Mountain range türkçesi Mountain range nedir
- Dağ sırası.
- Sıradağ.
- Uzay alanında kullanılır.
- Sıra dağlar.
- Engebeler.
- Sıradağlar.
- Yer ve ay yüzeyindeki dağ, sıradağ ve dağağızlarının ortak adı.
- Dağ silsilesi.
Mountain range ile ilgili cümleler
English: It's the only waterfall in this mountain range.
Turkish: O, bu dağ silsilesinde tek şelaledir.
English: What's the name of the mountain range?
Turkish: Dağ silsilesinin adı nedir?
Mountain range ingilizcede ne demek, Mountain range nerede nasıl kullanılır?
Mountain : Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek; eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad. Yığın. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Dağ. Cebel.
Range : Sıra (dağ veya tepe). Uzanmak. Dağılım genişliği. Yemek pişirmekte kullanılan ocak. Ulaşı. Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım. Diziyi oluşturan verilerin en büyük ve en küçük ölçümle elde edilmiş değerler arasındaki fark. Mesafe (görüş veya atış). Dolaşmak. Sıralamak.
Mountain ash : Üvez ağacı. Galler'de yerleşim yeri. Üvez.
Mountain chain : Engebeler. Sıra dağlar. Sıradağlar. Kıvrımlı dağların, tekne ve kemerlerle birbirini izleyerek ve kimi kez yaylar çizerek belli bir yönde uzanmaları. Dağ silsilesi. Sıradağ. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Yer ve ay yüzeyindeki dağ, sıradağ ve dağağızlarının ortak adı. Dağ sırası.
Mountain climate : Dağ iklimi. Yeryuvarının neresinde bulunursa bulunsun, dağlar ve yüksek yaylalarda görülen ve özellikleri "yükseklik" ve "bakı"ya dayanan iklim türü.
Mountain cock : Çalıhorozu. Orman horozu.
İngilizce Mountain range Türkçe anlamı, Mountain range eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mountain range ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.
Absolute value : Saltık değer. Mutlak değer. Salt değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür).
Accidental error : İstemeyerek yapılan hata. Rastlantısal hata. Rasgele hata. Arızi hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Tesadüfi hata. Rasgele yanılgı.
Sierra : Bir kadın ismi. Sivri dağlık arazi. Dağ sinsilesi. Dişli doruk.
Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.
Sierras : Bir kadın ismi. Dişli doruk.
Aerolite : Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit veya meteor taşı. Göktaşı. Havataşı. Meteorit. Aerolit. Taşımsı göktaşı.
Accuracy : Dikkat. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Ayar. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Titizlik. İncelik. Tamlık. Sağıllık. Doğruluk. Hassasiyet.
Mountain range synonyms : range of mountains, chain of mountains, absolute orbit, cordilleras, absorptive power, acceleration due to gravity, mountains, airglow, mountain chain, absolute parallax, ridge, ridges, cordillera, absolute brightness, absorption line, adhara, altair, albedo.

Bu kısımda Mountain range kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mountain range ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mountain range anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mountain range ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.