Neer türkçesi Neer nedir

Neer ile ilgili cümleler

English: Ali is a software engineer.
Turkish: Ali bir yazılım mühendisidir.

English: Ali became an engineer.
Turkish: Ali bir mühendis oldu.

English: According to an expert, neither mountaineering nor skiing is dangerous.
Turkish: Bir uzmana göre, ne dağcılık ne de kayakçılık tehlikelidir.

English: After long consideration, Beth decided to major in mechanical engineering.
Turkish: Uzun düşündükten sonra, Beth makine mühendisliği konusunda uzmanlaşmaya karar verdi.

English: Ali is a systems engineer.
Turkish: Ali bir sistem mühendisidir.

Neer ingilizcede ne demek, Neer nerede nasıl kullanılır?

Acoustic engineering : Seslendirme mühendisliği. Akustik mühendisliği.

Aeronautical engineer : Havacılık mühendisi. Hava mühendisi. Aerodinamik alanında uzman olan mühendis.

Aeronautical engineering : Hava mühendisliği. Havacılık mühendisliği. Tenek mühendisliği. Aerodinamikle ilgilenen teknik bilgi tabanı.

Aerospace engineer : Uzay mühendisi.

Aerospace engineering : Uçak ve uzay araçları geliştirmesi. Uzay mühendisliği. Havacılık ve uzay mühendisliği. Tasarımı ve denemesi ile ilgili olan mühendislik dalı.

Architectural engineering : Mimari mühendislik.

Agricultural engineer : Ziraat mühendisi. Tarım mühendisi.

 

Auctioneering device : Alçaltma-yükseltme aygıtı. Tellallık aygıtı. Alçaltma yükseltme aygıtı.

Agricultural engineering : Tarım mühendisliği. Ziraat mühendisliği. Tarımla ilgili olan mühendislik.

Auctioneer : Müzayedeci. Açık artırmayı yöneten kişi. bk. mezat tellalı. Tellal. Mezat sürecinde piyasalardaki malların fiyatlarını değiştirerek istem ve sunumun birbirine eşitlenmesini sağlayan, diğer bir deyişle görünmez elin işlevini üstlenen varsayımsal kişi. Açık artırma ile uğraşan kimse. Müzayede görevlisi. Açık artırmacı. Müzayede memuru. Mezat tellalı.

İngilizce Neer Türkçe anlamı, Neer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Require : Muhtaç olmak. Gerek duymak. İcap ettirmek. Eksik olmak. Dilemek. İstemek. Gerektirmek. Gereksinmek. Zorunlu tutmak. Talep etmek.

Never : Hiçbir zaman. Hiçbir şekilde. Bir türlü. Daha da. Balık kavağa çıkınca. Hiçbir suretle. Taş çatlasa. Hiç. Katiyen.

Draw : Karalamak. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Çizmek. Kura. Çekiş. Çekme. Keşide. Çekmek. Berabere biten oyun. Çekim.

Postulate : Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav. Önkoyut. Koyut. Gerçek olduğunu varsaymak. Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek. Gerçek olarak kabul etmek.

Necessitate : Lüzum göstermek. Zaruri kılmak. Zorunlu kılmak. İcap etmek. Gerekli kılmak. Gerektirmek. Zorunlu hale getirmek. Gerekmek. İcap ettirmek. Gerek göstermek.

 

Demand : Talep etmek. Rağbet. Talep. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü. Zorlamak. Hak iddia etmek. Sormak. Rağbet etmek. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

In no sense : Katiyen. Hiç bir şekilde. Hiç.

Compel : Gerektirmek. Mecbur bırakmak. İcbar etmek. Zorunda bırakmak. Mecbur etmek. Zorlamak.

Cost : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Maliyet hesaplamak. Neden olmak. Maliyet. Cıf. Masraf. Yapmak. Paha. Bir malın üretilebilmesi için gerekli olan girdilere yapılan ödemelerin toplamı. Tutmak.

Cry for : Çok ihtiyacı olmak. Ağlamak. -i çok gerektirmek.

Neer synonyms : ne'er, no way in hell, by no means, take, in no way, ask, ever, in the least, far from, never more, claim, no chance, exact, at all, no such thing, call for, involve, govern, by no manner of means, cry out for, nevermore, in no wise.

Neer zıt anlamlı kelimeler, Neer kelime anlamı

Ever : Şimdiye kadar. Ebedi. Hep. Durmadan. Her zaman. Asla. Hayatında. Daima. Bir kez. Gitgide.

Obviate : Üstesinden gelmek. Çare bulmak. İzale etmek. Gidermek. Karşılamamak. Önüne geçmek. Çözmek. Yetmemek. Önlemek. Halletmek.

Neer ingilizce tanımı, definition of Neer

Neer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A contraction of Never. Nearer.