Nasip nedir, Nasip ne demek

Nasip; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Birinin payına düşen şey
  • Bir kimsenin elde edebildiği, sahip olabildiği şey.
  • Kısmet, talih, baht.
  • Günlük kazanç.

Nasip isminin anlamı, Nasip ne demek:

“. Pay, hisse. Tanrı´nın kısmet ettiği şey.”. Nasip ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Nasip ile ilgili Cümleler

  • “Acaba İstanbul'u bir daha görmek nasip olacak mı?”
  • Evlilik nasip kısmet işi, senin ayarlamanla olacak şey değil, anlayabildin mi?
  • “Konaktaki hamamlardan halayıklar, hizmetçiler de nasiplerini alırmış.”
  • Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.
  • Adam olmak herkese nasip olsun.
  • “Allah bana o rezaletle gelmeyi nasip etmesin, ölmek daha iyi.”
  • “Türk'e ve Türk vatanına bir kurtuluş nasip ise onu gene Mehmetçiklerden beklemeliyiz.”
  • “Her insanın bu yaşlardaki nasibi yalnızlıktır”
  • Allah, seni benim elime düşürmeden bana ölmeyi nasip etmesin.
  • Lütfen hiçbiriniz bir yere gitmeden sizlerle tanışmak nasip olsun bana.
  • Allah'ım bana o kadını nasip et.
  • “Hiçbir erkeğe nasip olmadığını iddia edeceğim hayat, hep kaçamaklarla dolu idi.”
  • Ben de onu tanımak, arkadaş olmak ve nasipse onunla evlenmek istiyorum.
 

Nasip ile ilgili Atasözü veya Deyim

gelini ata bindirmişler ya nasip demiş : “kesin sonuç alınmadan hiçbir işe olup bitti gözüyle bakılmaz” anlamında kullanılan bir söz.

nasip almak : Bektaşilikte tarikata girme töreni yapılmak yararlanmak, kısmetine düşeni elde etmek.

nasip etmek : fırsat vermek eriştirmek.

nasip olmak : fırsat düşmek, elvermek mutluluk veren güzel şeylere erişmek, ulaşmak, kavuşmak.

Nasip anlamı, kısaca tanımı

Nasi : Nasıl. O şekilde ki, öyle ki

Nasiplendirme : Nasiplendirmek işi.

Nasiplendirmek : Nasiplenme işini yaptırmak.

Nasiplenebilme : Nasiplenebilmek işi.

Nasiplenebilmek : Nasiplenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Nasiplenme : Nasiplenmek işi.

Nasiplenmek : Nasibini almak.

Nasipli : Nasibi olan, kısmetli. Her istediğine kolayca ulaşan.

Nasiplilik : Nasipli olma durumu.

Nasipsiz : Nasibi olmayan, kısmetsiz. İstediğine ulaşamayan.

Nasipsizlik : Nasipsiz olma durumu.

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Kısmet : Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. Talih, kader, şans. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. Evlenme talihi.

 

Günlük : O günkü, o günle ilgili. Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan eser, günce. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.

Payın : Ana arktan ayrılan küçük su yolu. Arktan tarlalara kaçan su. [Bakınız: payınt]. Sürekli nemli olan tarla.

Edebi : Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal.

Talih : Şans.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Diğer dillerde Nasırsı cisim anlamı nedir?

İngilizce'de Nasırsı cisim ne demek ? : corpus callosum