Nede nedir, Nede ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Nerede.

Nerede?.

Nede ile ilgili Cümleler

  • O, konuşmasını neden durdurdu?
  • Böyle aceleyle nereye gidiyorsun? Bizim bol zamanımız var, bu nedenle güvenli bir şekilde sür.
  • Neden üzgünsün, Kraliçem?
  • Neden bazı insanlar et yemenin manevi açıdan yanlış olduğunu düşünüyor?
  • Tatoeba'da neden bu kadar çok Esperantist vardır?
  • Neden insanlar çok dikkatsiz.
  • Ben takip ediyorsun. Neden?
  • Neden o artık beni kucaklamıyor?
  • Neden ona ihtiyacım olduğunu açıklayabilirim.
  • Neden artık o benimle akşam yemeği yemiyor?
  • Neden sebze yemiyorsun?
  • Neden kalbimi kırmaya bu kadar heveslisin?
  • İnekler neden geviş getirirler?

Nede ile ilgili Atasözü veya Deyim

neden olmak : bir şeyin olmasına veya ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak.

Nede anlamı, tanımı

Bölümsel nedensellik : Olaylar ya da değişkenler arasında ancak belli koşullarda ve belli etkenlerin aracılığıyla gerçekleşen neden-sonuç ilişkisi, bk. nedensel ilişki, nedensellik ilkesi

Çoklu nedensellik : Bir olayın tek bir nedene bağlanamadığı ya da birden çok etkenin sonucu olarak belirdiği durumlarda söz konusu olan ve çoklu bağıntı çözümlemesiyle araştırılan nedensel ilişki.

Değişiklik nedenleri : Vergi yöntemi yasasında ayrıntılarıyla belirtilen nedenler.

Güzel nedenleme : Bir olgunun gerçek etkenini bir yana bırakıp onu tatlı, güzel bir nedene bağlayış.

 

Güzel nedenlemece : İçinde benzetme öğesi bulunan güzel nedenleme. bk. güzel nedenleme.

Her nedense : Nedense.

Kaza nedenleri : Kazaların oluşunu doğuran nedenler.

Nedecan : Ne edeceksin?.

Nedek : Ne yapalım. Ne yapalım, ne edelim?.

Nedemet : Arapça kökenli nedâmet: nedamet.

Neden değişkem : [Bakınız: bağımsız değişken].

Neden sonuç ölçeri : Deneğin, belirli bir nedenin etkisini ya da bir etkinin nedenini bulmasını gerektiren bir ölçer türü.

Neden uydurma : Kaynağı öncelikle coşkusal olan davranış ve tutumları için kişinin kendine ya da başkalarına karşı inandırıcı ussal nedenler uydurması.

Nedenbilim : Herhangi bir olay türünün nedenlerini araştıran ve inceleyen bilimsel çalışma.

Nedence : Çoğunlukla gelişigüzel bir biçimde ortaya çıkan ve düzenli, zorunlu bir gelişme süreci içinde ortaya çıkabilecek başka olayların doğmasına yol açan olay. Uygun bir gözlem koşulu oluşturan ve kendiliğinden beliren olanak.

Nedeni bilinmeyen kolon yangısı : Atlarda çeşitli nedenlerle bağırsak ekosisteminin bozulması sonucu Clostridium türlerinin salgıladıkları endotoksinlerden kaynaklanan ishal, dehidrasyon, deri altı ve serozalarda peteşiyel kanamalar, kolon mukozasında kanama, ödem, nekroz ve fibrinli yangıyla belirgin, sporadik ve perakut seyirli, ölümcül, toksemik hastalık, kolitis X.

 

Nedenk : Domates salçası.

Nedenli masal : Konusunu oluşturan nesnelerle olayların nedenlerini çözümlemeyi amaçlayan anlatı türü. bk. nedenli saga karşılığı doğa sagası.

Nedenli öykünce : Hayvanların yaratılış ve yaşantılarıyla, hayvan yaratıcının özellik ve niteliklerini anlatan öykünce türü. bk. öykünce, nedenli saga.

Nedenli saga : Konusuna giren nesne ya da olaylarla ilgili açıklamalarda bulunan saga türü. bk. saga. karşılığı doğa sagası.

