Neden nedir, Neden ne demek

Neden; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin.
  • Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet.
  • Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep

"Neden" ile ilgili cümle

  • "Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz?" - H. Taner
  • "İzmir'in işgali faciası, özel nedenlerden onu ayrıca ilgilendiriyor." - A. İlhan

Yerel Türkçe anlamı:

Sebep

Çünkü

Nereden?

Felsefi anlamı:

Kensisinden, başka bir yargının, başka bir önermenin, başka bir kavramın zorunlukla çıktığı yargı, önerme ya da kavram. Temel, dayanak, gerekçe. (Bağlılaşık kavramı: sonuç=consecutio.)

Bir özün, bir varlığın olanağının varlık koşulu olarak varlık nedeni, var olma nedeni (Lat. ratio essendiratio possibilitatis). Ancak burada olgusal olay henüz söz konusu değildir, böyle bir olay için gerçek neden (causa) olması zorunludur. 3-Hareket nedeni, kımıldatıcı neden, güdü (motif). İstemenin, eyleminin ruhsal nedeni. II. Mantıksal neden (sebep):

Bilgi nedeni (ratio cognoscendi): Bir şeyin bilinmesini sağlayan neden. (Ör. Termometrenin yükselmesi ısı artışının saptanması için bilgi nedenidir; termometre ısının yükselmesinin gerçek nedenini açıklamaz, yalnızca onun bilinmesinin nedenidir.)

 

Bir olayın gerçek nedeni. Bir şeyi etkileyen, oluşturan, doğuran; -> etkinin bağlılaşık kavramı; gerçek etkilere ve değişmelere yol açan etkileme. ("A B nin nedenidir." dendiğinde, "A nın varoluşu B nin varoluşunun nedenidir." denmek istenir.) Eskiçağda ve Dekartçılarda bugünkünden daha geniş anlamda kullanılmıştır. Aristoteles nedeni dört ayrı anlamda kullanır: a.Biçimsel neden (causa formalis): Biçim veren neden. b. Özdeksel-içeriksel neden (causa materialis): Gerçekte bulunan özdeksel neden; özdeksel koşul; etkilemenin, temeli, değişmeyen özdeği; kendisinden bir şeyin oluştuğu şey. c. Etkileyici neden (causa efficiens): Başlangıçta bulunan edici, yapıcı, etkileyici neden. d. Ereksel neden (causa finalis): Bir son, erek güden neden. Günümüzde nedenin yalnızca bu son iki anlamı kalmıştır. Etkileyici neden, bir başka olayı doğuran, bir olayı ya da bir eylemi yaratan varlığı göstermek için; ereksel neden de, bir edimi gerçekleştirmek üzere güdülen ereği göstermek için kullanılır.

Doğrulayıcı neden, doğrulama, gerekçe: Bir şeyi haklı göstermek üzere öne sürülen kanıt. (Bu kanıt iyi olmayabilir de.)

 

I. Gerçek neden (illet).

Hukuki terim anlamı:

sebeb, illet.

Sosyoloji'deki anlamı:

Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul.

Bilimsel terim anlamı:

Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç.

İngilizce'de Neden ne demek? Neden ingilizcesi nedir?:

cause, reason

Neden anlamı, kısaca tanımı:

Neden olmak : Bir şeyin olmasına veya ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak.

Neden bilimi : Hastalık sebeplerini araştıran tıp dalı, etiyoloji. Olgulara yol açan sebeplerin bütünü, etiyoloji.

Neden sonra : İş işten geçtikten sonra. Aradan bir hayli zaman geçince.

Ereksel neden : Temelde bulunan erek veya varılmak istenen ereğe götüren sebep.

Ağırlaştırıcı neden : Ağırlaştırıcı sebep.

Hafifletici neden : Hafifletici sebep.

Varlık nedeni : Varlık sebebi.

Neden bilimsel : Neden bilimi ile ilgili, etiyolojik.

Nedeniyle : -den ötürü, -den dolayı, dolayısıyla, sebebiyle, hasebiyle, haysiyetiyle.

