Nükleer nedir, Nükleer ne demek

Nükleer; bir fizik terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Nükleer hakkında bilgiler

Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Kütlenin enerjiye dönüşümünü ifade eden, Albert Einstein'a ait olan E=mc² formülü ile ilişkilidir.

Bununla beraber, kütle-enerji denklemi, tepkimenin nasıl oluştuğunu açıklamaz, bunu daha doğru olarak nükleer kuvvetler yapar. Nükleer enerjiyi zorlanmış olarak ortaya çıkarmak ve diğer enerji tiplerine dönüştürmek için nükleer reaktörler kullanılır.

Nükleer ile ilgili Cümleler

  • Nükleer bir savaştan sonra kimler hayatta kalabilir?
  • Bir uçak gemisi ancak bir taktik nükleer silahla yok edilebilir.
  • Nükleer çağda yaşıyoruz.
  • Nükleer enerji güvenlidir.
  • Nükleer güç çağında yaşıyoruz.
  • Nükleer enerji santralleri, ısı üretmek için uranyum fizyonuna dayanır.
  • Afgan demokrasinin bile nükleer bombalarla korunması gerekir.
  • Nükleer enerji elektrik üretmek için kullanılır.
  • Onlar nükleer güce karşılar.
  • Dünya; ABD ve İsrail'in nükleer güçleri hakkında endişelidir.
  • O, nükleer enerjini kötülükleri üzerine bir saatten daha fazla nutuk çekti.
  • Almanya artık nükleer enerji kullanmamaya karar verdi.
  • Uranyum, nükleer silahlarda kullanılmadan önce zenginleştirilmiş olmak zorunda.
  • Nükleer başlıklarım olmasaydı ne yapardım ben?
 

Nükleer anlamı, kısaca tanımı:

Atom : Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.

Nükleer atık : Atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla enerji elde edildikten sonra uranyum, plütonyum vb. radyoaktif elementlerin başka bir işte kullanılma ihtimali olmayan ve özel koşullarda saklanma zorunluluğu olan kısmı.

Nükleer enerji : Atom çekirdeğinin parçalanmasından doğan enerji.

Nükleer reaktör : Uranyum, plütonyum vb. atom çekirdeklerinin parçalanmasından yararlanılarak enerji elde edilen kaynak.

Nükleer santral : Nükleer reaktör yardımıyla elde edilen enerjiyi dağıtan merkez.

Nükleer silah : Nükleer enerji ile yıkım gücü sağlayan silah.

Nükleer tıp : Hastalıkların teşhisinde ve tedavasinde radyoaktif maddeler kullanımını konu alan bilim dalı.

Çekirdeksel : Nükleer.

Enerji : Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç.

Kütle : Kitle. Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği.

Dönüşüm : Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon. Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon.

 

İfade : Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Anlatım. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Deyiş, söyleyiş. Dışa vurum.

Formül : Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek. Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı.

İlişkili : İlişkisi olan.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Nükleer bozunma : Bir çekirdeğin, enerji yayınlayarak, bir veya daha fazla çekirdeğe ya da parçacığa bölündüğü nükleer dönüşüm.

Nükleer enerjik : Nükleer enerji ile ilgili.

Nükleer fisyon : Bir ağır çekirdeğin nötron ya da proton soğurması sonucu, nötron ve enerji yayınımı eşliğinde iki parçaya ayrılması. Çekirdek bölünmesi.

Nükleer füzyon : İki hafif çekirdeğin, başlangıç çekirdeklerinin herhangi birinden daha ağır bir çekirdek oluşturacak biçimde, enerji açığa çıkararak birleşmesi. Çekirdek kaynaşması.

Nükleer güvenlik : Nükleer kuruluşlarda çalışanların zararlı ışınım etkisinde kalması ya da güvenliklerini tehlikeye sokabilecek işletme koşullarının oluşması durumlarına karşı tüm koruyucu önlemlerin alınması.

Nükleer ışınım : (nükleer radyasyon) Alfa, beta parçacıklarının, nötronların ya da gama ışınlarının yayınladığı ışınım.

Nükleer magnetik rezonans spektroskopisi : Moleküllerin yapı ve dinamiğini çalışmak için belirli atomik nükleer kuantum mekanik özelliklerinden yararlanan bir teknik, NMRS.

Nükleer manyetik rezonans : NMR ile gösterilen, nötron ve proton sayıları çift olmayan atom çekirdeklerinin, manyetik alan etkisi altında elektromagnetik radyasyonu absorpsiyonu olayı sonucunda elde edilen spektrumdaki piklerin yeri, hat genişliği ve şiddetine bağlı olarak yapı analizinde kullanılan analiz maddesini bozmayan bir yöntem.

Nükleer matriks : Çekirdek sıvısı.

Nükleer radyasyon : [Bakınız: çekirdek ışınları] [Bakınız: nükleer ışınım]

Diğer dillerde Nükleer anlamı nedir?

İngilizce'de Nükleer ne demek? : adj. nuclear

Almanca'da Nükleer : adj. nuklear

Rusça'da Nükleer : adj. ядерный, термоядерный, нуклеарный