Moloz nedir, Moloz ne demek

Moloz; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı.
  • Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse)

"Moloz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İki güzel filmin arkasından peş peşe on tane moloz film sıralanınca insanın nefesi kesiliyor." - B. R. Eyuboğlu

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

(Doğaçlama) Türk doğaçlama tiyatrosunda figürana verilen ad.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: döküntü]

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Körm. O.):Türk Tulûat Tiyatrolarında figürana verilen ad.

Almanca'da Moloz ne demek?:

gesteinschutt

Moloz kısaca anlamı, tanımı:

Moloz duvar : Moloz taşlarla yapılmış olan duvar.

Moloz taş : Kaba, pürüzlü taş.

Molozluk : Molozla dolu toprak yığını. Değersizlik, işe yaramaz olma durumu.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Arazi, tarla. Memleketli. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Ülke. Kara.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

Karışık : Karışmış. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık. Saf olmayan. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

 

Kırıntı : Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Eser, iz, belirti. Bir şeyden ayrılan küçük parça. Küçük kalıntı.

Döküntü : Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Bozuntu. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Dökülmüş, saçılmış şeyler. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat.

İnşaat : Yapma işi, yapım. Yapımı süren bina.

Değersiz : Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.

Moloz döşek : (Mimarlık) Temel duvarları içine kaba taşlarla yapılan dolgu döşek.

Moloz kayması : Çimentolanmamış, gevşek kayaç döküntülerinin ve topraklarının, çok ıslanmış kil gibi kaygan bir düzlem üzerinden aşağıya doğru kayması ya da yuvarlanması.

Molozma : Küçük balıkları avlamak için kullanılan balık ağı.

Molozma ağı : Barbunya, çipura, kefal, levrek, karagöz, dil, istavrit, tekir, gümüş ve kırlangıç gibi balıkların avcılığında kullanılan uzunluğu 600-1000 m, derinlikleri 1-2 m ve tor göze genişlikleri 18-32 mm arasında değişebilen fanyalı bir ağ, kamput ağı.

 

Moloz ile ilgili Cümleler

  • Okul binasının olduğu yerde büyük bir moloz yığını var.
  • Moloz sokakları kirletti.
  • Bina moloz haline geldi.
  • Binanın olduğu yerde bir moloz yığını var.
  • 3 yaşındaki erkek çocuk ve 88 yaşındaki kadın moloz altında gömüldükten sonra kurtarıldı.

Diğer dillerde Moloz anlamı nedir?

İngilizce'de Moloz ne demek? : n. rubble, rubbish

Fransızca'da Moloz : plâtras [le], décombres, gravats

Almanca'da Moloz : n. Abraum, Mauerwerk, Schutt

Rusça'da Moloz : n. щебень (M)