Nedenli : Nedeni olan, sebepli.

Nedenli nedensiz : Sebepli sebepsiz.

Nedense : Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense.

Nedensel : Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan, illî.

Nedensellik : Nedensel olma durumu, illiyet.

Nedensellik ilkesi : Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Nedensiz : Bir sebebi olmadan. Nedeni olmayan, sebepsiz.

Nedensizlik : Nedensiz olma durumu.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Sormak : Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak. Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek. Dudakları uzatıp soluğu kuvvetle çekerek emmek.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

İllet : Bozukluk. Hastalık. Sebep. Kızdıran, sinirlendiren (şey veya kimse). Hastalık derecesine varan alışkanlık.

Neden değişkem : [Bakınız: bağımsız değişken]

Neden uydurma : Kaynağı öncelikle coşkusal olan davranış ve tutumları için kişinin kendine ya da başkalarına karşı inandırıcı ussal nedenler uydurması.

Neden-sonuç ölçeri : Deneğin, belirli bir nedenin etkisini ya da bir etkinin nedenini bulmasını gerektiren bir ölçer türü.

Nedenbilim : Herhangi bir olay türünün nedenlerini araştıran ve inceleyen bilimsel çalışma.

Nedence : Çoğunlukla gelişigüzel bir biçimde ortaya çıkan ve düzenli, zorunlu bir gelişme süreci içinde ortaya çıkabilecek başka olayların doğmasına yol açan olay. Uygun bir gözlem koşulu oluşturan ve kendiliğinden beliren olanak.

Nedeni bilinmeyen kolon yangısı : Atlarda çeşitli nedenlerle bağırsak ekosisteminin bozulması sonucu Clostridium türlerinin salgıladıkları endotoksinlerden kaynaklanan ishal, dehidrasyon, deri altı ve serozalarda peteşiyel kanamalar, kolon mukozasında kanama, ödem, nekroz ve fibrinli yangıyla belirgin, sporadik ve perakut seyirli, ölümcül, toksemik hastalık, kolitis X.

Nedenk : Domates salçası.

Nedenli masal : Konusunu oluşturan nesnelerle olayların nedenlerini çözümlemeyi amaçlayan anlatı türü. bk. nedenli saga krş. doğa sagası.

Nedenli öykünce : Hayvanların yaratılış ve yaşantılarıyla, hayvan yaratıcının özellik ve niteliklerini anlatan öykünce türü. bk. öykünce, nedenli saga.

Nedenli saga : Konusuna giren nesne ya da olaylarla ilgili açıklamalarda bulunan saga türü. bk. saga. krş. doğa sagası.

Neden ile ilgili Cümleler

  • Neden 2.30'da buluşmuyoruz?
  • Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?
  • Avustralya'dan neden ayrıldınız?
  • İnekler neden geviş getirirler?
  • Bunun nasıl ve neden olduğunu bilmiyorum.
  • Bu kitapları neden saklıyorsun?
  • Ben takip ediyorsun. Neden?
  • Neden 5 ve 50 yenlik bozuk paraların ortasında boşluk var?
  • "Bugün Salı, değil mi?" "Evet." "Neden bu kadar kalabalık?"
  • Neden acı çekmeliyim?
  • Neden acele ediyorsun?
  • Hangi nedenle İngilizce öğreniyorsun?
  • Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?
  • Neden?

Diğer dillerde Neden anlamı nedir?

İngilizce'de Neden ne demek? : adv. why, what for?, causatively, whence, wherefore, wherefrom

conj. wherefrom, forwhy

n. reason, cause, occasion, ground, case, inducement, motive, point, rise, room, wherefore, seeds

Fransızca'da Neden : cause [la], pourquoi [le], sujet [le]

Almanca'da Neden : n. Beweggrund, Schlüssel, Ursache

adv. warum, weshalb, weswegen, wieso, wofür, woraus, worüber, wovon, wovor

Rusça'da Neden : n. причина (F)

adv. почему, отчего, зачем