Mouth türkçesi Mouth nedir
- Geme alıştırmak.
- Akarsuyun göle döküldüğü yer.
- Kesici aletlerin keskin yanı.
- Sürekli aynı şeyleri söylemek.
- Zırlamak.
- Dırdır etmek.
- Kavşak.
- Giriş yeri.
- Ağız.
- Söylemek.
- Dudak bükmek.
- Boğaz.
- Dudaklarını kıpırdatmak.
- Dudaklarını oynatarak konuşur gibi yapmak.
- Tane tane söylemek.
Mouth ile ilgili cümleler
English: Ali is never be able to keep his mouth shut.
Turkish: Ali asla ağzını kapalı tutamaz.
English: Ali can't keep his mouth shut.
Turkish: Ali ağzını kapalı tutamıyor.
English: Ali covered his mouth with his hand.
Turkish: Ali eliyle ağzını kapattı.
English: Ali covered his nose and mouth with his handkerchief.
Turkish: Ali mendiliyle burnunu ve ağzını kapattı.
English: Ali covered his mouth when he sneezed.
Turkish: Ali hapşırdığı zaman ağzını örttü.
Mouth ingilizcede ne demek, Mouth nerede nasıl kullanılır?
Mouth cavity : Ağız boşluğu.
Mouth opening : Ağız açıklığı. Ağız açma.
Mouth organ : Mızıka. Ağız mızıkası. Armonika.
Mouth part : Ağız parçası.
Mouth to mouth respiration : Ağız ağıza solunum yöntemi. Ağız ağıza solunum.
Mouth watering : Ağız sulandırıcı. Nefis.
Foot and mouth disease : Şap hastalığı. El ayak hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. Dabak hastalığı.
Word of mouth advertising : Sözlü reklam.
Bad mouth : Bok atmak. Kötülemek. Çamur atmak. Bir kimse hakkında yüz kızartıcı ve yalan şeyler söylemek. Aşağılamak ve eleştirmek.
With his mouth full : Ağzı yemek dolu bir şekilde. Ağzı dolu bir şekilde.
İngilizce Mouth Türkçe anlamı, Mouth eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mouth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pouting : Somurtmak. Surat asmak. Surat asma. Somurtma. Dudaklarını uzatmak. Surat etmek. Mezgit türünden bir balık. Darılmak. Dudak bükme.
Allege : İddia etmek. İtham etmek. Kanıt olarak göstermek. İleri sürmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Mazeret olarak göstermek. Bahane etmek.
Inletting : Haliç. Körfez. Giriş noktası. Giriş ağzı. Methal. Küçük körfez. Körfezcik. Koymak.
Constrictor : Sıkıcı adale. Sıkıcı adele. Konstriktör. Büzücü. Boa yılanı. Büzücü, sıkıcı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konstriktor. Çekici ya da kısaltıcı olan.
Arteria lingualis : Dil atardamarı. Arterya lingualis.
Scoffing : Hapır hupur yemek. Dalga geçmek. Kıtıra almak. Alay etmek. Maskara etmek. Yemek. Gülmek. Oburca yemek. Eğlenmek.
Constrict : Daraltmak. Sıkıştırmak (elbise vb). Büzme. Kısmak. Sıkıştırmak. Baskı yapmak. Sıkmak. Kısıtlamak. Büzmek.
Gob : Gemici. Küme. Fıska. Eski üretim alanı. Tükürük. Pıhtı. Denizci er. Kütle.
Junctions : Bağlantı noktası. Dörtyol ağzı. Birleşme yeri.
Affirm : Beyan etmek. Söz vermek. Doğrulamak. İleri sürmek. Tasdik etmek. Bildirmek. İddia etmek. Tekrarlamak. Olumlamak.
Mouth synonyms : rima oris, oral fissure, lingual vein, human face, vena lingualis, lingual artery, blubbering, constriction, girns, brims, interchanges, blubber, cross roads, make a face, grousing, beastings, accent, conflux, apprise, articulate, groused, bellyaches, salivary gland, apprize, junction, buccal cavity, rima, confluences, entrance, carp, tongue, defiles, girn.
Mouth zıt anlamlı kelimeler, Mouth kelime anlamı
Whisper : Dedikodu yapmak. Fıs fıs konuşmak. Fısıldamak. Hışırdamak. Fısıldaşmak. Kulağına söylemek. İma. Fısıltı ile konuşmak. Dedikodu. Fısıltı.
Shout : Banlamak. Haykırış. Ses. Bağırmak. Çağırmak. Bağırma. Kışkırmak. Bağırarak söylemek. Haykırmak. Seslenmek.
Close up : Kapanmak. Şıkışmak. Birbirine yaklaşmak. Kapanmak (işyeri). Kapamak (işyerini). Bitirmek. Geçici olarak kapatmak. Kapatmak. Engellemek. Yakın görüş.
Mouth antonyms : specify.
Mouth ingilizce tanımı, definition of Mouth
Mouth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the cavity, containing the tongue and teeth, between the lips and the pharynx. To rant. The opening through which an animal receives food. To seize or grind with the mouth or teeth. The aperture between the jaws or between the lips. To vociferate. To devour. To chew. The buccal cavity. To take into the mouth. To speak with a full, round, or loud, affected voice.

Bu kısımda Mouth kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mouth ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mouth anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mouth ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.