Moderatenes türkçesi Moderatenes nedir

  • Bir görüş, kanı ya da tutumun aşırılıktan kaçınılarak ortalama eğilimle benimsenme durumu.
  • [#ılım Ilımlılık].

Moderatenes ingilizcede ne demek, Moderatenes nerede nasıl kullanılır?

Moderateness : Ehvenlik. Ilımlılık. Ucuzluk. Ölçülülük.

Immoderateness : Abartılılık. Aşırı olma durumu. Abartmalı olma durumu. Şişirilmişlik. Aşırılılık. Aşırılık. Mübalağalı olma durumu.

Moderate breeze : Sakin meltem. Orta kuvvette meltem.

Moderate gale : Orta şiddette fırtına. Mutedil fırtına.

Moderate inflation : Ilımlı enflasyon. Enflasyon oranının hiçbir biçimde iki haneli rakamlara ulaşmadığı halde halkın açıkça etkilerini hissettiği ve fiyat artışlarının devam edeceği yönünde beklenti oluşturduğu ve sürdürdüğü enflasyon ortamı. krş. dörtnala enflasyon, hiper enflasyon, sürünen enflasyon.

Immoderate : Ölçüsüz. Dengesiz. Çok fazla. İtidalsiz. Aşırı.

Moderate price : Uygun fiyat.

Moderate item : Bir tutum sürekliliğinin uç değerlerini oluşturan aşırı sınarlar arasında yer alan ortalama tutumlara ilişkin sınar. Ilımlı sınar.

Moderate sized : Orta büyüklükte.

Moderate prices : Uygun fiyat.

İngilizce Moderatenes Türkçe anlamı, Moderatenes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moderatenes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clemencies : Müsamaha. Ilımanlık. Hoşgörü. Şefkat. Merhamet. Uysallık. Havanın güneşli ve ılık olması. Yumuşaklık.

Moderate : Yatışmak. Hafifletmek. Ilıman. Yatıştırmak. Orta. Ilımlı kimse. Ilımlı. Hafiflemek. Yumuşatmak. Yumuşamak.

Level : Seviyeli. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Dürüst. Dengeli. Düz. Namuslu. Ölçülü. Aynı seviyede. Düzgünleştirmek. Eşit düzeye getirmek.

Decencies : Ahlaklılık. Edep. İtidal. Terbiye. Ilım. Anlayışlılık. Namus. İncelik. Nezaket.

Modesties : Haya. İffet. Gösterişsizlik. Alçakgönüllülük. Alçak gönüllülük. Kanaat. Utanç. Ar. Tevazu.

Moderation : Yeğinliği azaltma, aşırılığı olağan bir ölçüye indirme. Yavaşlama. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri. Yatıştırma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İşletme koşullarını daha kolay denetleyebilmek için tepkime hızını azaltma. ışınetkin özdeklerin parçalanmasıyla ortama dağılan nötronların yavaşlatılmaması. Azalma. Yumuşatma. İtidal.

Composure : Rahat. Kontrol. Huzur. İtidal. Soğukkanlılık. Dinginlik. Kendine hakimiyet. İrade gücü. Sakinlik.

 

Continence : Ölçülülük. Dışkı veya idrar tutma. İtidal. Kendini tutma. Kontinans.

Inexpensiveness : Fazla pahaya patlamama durumu. Pahalı olmama durumu. Düşük fiyatlı olma durumu. Ucuz olma durumu. Ucuzluk.

Degree : Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri. Derece. Mertebe. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Öğrenim derecesi. Rütbe. Düzey. Ayar. Mevki. Diploma.

Moderatenes synonyms : equanimity, conservativeness, moderateness, equability, reasonableness, clemency, golden mean, balminess, mildness, grade, modestness, immoderate, moderations.

Moderatenes zıt anlamlı kelimeler, Moderatenes kelime anlamı

Expensiveness : Pahalılık.

Immoderation : Abartı. Ölçüsüzlük. Aşırılık.

Moderate : Azaltmak. Makul kimse. Ilıman. Başkanlık etmek. Hafiflemek. Orta. Ilımlılaştırmak. Azalmak. Ilımlı. Hafifletmek.

Moderatenes antonyms : immoderate.