Mumyalaşma nedir, Mumyalaşma ne demek

Mumyalaşma; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Doku veya organın hayatiyetini kaybederek kuru ve sert bir kitle hâlini alışı, mumifikasyon.

Dölüt mumyalaşması.

Mumyalaşma kısaca anlamı, tanımı

Mumya : Birtakım özel ilaçlar kullanılarak bozulmayacak duruma getirilmiş ceset. Çok zayıf kimse

Dölüt mumyalaşması : Gebelikte ölerek döl yatağı içerisinde kalan steril dölütün suyunu kaybedip üzerinin kuru ve buruşuk bir deriyle örtülerek esmer veya siyah bir renk ve köseleyi andıran mumya hâlini alması, fetüsün mumifikasyonu, fetal mumifikasyon, mumifikasyon, mumyalaşmış dölüt, mumifiye fetüs, mumyalaşma. Kısrak ikiz gebeliklerinde dölütlerden birinin mumyalaşması tipik bir bulgudur.

Mumifikasyon : Dölüt mumyalaşması.

Hayatiyet : Yaşama gücü, canlılık.

Hayati : Hayatla ilgili. Büyük önem taşıyan, önemli.

Alışı : Bir araştırma sürecinde, yöntemin uygulanması ve yordamların kullanılmasında alışıla gelmiş yol.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Kitle : Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.

 

Hayat : Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.

Dölüt : Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.

Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Haya : Er bezi.

Alış : Alma işi.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Mumyalaşma anlamı nedir?

İngilizce'de Mumyalaşma ne demek ? : mummification