Molarite nedir, Molarite ne demek

Molarite; Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Bir litre çözeltide çözünen maddenin mol sayısını esas alan çözeltinin M ile gösterilen derişim birimi.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir litre çözeltideki çözünen maddenin mol gram sayısı, molar çözelti, molar konsantrasyon, M.

Molarite hakkında bilgiler

Molarite, bir litre çözeltide çözünmüş halde bulunan maddenin mol sayısı. Birimi molardır. M simgesiyle gösterilir. Kısaca Formülü mol/hacim=n/V dir bir litre çözeltide çözünmüş olarak bulunan maddenin mol sayısıdır Molarite: Bir litre çözeltide çözünmüş olan maddenin mol sayısıdır. M harfi ile gösterilir ve birimi mol/litre dir. M= n / V N = çözünen maddenin mol sayısı (mol)

Molarite tanımı, anlamı

Mola : Yorgunluğu gidermek için duraklama. Voleybol ve basketbolda takımların oyun içinde taktik alışverişleri yapmak için aldıkları dinlenme. Ara verme. Koyuverme

Tür molaritesi : Bir türün, mol/L olarak ifade edilen ve köşeli parantezle ([ ]) gösterilen denge molaritesi ile eş anlamlı olan denge derişimi. Asetik asit çözeltisindeki asetat veya hidrojen iyonu derişimi gibi.

Molar konsantrasyon : Molarite.

Konsantrasyon : Derişim. Dikkat toplaşımı.

Molar çözelti : 1 litre çözelti içinde, 1 mol çözünen özdek bulunduğunu gösteren bir tür derişim ölçüsü. Molarite.

 

Gösterilen : Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik. Bir adın kaplamı olan nesne.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Derişim : Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.

 

Çözünen : Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80’lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

Kısaca : Oldukça kısa, biraz kısa. (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa, hülasaten.

Simge : Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Konsa : Taşlık.

Litre : Sıvıları ölçmede kullanılan, bir desimetreküp hacminde ölçü birimi. Bu birimde bir kabın alabileceği miktarda olan.

Form : Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.

Diğer dillerde Molarite anlamı nedir?

İngilizce'de Molarite ne demek ? : molarity