Negated türkçesi Negated nedir

  • Olumsuzlanan.
  • Aksini ispatlamak.
  • İptal etmek.
  • İnkar etmek.
  • Reddetmek.

Negated ingilizcede ne demek, Negated nerede nasıl kullanılır?

Abnegated : Yadsımak. Yadsınmış. Tanımamak. Reddetmek. İnkar etmek.

Negate : Çürütmek. Olumsuzlamak. Aksini ispatlamak. Yadsımak. İptal etmek. Boşa çıkarmak. Değillemek. Olumsuz yapmak. Reddetmek.

Negates : Aksini ispatlamak. Boşa çıkarmak. Olumsuzlamak. Reddetmek. Çürütmek. İptal etmek. Etkisiz duruma getirmek. İnkar etmek. Değillemek. Yadsımak.

Abnegate : Feda etmek. Ülkeden ayrılmak. Vazgeçmek. Feragat etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Yadsımak. Reddetmek. İnkar etmek. Tanımamak.

Abnegates : Kaçmak (sorumluluktan). Feragat etmek. Yadsımak. Reddetmek. Feda etmek. Tanımamak. Vazgeçmek. İnkar etmek. Ülkeden ayrılmak.

Negation of a proposition : Önermenin olumsuzlaması.

Negations : Yokluk. Eksiklik. Olumsuzluk. Red. Boşa çıkarma. İnkar. Ret. Doğru olmadığını kanıtlama.

Negation : İnkar. Nehiy. Eksiklik. Doğru olmadığını kanıtlama. Fiil kök veya gövdelerine olumsuzluk kavramı veren ek, -ma- eki: yazma-mak (< yaz-ma-mak), yazmama (< yaz-ma-ma), yazmayış (< yaz-ma-yış) yazmayan (< yaz-ma-yan), yazmayınca (< yaz-ma-y-ınca), yazmadı (< yaz-ma-dı), yazmıyor (yaz-mı-yor), yazmamış (< yaz-ma-mış), yazmayacak (< yaz-ma-ya-cak), yazmamalı (< yaz-ma-malı), yazmasa (< yaz-ma-sa), yazma (< yaz-ma) vb. Olumsuzlama. Bir deyiş ya da örnermenin olumsuz biçimde dile getirilmesi, bk. olumlama. Boşa çıkarma. Yokluk. Olumsuzluk eki.

 

Negative : Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü. Olumsuz cevap vermek. Çürütmek. 1—a. kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. çıkarma işlemi imi. 2-durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi. bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin). Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. Olumsuz söz. Kabul etmemek. Reddetmek. Eksi. Etkisiz hale getirmek.

 

Negation particle : Olumsuzluk edatı. Ad cümlelerinin olumsuz çekimini sağlayan veya cümlede art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci ve yüklemi aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan kelime, değil kelimesi: bu eve düşen şaşkınlar arasında kim duaya muhtaç, kim irade aczi içinde değildi? itikat zayıflığı da yalnız ferid'in değil, dünyanın hali (p. safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 71). hayatta uğradığımız bütün güçlükler az çok kafamıza gelen ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız yüzünden değil midir? (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 350) vb. Olumsuzluk eki.

İngilizce Negated Türkçe anlamı, Negated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Negated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Correlated : İlişkili. Karşılıklı olarak ilişkili olan. İlintili.

Correlate : İlişkilendirmek. Bağlantılı olmak. İlintilemek. Uymak. İlişkiyi göstermek. Bağ kurmak. Bağdaştırmak. İlişiği olmak. Karşılıklı ilişkisi olmak. İrtibatlandırmak.

Abrogated : Mülga. Yürürlükten kaldırılmış. Feshedilmiş. Yürürlükten kaldırmak. Feshetmek.

Abrogates : Yürürlükten kaldırmak. Kaldırmak. İlga etmek. Feshetmek. Lağvetmek.

Controverts : Çürütmek. İtiraz etmek. Karşı gelmek. Tartışmak. Yalanlamak.

Abnegate : Tanımamak. Yadsımak. Feragat etmek. Vazgeçmek. Feda etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Ülkeden ayrılmak.

Disallowing : Menetmek. Saymamak. İzin vermemek.

Abnegated : Yadsınmış. Yadsımak. Tanımamak.

Annihilated : Feshetmek. Yok olmuş. Elemek. Bozmak. Yenmek. Yok edilmiş. İmha etmek. Ortadan kaldırmak. Yoketmek.

Correlative : Karşılıklı. Bağlılaşık sözcük. Korelatif. Bağıntılı. Mütekabil. Bağlantılı. Bağıntılayıcı. Bağıntılı şey. Benzer. Bağlılaşık.

Negated synonyms : related to, bound up, age related, coreferent, disprove, controverted, affiliated, contravenes, cast offs, contravening, connected, rebut, contravene, adeem, confute, negating, disallows, abnegating, explode, treated, annihilates, explodes, controverting, confuting, attached, denies, annul, abjured, abort, disproving, connate, disallowed, deny.

Negated zıt anlamlı kelimeler, Negated kelime anlamı

Unrelated : Akraba dışı. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Alakasız. Bağlantısız. İlgisiz. İlişkisiz. Na-mahrem. Akraba olmayan. İlişkilendirilmemiş. Namahrem.

Untreated : Bakımı yapılmamış. Tedavi edilmeyen. Tedavi edilmemiş. Ham. Arıtılmamış. Müdahale edilmemiş. İşlenmemiş. İyileştirilmemiş.