Bu sayfada Unfortunate ne demek nedir unfortunate hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi unfortunate resimleri yazıları türkçesi ne demek unfortunate ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller unfortunate hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Unfortunate nedir English: It was unfortunate that it rained yesterday. Turkish: Dün yağmur yağması talihsizdi. English: Ali met with an unfortunate accident. Turkish: Ali talihsiz bir kaza ile karşılaştı. English: She sympathized...
Unfortunately for him nedir : Ne yazık ki. Aksi gibi. Maalesef. For : Diye. -e karşı. Yüzünden. -e rağmen. Ocak. Olarak. Dair. Adına. Uğruna. [#Him : O. (erkek) onu. Onu. Kendi. Kendine. Ona. Afraid for him : Onun için endişeli olmak. Onun sağlığında...
Unfortunates nedir person : Talihsiz kimse. Unfortunate : Şanssız. Talihsiz. Yersiz. Kara bahtlı. Olumsuzluk getiren. Kadersiz. Mutsuz. Kimsesiz. Bahtsız. Başarısız. : Ne yazık ki. Maalesef. Aksi gibi. Unfortunately for him : Kötü şansına. M...
Unfortunate person nedir : Uygunsuz. Şanssız kimse. Yersiz. Kimsesiz. Bahtsız kimse. Aksi. Şanssız. Zavallı. Kara bahtlı. Başarısız. Person : Kişilik. Kişi. Fert. Beden. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgis...
Unfortunately nedir English: I'd like to be there, but unfortunately I'm busy and can't be there. Turkish: Ben orada olmak isterdim ama ne yazık ki meşgulüm ve orada olamam. English: His new girlfriend looks attractive, but she's unfortu...
Unfortunateness nedir person : Talihsiz kimse. Unfortunate : Uygunsuz. Şanssız kimse. Yersiz. Mutsuz. Aksi. Bahtsız. Bahtsız kimse. Talihsiz. Şanssız. Kimsesiz. : Maalesef. Aksi gibi. Ne yazık ki. Unfortunately for him : Kötü şansına. Ne yazıkk...