hareket : Davranış, tutum. Devinim. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Yola çıkma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem.

Kımıl : Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

Heykel : Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.

Mobil almaç varsayımı : Almaç moleküllerinin hücre zarı içinde sabit bir yapıda değil hareketli bir yapıda bulunduğunu savunan görüş.

Mobilite : [Bakınız: akışkanlık] [Bakınız: devingenlik] Hareket yeteneği, hareketlilik.

Mobilizasyon : Harekete gelme veya getirme.

Mobilya tekeri : Bazı mobilyaların hareketini sağlamak amacı ile ayaklarına takılan küçük döner eklenti.

Mobil ile ilgili Cümleler

  • Mobilya tozluydu.
  • Geleneksel Japon mobilyaları çivi ya da vida kullanılmadan yapılır.
  • Mobilya anneme aittir.
  • Mobilyamızı taşımak için bir kamyon kiraladık.
  • Bu oda çok küçük, bu yüzden fazla mobilya koymak mümkün değil.
  • Onlar mobilya satar.
  • Ali bir veranda mobilya getirdi.
  • Evlendiklerinde birkaç parça mobilya parçası satın aldılar.
  • Mobilyalarınızın yerini ya da ev veya ofisinizin dekorasyonunu sık sık değiştirmekten hoşlanır mısınız?
  • Mobilyayı çizmemek için dikkatli olun.
  • Odada hiç mobilya yok.
  • Mobilyalar tozluydu.
  • Mobilyama ne oldu?
  • Hiç mobilyam yok.

Diğer dillerde Mobil anlamı nedir?

İngilizce'de Mobil ne demek? : [Mobil] n. world's second largest petroleum company (recently merged with Exxon)

adj. mobile, moveable, portable, of motion, of movement; changeable; alert, attentive, ready

n. motive, intention

Almanca'da Mobil : hareketli, gezici, Immobilien, mobil, Mobilmachung