Nedenli söylence : Açıklayıcı nitelikte olan söylence, bk. söylence. karşılığı nedenli saga.

Nedenni : Ne kadar.

Nedensel çözümleme : Çizelgelenmiş ve bağıntı çözümlemesinden geçirilmiş verilere dayanarak incelenen değişkenler arasında nedensel sıra düzeni kurma işlemi.

Nedensel ilişki : Olaylar ya da değişkenler arasında gözlenen ve bağımsız değişkeni önceleyen herhangi bir sınama etkeni karşısında yitirilmeyen bağıntı.

Nedenselcilik : Her belli sonucun bir nedenden oluştuğunu ana ilke olarak benimseyen düşünce okullarının genel adı.

Nedensellik ölçütleri : Bir değişken ya da etkenin bir başka değişken ya da etkenin nedeni sayılabilmesi için yerine gelmesi gereken üç koşul:. Bağıntılılık. Nedensel sıra düzeni içinde öncelik. Sağlanıldık, bk. bağıntı ölçütü, sıra düzeni ölçütü, sağlanıklık ölçütü.

Nedensiz zenginleşme : Sebebsiz iktisâb.

Sağlık nedenleri : İşçi, ya da işverenin iş sözleşmesini bildirimsiz bozabilmesi için yasasında saptanmış olan sağlık durumları.

Tam nedensellik : Olaylar ya da değişkenler arasında durumsal koşulların ve öteki değişkenlerin etkilerini yokumsamaya elverecek biçimde gerçekleşen neden- sonuç ilişkisi, bk. nedensellik ilkesi, nedensel ilişki.

Tekyönlü nedensellik yaklaşımı : Toplumsal yapı öğelerinin kendi aralarında ve toplumsal yapıyla olan ilişkilerinde son çözümlemede tekyönlü belirleyicilik ya da nedensellik bağı kuran toplumbilim yaklaşımı.

Tiyamin tahribine neden olan bitkiler : Hayvanlar tarafından bulundukları meralarda tüketilmeleriyle tiyamin eksikliğine bağlı hastalığa neden olan atkuyruğu ve eğrelti otu gibi bitkiler.

Yazılış nedeni : Yazmalarda, kitabın yazılmasında güdülen amacı açıklayan ve genel olarak dibacede yer alan bölüm, bk. önsöz.

Zorlayıcı neden : Mücbir sebeb.

Zorlayıcı nedenler : İşçi ya da işverenin hizmet sözleşmesini bildirimsiz ortadan kaldırabileceği zorunlu nedenleri kapsayan olaylar.

Zorunlu nedenlerle fazla çalışma : Bir aksaklık sırasında, makineler ya da araç ve gereçler üzerinde hemen yapılması gerekli ivedi işlerde ya da zorlayıcı nedenlerin meydana gelmesinde işyerinin aksaksız çalışmasını sağlamak üzere işverence belirli günlük çalışma süresinin dışında işçinin fazla çalıştırılması.

Ağırlaştırıcı neden : Ağırlaştırıcı sebep.

Ereksel neden : Temelde bulunan erek veya varılmak istenen ereğe götüren sebep.

Hafifletici neden : Hafifletici sebep.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Neden bilimi : Olgulara yol açan sebeplerin bütünü, etiyoloji. Hastalık sebeplerini araştıran tıp dalı, etiyoloji.

Neden bilimsel : Neden bilimi ile ilgili, etiyolojik.

Neden sonra : Aradan bir hayli zaman geçince. İş işten geçtikten sonra.

Nedeniyle : -den ötürü, -den dolayı, dolayısıyla, sebebiyle, hasebiyle, haysiyetiyle.

Nedenli : Nedeni olan, sebepli.

Nedenli nedensiz : Sebepli sebepsiz.

Nedense : Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense.

Nedensel : Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan, illî.

Nedensellik : Nedensel olma durumu, illiyet.

Nedensellik ilkesi : Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Nedensiz : Nedeni olmayan, sebepsiz. Bir sebebi olmadan.

Nedensizlik : Nedensiz olma durumu.

Varlık nedeni : Varlık sebebi.

Diğer dillerde Nedbeleşme anlamı nedir?

İngilizce'de Nedbeleşme ne demek ? : cicatrisation