Bu sayfada Groom ne demek nedir groom hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi groom resimleri yazıları türkçesi ne demek groom ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller groom hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Groom nedir English: The groom left the bride standing at the altar. Turkish: Damat gelini sunakta dururken bıraktı. English: The bride and groom kissed when the ceremony ended. Turkish: Gelin damat tören bitince öpüştüler. ...
Groomers nedir : At tımar eden kişi veya şey. Tımarcı kimse. At tımar eden kimse. Mekanik olarak at tımar eden alet. Tımarcı. Groomed : İlgilenilmiş. Göz kulak olunmuş. Bakılmış. [#Well groomed : Derli toplu. İyi giyimli. Bakımlı. Bride ...
Grooms nedir English: The grooms tend to the horses. Turkish: Damatlar atlara meyillidir. : Sağdıç. Groomsmen : Sağdıç. [#Bridegrooms : Damat. Güvey. Legrooms : Ayak koyma yeri. Ayak yeri. : Hazine odası. Kasa odası. Kasa dairesi....
Groomsmen nedir : Sağdıç. Grooms : Giyinmek. Yetiştirmek. Bakmak. Hazırlamak. Tımar etmek. Damatlar. Çeki düzen vermek. Taramak. [#Bridegrooms : Güvey. Damat. Legrooms : Ayak koyma yeri. Ayak yeri. : Kasa odası. Hazine odası. Kasa dairesi...
Groomed nedir English: Jale is always well-groomed and fashionably dressed. Turkish: Jale her zaman bakımlı ve modaya uygun olarak giyimlidir. English: The Socialist Party groomed him as a presidential candidate. Turkish: Sosy...
Groomer nedir : Mekanik olarak at tımar eden alet. At tımar eden kimse. At tımar eden kişi veya şey. Tımarcı. Tımarcı kimse. Groomed : İlgilenilmiş. Bakılmış. Göz kulak olunmuş. [#Well groomed : Bakımlı. Derli toplu. İyi giyimli. Bride ...
Grooming nedir English: The woman is grooming herself. Turkish: Kadın kendine bakar. English: The monkeys are grooming each other. Turkish: Maymunlar birbirlerini temizliyorlar. and groom : Gelin ile damat. Gelin ve damat. Yeni...
Groomsman nedir : Sağdıç. Grooms : Çeki düzen vermek. Damatlar. Taramak. Yetiştirmek. Hazırlamak. Giyinmek. Bakmak. Tımar etmek. [#Bridegrooms : Güvey. Damat. Legrooms : Ayak koyma yeri. Ayak yeri. : Hazine odası. Kasa odası. Kasa dairesi...