Bu sayfada Foresee ne demek nedir foresee hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi foresee resimleri yazıları türkçesi ne demek foresee ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller foresee hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Foresee nedir English: Nobody can foresee what will happen. Turkish: Kimse ne olacağını öngöremez. English: I should've foreseen this. Turkish: Bunu öngörmeliydim. English: The aim of science is, as has often been said, to for...
Foreseeing nedir : Hissi kablel vuku. Önceden bilmek. Öngörmek. İleriyi görmek. Önceden sezmek. Tahmin etmek. Geleceği görmek. [#Ummak. Önceden görmek. Foreseeability : Tahmin edilebilirlik. Sezilebilirlik. Sezilebilir veya tahmin edilebil...
Foreseen danger nedir : Önceden görülmüş. Tahmin edilmiş. Ön görülmüş. Önceden söylenmiş. Öngörülen. Önceden haber verilmiş. Danger : Korku. Tehlikeli. Risk. Tehdit. Tehlike. Varta. Çekince. [#Apparent danger : Belirgin tehlike. Görülebilen teh...
Foreseers nedir : Geleceği söyleyen kimse. Kahin. Tahminler yapan kehanette bulunan kimse. Foresee : Hissi kablel vuku. Tahmin etmek. Önceden sezmek. Öngörmek. Ummak. Önceden bilmek. İleriyi görmek. Önceden görmek. Geleceği görmek. Sezmek...
Foresees the future nedir : Sezmek. İleriyi görmek. Geleceği görmek. Ummak. Tahmin etmek. Önceden bilmek. Önceden görmek. Hissi kablel vuku. Önceden sezmek. Öngörmek. The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli d...
Foreseeability nedir Sözcükler, direkt olarak Foreseeability ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler. : Duyulabilirlik. [#Algılanabilme. Estimableness : [#Saygınlık. [#İtibarlılık. Saygıyı h...
Foreseeable nedir foreseeable future : Görünür gelecek. Yakın gelecekte. Tahmin edilebilir gelecek. Oluşabileceği bilinebilen gelecek olaylar. Unforeseeable : Umulmayan. Beklenmeyen. : Tahmin edilebilirlik. Sezilebilir veya tahmin edilebili...
Foreseen nedir English: I should've foreseen this. Turkish: Bunu öngörmeliydim. danger : Önceden bilinen tehlike. Unforeseen : Umulmadık. Önceden tahmin edilmeyen. Beklenmedik. circumstances : Beklenmedik haller. Foresee : Sezmek. G...
Foreseer nedir : Kahin. Geleceği söyleyen kimse. Tahminler yapan kehanette bulunan kimse. Foresee : Önceden görmek. İleriyi görmek. Geleceği görmek. Önceden sezmek. Hissi kablel vuku. Tahmin etmek. Ummak. Önceden bilmek. Sezmek. Öngörmek...
Foresees nedir the future : Geleceği gören. Gelecekte ne olacağını bilen. Foresee : Hissi kablel vuku. Geleceği görmek. Sezmek. Öngörmek. Ummak. Tahmin etmek. İleriyi görmek. Önceden görmek. Önceden sezmek. Önceden bilmek. : Tahmin edile...