Nabız nedir, Nabız ne demek
Nabız; bir tıp terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Kalp atışının sağladığı kan basıncından dolayı atardamarlara parmakla basıldığında duyulan vuru

- Eğilim, düşünce, niyet.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: vurum]
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Ventrikül sistolünde fırlatılan kanın, önündeki kan kitlesine bir basınç yapması sonucu damar çeperi genişlemesi ve bu genişlemenin bir basınç dalgası durumunda bütün atardamar sistemi boyunca iletilmesi, nabız dalgası, sfigmus.
İngilizce'de Nabız ne demek? Nabız ingilizcesi nedir?:
pulse
Fransızca'da Nabız ne demek?:
pouls
Nabız hakkında bilgiler
Nabız kanın sol karıncıktan büyük atardamarlara pompalanması esnasında ,uç noktalardaki atardamarlarda oluşturduğu dalgalanmadır.Kalp atışının uçtaki atardamarlardan hissedilmesine nabız denir. Normal nabız, yetişkinde dk'da 60–100 kez çocukta dk'da 100–120 kez bebekte dk'da 100-140 kez civarındadır. Nabız, kalbin attığını gösterir. Nabız, bazen artar, bazen azalır. Bu artma ve azalma heyecana korkuya ve bazı hastaliklarin fizyolojik etkilerine bağlı olabilir.Nabız bilek ve boyundan ölçülebilir.
Nabız, kalbin 1 dakika içinde kaç kere kasıldığını yani kalbin hızını yansıtır. Kalp her kasılmasıyla bir miktar kanı atardamarlara (aort ve daha sonra bundan ayrılan dallara) fırlatır ve damarların esneyebilme özelliğinden dolayı atardamarlarda buna bağlı bir genişleme olur. Damar duvarı bu genişlemenin ardından elastik olduğundan dolayı eski durumuna döner, ardından bir sonraki atım ile yeni bir basınç dalgası ile tekrar genişler ve bu böyle devam eder gider. İşte bu genişleme, damarların yüzeysel seyrettiği yerlerde (el bileği, dirsek içi, kasık, şakak, ayak bileği gibi) nabız dalgası olarak hissedilir. Ayrıca hastalar ameliyat olduktan sonra nabız ölçen bir alete bağlı olurlar. Bu alet, nabzımızın dakikada kaç kere attığını ve nasıl attığını gösterir. Hastada bir sorun olmadığında ise bu alet çıkarılır.
Nabız ile ilgili Cümleler
- Hastanın artık bir nabız atışı yok.
- Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.
- Bir nabız bulamadım.
- Hey, nabız yok.
- Onun nabız düzenli mi?
- Nabız atışın arttı.
- Hastanın nabız ve tansiyonu normal.
Nabız anlamı, kısaca tanımı:
Kalp : Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Duygu, his. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel.
Atış : Kalp veya nabzın vuruşu, çarpışı. Atma işi.
Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.
Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
Nabız almak : Nabzını saymak.
Nabzı atmak : Ortaya çıkmak, görünmek, belli olmak. kalp vuruşu sürmek.
Nabzı durmak : Ölmek.
Nabız yoklamak : Düşünce, niyet ve eğilimi anlamak için ön araştırma yapmak. niyetini, düşüncesini, eğilimini anlamaya çalışmak.
Nabzına girmek : Elindeki imkânları kullanarak birinin hoşnutluğunu kazanmak, birini yola getirmek ve düşüncelerini benimsetmek.
Nabzına göre şerbet vermek : Birinin hoşuna gidecek, gururunu okşayacak yolda davranmak.
Nabzını saymak : Bir dakikadaki kalp atışını saymak.
Nabzını tutmak : Nabzını saymak için bileğini tutmak. düşüncesini, niyetini, eğilimini anlamaya çalışmak.
Nabız yoklaması : Düşünce, niyet ve eğilimi anlamak için yapılmış olan ön araştırma.
Basın : Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
Parmak : Arşının yirmi dörtte biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. İnç. Bir işe karışmış olma ilgisi. Eni bu organ kadar olan.
Eğilim : Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans. Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri.
Düşünce : İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Tasa, kaygı, sıkıntı.
Niyet : Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası. Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat.
Karıncık : Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden vücuda pompalanacak kanı alıp vücuda göndermeye yarayan iki boşluk. Vücudun çeşitli organları içinde bulunan boşluk.
Büyük : Üstün niteliği olan. Önemli. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse.
Nabız basıncı : Sistolik ve diyastolik basınç farkı.
Nabız dalgası : Nabız.
Nabız frekansı : Bir dakikadaki nabız sayısı.
Diğer dillerde Nabız anlamı nedir?
İngilizce'de Nabız ne demek? : n. pulse, sphygmus
Fransızca'da Nabız : pouls [le]
Almanca'da Nabız : n. Puls
Rusça'da Nabız : n. пульс (M), пульсация (F)

Bu kısımda Nabız nedir? Nabız ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Nabız tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Nabız hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.