Nüfuz nedir, Nüfuz ne demek

Nüfuz; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • İçine geçme
  • Söz geçirme, güçlü olma, erk.

"Nüfuz" ile ilgili cümle

  • "Birbirlerinin servetlerini, nüfuzlarını, rütbelerini, kabiliyetlerini bilirlerdi." - A. Ş. Hisar

Nüfuz tanımı, anlamı:

Nüfuzu altında tutmak : Söz geçirme gücünü üstün kılmak, egemenliği altında bulundurmak.

Nüfuz etmek : Etkili olmak. inceliğine varmak, anlamak. bir şeyin içine işlemek, geçmek.

Nüfuz ticareti : Bir kimsenin bulunduğu makamın gücüne dayanarak bazı işlere karışıp kendine çıkar sağlaması.

Nüfuzlu : Makamı yüksek, kademesi üst. Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli.

Nüfuzsuz : Nüfuzu olmayan.

Geçme : Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur.

Geçirme : Geçirmek işi.

Güçlü : Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Gücü olan, kuvvetli, yavuz.

Söz : Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte.

 

Olma : Olmak işi.

Erk : Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz. Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği.

Nüfuz etme : 1.Gaz ya da sıvının bir katı içine girmesi. 2.Radyasyonun ve radyoaktik parçacıkların nesnelerden geçmesi. 3.Bir orbitalin iç elektron bulutunu geçerek çekirdeğe yaklaşması. 4.Standart bir iğnenin belirli şartlarda düşey olarak bırakıldığında maddenin içine girme derinliği. Delip girme, içine girme. Radyoaktif ışınların maddeleri delip geçmesi. Virüs çoğalması sırasında, hedef hücreye bağlanan virüsün hücrenin içine girdiği adım, penetrasyon.

Nüfuz tespit sistemi : (NTS)

Nüfuzkar : Etkileyici, güçlü. İlgili cümle: "“Tekrar nüfuzkâr gözlerini bana atfederek manasız bir tebessümle cevap verdi.”" Ö. Seyfettin.

Nüfuzsuzluk : Nüfuzsuz olma durumu.

Nüfuz ile ilgili Cümleler

  • O nüfuzludur.
  • Mikrodalgalar fırında yemeğe nüfuz eder.
  • Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
  • Kral, nüfuzunu kötüye kullandı.
  • Jale'nin senin nüfuzun altında olduğunu başından beri biliyordum.
  • Birtakım nüfuz sahibi arkadaşlarım var.
  • Ali çok nüfuzlu bir adam.
 

Diğer dillerde Nüfuz anlamı nedir?

İngilizce'de Nüfuz ne demek? : n. penetration, authority, influence, domination, dominance, pull, force, clout, diffusion, hold, interest, moment, prestige, purchase, wire

Fransızca'da Nüfuz : pénétration [la]; influence [la], autorité [la], empire [le], pouvoir [le]

Almanca'da Nüfuz : n. Autorität, Gewalt

Rusça'da Nüfuz : n. проникновение (N), влияние (N), авторитет (M)